|
İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826) cilt: 89, sayfa: 108 Hüküm no: 76 Orijinal metin no: [24b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
es-Seyyid Ahmed Ağa b. İsmail’in, komşusu es-Seyyid İbrahim Bey b. Hasan’ın evinin tuvaletinden kendi evine pis su aktığı
Ma‘rûz
Sâdır olan fermân-ı âlîlerine imtisâlen zikri [zikr-i] âtî husûsu mahallinde istimâ‘ ve fasl ve hasm için kıbel-i şer‘-i enverden irsâl olunan Kâtib es-Seyyid Mehmed Tahir Efendi bi’l-ma‘iyye rü’yete memûr hâlâ medîne-i Üsküdâr kādısı mevâlî-i ızâmdan fazîletlü es-Seyyid Mehmed Ârif Efendi tarafından meb‘ûs Kâtib es-Seyyid Mehmed Âsım Efendi ve hâssa mi‘mârı hulefâsından İsmâîl Kemâlî ve İsmâîl Hakkı Halîfeler ile medîne-i mezkûreye muzâfe Kadı Karyesi’nde Osman Ağa mahallesinde tarîk-i hâs derûnunda vâkı‘ nezâret-i dâ‘îlerinde olan evkāfdan el-Hâc Balı nâm sâhibü’l-hayrın Anadolu’da Arapgir kazâsına tâbi‘ Üşendim karyesinde binâ eylediği mescid-i şerîf ve hayrât-ı sâiresi vakfı müsakkafatından üç tarafı yine vakf-ı mezbûr ile merhûm Silahdâr Mehmed Paşa Vakfı ve ba‘zan mülk ile mahlût Rodos mütevellîsi es-Seyyid İbrahim Bey ibnü’l-müteveffâ Hasan Bey’in müstakillen mâlik ve mutasarrıf olduğu menzil ve taraf-ı râbi‘i tarîk-i hâss-ı mezkûr ile mahdûd bir bâb menziline varıp karye-i mezbûre ahâlîsinden silahşorân-ı hâssadan Mehmed Hüsâmeddin Bey b. Mehmed Said ve Kapı Ağası Câmi‘i hatîbi el-Hâc Tahir Efendi ve Osman Ağa b. es-Seyyid Mustafa ve Mehmed Beşe b. Hüseyin ve medîne-i mezbûre lâğımcılar kethüdâsı es-Seyyid Ali Beşe b. Halil ve Ali Beşe b. Hasan huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî ettiklerinde menzil-i mahdûd-ı mezkûrun bâ-temessük-i mütevellî bi’l-icâreteyn müstakillen mutasarrıfı karye-i mezbûrda berber sâhib-i arzuhâl es-Seyyid Ahmed Ağa b. İsmail meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda merhûm-ı mezbûr el-Hâc Balı Vakfı’nın evlâdiyyet ve meşrûtiyyet üzere mütevellîsi silahşorân-ı hâssadan Ali Ağa b. Ahmed hâzır olduğu hâlde mûmâ-ileyh es-Seyyid İbrahim Bey mahzarında mûmâ-ileyh İbrahim Bey’in mutasarrıf olduğu menzil-i mezkûru bin iki yüz yirmi beş târihinde mûmâ-ileyhin pederi müteveffâ-yı merkūm Hüseyin Bey arsa olduğu hâlde sâhibinden iştirâ ve tefevvüz-birle menzil binâ ederek tabaka-i ulyâsında menzilime muttasıl inşâ eylediği kenîfin çirk-âbını tarîk-i âmda vâkı‘ tahte’l-arz lâğıma icrâ için kendi matbahı derûnuna ve ondan tahte’l-arz lâğım-ı merkūma varınca künkler vaz‘ ve ihdâs edip ba‘de’l-vefât menzil-i merkūm mûmâ-ileyh ile verese-i sâiresine mevrûs ve müntakıl oldukdan sonra mûmâ-ileyh verese-i sâire-i merkūmûnun dahi insibâ’-i irsiyye ve hisse-i müntakılelerini temellük ve tefevvüz etmişdi lâkin zikr olunan kenîfin tahte’l-arz mefrûş olan künkleriyle benim menzilimde duvar nihâyetinde kâin bi’r-i mânın beyni mi‘mârân-ı merkūmân misâhalarıyla üç zirâ‘ bu‘du olduğundan neşf ve sirâyet edip ol-vechile zarar-ı beytî olmağla mazarratını def‘a mûmâ-ileyhe tenbîh olunmak matlûbumdur deyu mütevellî-i [25a] hâzır-ı merkūm tasdîkiyle da‘vâ [ve] mûmâ-ileyh dahi [cevâbında] ber-vech-i muharrer pederi müteveffâ-yı merkūm binâ ve ihdâs eylediğini ikrâr ve neşf ve sirâyet husûsunda müdde‘î-i merkūmun dahi kendi menzilinin lâğımı bi’r-i mâ-i mezkûr üç zirâ‘ bu‘dü olmağla kendi lâğımından neşf etmek muhtemeldir deyip ol-vechile beynlerinde ba‘de vukū‘i’l-münâza‘a muslihûn tavassutuyla beynleri te’lîf ve tanzîm olunup mi‘mârân-ı merkūmân ta‘rîfleriyle sâlifü’l-beyân memşânın künklerini mahall-i atîkinden ref‘le beş zirâ‘ fâsıla vererek matbah kapısı önünde zemîne inince kebîr künkler ferş ve hâlis harçla beylik tuğlasından hazînesi mahalli derzli lâğım küşâdıyla zarârını def‘a mûmâ-ileyh es-Seyyid İbrahim Bey ta‘ahhüd eylediğinde müdde‘î-i merkūm Ahmed Ağa dahi râzı olup ta‘ahhüd-i mezkûrunu kabûl ve bu vechile kat‘-ı nizâ‘ eylediklerini kâtib-i merkūm dâ‘îleri mahallinde ba‘de’l-mu‘âyene ve’t-tahrîr ma‘an meb‘ûs ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî 24 L sene [1]241
|