|
İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822) cilt: 86, sayfa: 314 Hüküm no: 292 Orijinal metin no: [59a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ağya, Artin, Karabet ve Mıgırdıç’ın dikici ve haffâf esnâfının işlerine müdahale etmeyeceklerini taahhüt ettikleri
Üsküdar’da Yenimahalle’de bir bâb haffâf dükkânı ihdâsı men‘i
Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]
Âsitâne-i aliyye ve bilâd-ı selâse ve tevâbi‘lerinde vâki‘ bi’l-cümle haffâf esnâfının başkethüdâları Ahmed Ağa ve tuğcular arastası kethüdâsı es-Seyyid Hasan Ağa ve Tahtakale kethüdâsı es-Seyyid Hasan Efendi ve esnâfından Osman Ağa ve es-Seyyid Hasan Ağa ve el-Hâc Mustafa Ağa ve el-Hâc Hasan Ağa ve el-Hâc Mehmed Ağa ve el-Hâc Abdülbâkī Ağa ve el-Hâc Halil Efendi ve sâir yüz neferden mütecâviz mazbûtü’l-esâmî Müslimîn ve re‘âyâ hâlâ hâssa çizmecibaşısı Hâfız el-Hâc İbrahim Efendi hâzır olduğu hâlde meclis-i şer‘-i münîrde hâlâ dikicibaşı Süleyman Ağa ile Pabuççu Tavukçuoğlu Ağya v. Parsah ve Pabuççu Artin v. Kirkor ve müstecir Niğdeli Karabet v. Ohannes ve sahtiyân bey‘ edici Karaoğlan Mıgırdıç v. Manok nâm zimmîler muvâcehelerinde dikici esnâfından kezâlik mazbûtü’l-esâmî Müslimîn ve zimmîler hâzır oldukları hâlde Âsitâne-i aliyyede dikicibaşı olanlar kadîmden berü aralık aralık haffâf hânelerimize gelüp dikici esnâfının i‘mâl ve haffâfâna bey‘ içün getirdikleri envâ‘-ı ayakkabılarına nezâret etmek nizâm-ı kadîm iken merkūm dikicibaşı Süleyman Ağa nizâm-ı kadîme ri‘âyet etmediğinden mâ‘adâ ihtilâl-i nizâm-ı esnâfı mûcib hareket vazîfe-i umûrundan hâric umûra müdâhale ile bi’l-cümle esnâfımızı rahnedâr etmek sevdâsıyla mesfûrûn Ağya ve Artin ve Karabet ve Mıgırdıç zimmîlerin dahi umûr-ı esnâfı ifsâd murâdıyla Âsitâne-i aliyye ve bilâd-ı selâsede mevcûd ve bi’l-cümle haffâf dükkânları ibâdullâha vâfi ve kâfî ve ekserîsi mu‘attal mesdûd olup ziyâde haffâf dükkânına bir mahalde ihtiyaç yok iken bu esnâda medîne-i Üsküdar’da Yenimahalle demekle arîf kefere Mahallesi’nde müceddeden bir bâb haffâf dükkânı küşâdına mübâşeret-birle kadîmden bâ-fermân-ı âlî sepet ile haffâfhânelerin gayrı esvâk ve pazarda haffâf metâ‘ı bey‘ine me’zûn olan ayak haffâflarından ziyâdeye dikicibaşı merkūmdan ruhsat alarak kâr ü kesblerinden ferâgat ile dâimâ umûr-ı esnâfa ilkā-i fesâddan hâlî olmadıkları perîşaniyetimizi mûcib olur hâlâtdan olduğuna binâen dikicibaşı-i merkūma ve mesfûrûndan her birine bi’d-defa‘ât tenbîh eylediğimizde ef‘âl-i sâbıkālarından ferâgat etmeyüp ısrâr etmeleriyle mesfûrûnun tedîblerini iltimâs ile her birinin ahvâlinden teşekkî etmişidik el-hâletü hâzihî dikicibaşı-i merkūm fîmâ ba‘d iktizâ eden umûr-ı esnâfda bi’l-cümle haffâf ve dikici esnâfı ile ittifâk ve ittihâd ve aralık aralık haffâfhânelere gidip nizâm-ı kadîm üzere dikici esnâfının bey‘e getirdikleri envâ‘-ı ayakkabılarına nezâret ve umûr-ı esnâfı fesâddan sıyânet etmek üzere ta‘ahhüd ve zikr olunan medîne-i Üsküdar’da müceddeden haffâf dükkânı küşâd olunması dahi terk olunmuş idüğünü işbu meclis-i şer‘de bize ifâde edüp ve mesfûrûn ve Ağya ve Artin ve Karabet ve Mıgırdıç zimmîler dahi ba‘de’l-yevm kat‘a gerek dikici ve gerek haffâf esnâfının umûrlarımıza karışmayıp her biri ancak me’lûf olduğu san‘atını i‘mâl ve esnâfımıza ve ibâdullâha bey‘le te‘ayyüş etmek üzere her biri ta‘ahhüd-i kavî ile kezâlik ta‘ahhüd edüp eğer hilâf-ı ta‘ahhüd hareketleri zuhûr eder ise küreğe vaz‘ ile tedîb olunmağa her biri tâyi‘an râzılar olduklarında biz dahi şikâyetimizi terk ile ta‘ahhüdlerini kabûl eyledik deyü tarafeynin bi’l-muvâcehe ikrâr ve tasdîkleri tescîl ve bu vechile kat‘-ı münâza‘a eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]
Fî 3 B sene [12]37
|