|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 21 Numaralı Sicil (H. 1002-1003/M. 1594-1595) cilt: 12, sayfa: 82 Hüküm no: 37 Orijinal metin no: [16b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
El-Hâc Ahmed b. el-Hâc Nasırüddin’in para vakfı
Hamd-i bî-hadd ve senâ’-i lâ-yu‘ad ol vâkıf-ı hâl-i ins ü cân ve râzık-ı mahlûk-ı her dü-cihân -cellet azametuhu- hazretinin dergâh-ı akdes ve bârgâh-ı mukaddeslerine? ref‘ olunur ki, kâffe-i kâinâtı uslûb-ı bedî‘ üzre inşâ ve ihtirâ‘ eyledi ve dürûd-ı vürûd-ı seyyid-i enbiyâ ve sened-i asfiyâ çeşm-i çerâğ ve cemî‘-i evliyâ hazretlerinin merkad-i münevverlerine ihdâ’ olunur ki, şefî‘-i usât-ı ümmettir ve kıble-i erbâb-ı himmetdir ve dahi âl-i ethâr ve fırka-i ashâb-ı ahyârları üzerlerine olsun ki, her biri tarîk-i hakka hâdîmlerdir, ammâ ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve tastîrine bâ‘is ve bâdî budur ki, Dârü’l-hilâfeti’l-aliyyeti Kostantıniyye’de Şeyh Ferhad mahallesinde sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât tâlibü’s-sadakāt ve’l-meberrât el-Hâc Ahmed b. el-Hâc Nasıruddin et-tâcir meclis-i şer‘-i şerîf-i lâzimü’l-teşrîfde vakf-ı âtîye mütevellî nasb eylediği Sarrâc Osman Beşe mahzarında ikrâr ve i‘tirâf edip vaktâ ki dünyâ-yı deniyye ve me’vâ-yı beliyye olup safâsı cefâya gınâsı inâya mütebeddil ve dinarının âhiri nâr ve dirheminin sonu hemm âşikâr olduğuna vâkıf ve ârif oldu ise niyet-i hâlise ve taviyyet-i râfi‘a ile şöyle niyet eyledim ki, etyab-ı mâl ve ahlas-ı menâlimden yüz elli kıt‘a riyâli kuruşu mâlımdan ifrâz edip hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh ve habs-i sarîh ile vakf-ı mü’ebbed edip şöyle şart eyledim ki, meblağ-ı mezbûr on akçesi on bir akçe olmak üzre vech-i helâl üzre istiğlâl olunup hâsıl olan gallesinden yevmî bir akçe mahalle-i mezbûrda imâm olan kimesneye verilip ol dahi her gece ba‘de salâti’l-işâda bir kere sûre-i Nebe’e tilâvet edip sevâbını rûhuma ihdâ’ eyleye ve bir akçe dahi mü’ezzine verilip ol dahi ba‘de salâti’l-asr bir sûre-i İhlâs okuyup sevâbını bana hibe eyleye ve bir akçe dahi kayyuma verilip ol dahi huzûrunda günde üç kere sûre-i İhlâsı tilâvet eyleye, dahi mahalle-i mezbûreden üç nefer kimesneye küll-i yevm ikişer akçe dahi verilip anlar dahi her gün salât-ı subhu edâdan sonra birer cüz’-i şerîf tilâvet edip sevâbını Resûl-ı ekrem -sallallâhu te‘âlâ aleyhi ve sellem- hazretlerinin rûh-ı şerîflerine ihdâ’ edeler. Bunlardan fazla olursa mahalle-i mezbûre mescid-i şerîfinin meremmâtına harc u sarf oluna ve dahi mahalle-i mezbûre ahâlîsi hasbî nâzır olalar deyû fâriğân ani’l-mevânî meblağ-ı mezbûru mütevellî-i mezbûra teslîm edip ol dahi alıp vakfiyet üzre tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î vâkıf-ı mezbûr semt-i âhara sâlik olup vakf-ı nukūd ve ona müteferri‘ olan şurût ve kuyûd inde e’immeti’s-selâse gayr-i sahîh olmağın vakf-ı mezbûrdan rücû‘ edip meblağ-ı mezbûru mülküme istirdâd ederim dedikde gıbbe’s-suâl mütevellî-i mezbûr cevâb-ı bâ-sevâba mütesaddî olup fi’l-hakīka hâl bast olunan minvâl üzredir, lâkin İmâm Züfer -aleyhi’r-rahmetü’l-meliki’l-ekber-’den İmâm Ensârî rivâyeti üzre sıhhat-i vakf-ı nukūd emr-i mukarrerdir deyû meblağ-ı mezbûru teslîmden ibâ edip muvakki‘-ı sadr-i kitâb huzûrunda murâfa‘a olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh imâm-ı müşârun-ileyh hazretlerinin kavli ile sıhhat-i vakfa hükm etdikden sonra mütevellî yine nizâ‘ edip imâm-ı mezbûrun kavli ile vakf sahîh olur, lâkin sıhhat lüzûmu müstelzim değildir deyû yine istirdâd murâd eyledikde hâkim-i müşârun-ileyh alâ kavli’l-imâmeyni’l-hümâmeyn lüzûmuna dahi hükm etmeğin vakf-ı mezbûr vakf-ı mü’ebbed oldu. Cerâ zâlik ve hurrire fi’l-yevmi’l-âşir min Rebî‘ilâhir li sene isneteyn ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Çelebi b. Osman, Murad b. Osman, Ahmed Beşe b. Mustafa, el-Hâc Durmuş b. Osman, es-Seyyid Nasrullah b. Bâli, es-Seyyid Ömer b. Ali ve gayruhüm.
|