.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699)
cilt: 58, sayfa: 313
Hüküm no: 202
Orijinal metin no: [56a-4]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Haffaf Hüseyin’in vefat eden Serkâtib Ahmed Ağa’da alacağı olduğunu ispat ettiği

Mahmiye-i İstanbul’da Mahmudpaşa mahallesinde sâkin Haffâf el-Hâc Hüseyin b. Hamza meclis-i şer‘-i şerîfde Dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından olup bundan akdem medyûnen vefât eden Ser-kâtib Ahmed Ağa b. Mustafa b. Bekir’in tesviye-i umûruna taraf-ı şer‘den vasî ve kayyım nasb ü ta‘yîn olunan Mustafa Ağa b. Haydar Paşa mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa b. Mustafa b. Bekir zimmetinde beynimizde ma‘lûm haffâf metâ‘ı bahâsından elli guruş hakkım olup hattâ hâl-i kemâl-i sıhhatinde meblağ-ı mezbûr cihet-i merkūmeden bana vâcibü’l-edâ zimmetinde deyni olduğunu şuhûd mahzarında ikrâr ve işhâd ettiğinden sonra kable’l-edâ vefât etmeğin terekesinden taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan sıdk-ı makāline mutâbıka beyyine taleb olundukda müteveffâ-yı mezbûrun etbâ‘ından olup mahmiye-i mezbûrede Dâye Hatun mahallesinde sâkin Hüseyin b. Abdullah ve İbrahim b. Ahmed li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olundukda fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa b. Mustafa b. Bekir hâl-i kemâl-i sıhhatinde beynlerinde ma‘lûm haffâf metâ‘ı bahâsından müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Hüseyin’e elli guruş vâcibü’l-edâ zimmetinde deyni olduğunu huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olup müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Hüseyin tahlîf-i şer‘î ile tahlîf olundukdan sonra mûcebince ba‘de’l-hükm mâ-vaka‘a kayd-şüd.

Fî 28 min-Safer sene 1110

Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Ağa b. Mehmed, el-Hâc Mustafa b. Mehmed, Abdullah Ağa b. Haydar Paşa, İbrahim Çelebi b. Mehmed el-Muhzır ve gayruhumü’l-huzzâr.