|
İstanbul Mahkemesi 156 Numaralı Sicil (H. 1246-1247 / M. 1831-1832) cilt: 92, sayfa: 147 Hüküm no: 113 Orijinal metin no: [22a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Bakkal Yuvan’ın uhdesindeki gedik hisselerini Kostandi ve Agosti’ye sattığı
Bakkāl
İhrâc-şüd Fî 9 R sene [12]54
Âsitâne-i aliyye’de vâki‘ bakkāl tâifesinden Yuvan v. Tanaş zimmî meclis-i şer‘-i hatîrde tâife-i mersûmeden işbu hâmileyü’r-rakīm Kostandi v. Minet ve Agosti v. Praşkova nâm zimmîler muvâcehelerinde ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm [edip] mahmiye-i mezbûrede Sultanahmed kurbünde vâki‘ Ali Ağa dükkânı denmekle arîf bir bâb bakkāl dükkânı derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin yüz yirmi sehm i‘tibârıyla kırkar sehmden seksen sehmi mersûmân Kostandi ve Agosti zimmîlerin ve mâ‘adâ kırk sehmi dahi akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin benim bâ-hüccet-i şer‘iye yedimizde mülkümüz olmağla gedik-i mezkûrdan ben ber-minvâl-i muharrer mâlik olduğum kırk sehm hisse-i şâyi‘amı tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî şurût-ı müfside ve muvâza‘adan ârî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ve safka-i vâhide ile mersûmân Kostandi ve Agosti zimmîlere ale’l-iştirâki’s-seviyy üç bin dört yüz guruşa bey‘ ü temlîk ve ve vech-i lâyıkı üzere teslîm eylediğimde onlar dahi ber-vech-i muharrer iştirâken iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabz ve kabûl eylediklerinden sonra semeni olan meblağ-ı mezkûr üç bin dört yüz guruşu müşteriyân-ı mersûmân bana tamâmen def‘ ü teslîm ve ben dahi yedlerinden bi’t-tamâm ve’l-kemâl ahz u kabz etmemle mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine [müte‘allika] âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ile ibrâ ve iskāt eyledik fî-mâ ba‘d hisse-i mezkûrede benim aslâ ve kat‘â alâka ve medhalim kalmayıp mecmû‘-ı gedik-i mezkûr müşteriyân-ı mersûmân Kostandi ve Agosti zimmîlerin mülk-i müşterâları ve hakk-ı sırfları olmuşdur dedikde gıbbe’t-tasâduki’ş-şer‘î [mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu]
Fî 14 Z sene 1246
Şuhûdü’l-hâl: Eş-şâhidûnü’s-sâbikūn.
|