|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649) cilt: 15, sayfa: 46 Hüküm no: 9 Orijinal metin no: [3a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Maksud b. Ahmed’in el koyduğu Rus câriyenin sahibi Fâtıma bt. Abdullah’a teslimi
Kapıcıbaşı Abdurrahman Ağa’nın mu‘tekası olup mahmiye-i İstanbul’da Camcılar mahallesinde sâkine Fâtıma bt. Abdullah meclis-i şer‘-i hatîrde, mahmiye-i mezbûrede Akseki mahallesinde sâkin Maksud b. Ahmed mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip işbu açık kaşlı gök gözlü orta boylu ebyazü’l-levn Rûsiyyetü’l-asl Kalender nâm câriye benim memlûkem ve rakīkam olup on dokuz aydır mülk ve yedimden ibâk eylemişdir. Hâlâ işbu Maksud yedinde buldum, işbu Maksud işbu câriyeye nâ-hak vaz‘-ı yed eylemişdir suâl olunup üzerinden yed-i âdiyesi izâle ve bana teslîm olunmasın taleb ederim dedikde, gıbbe’s-suâl mezkûr Maksud cevâbında, işbu câriyeyi gāib ani’l-meclis hâssa ekmekçibaşı olan Mehmed Ağa’nın mülkü olup mezbûr Mehmed Ağa Ayasofya kurbunda sâkin Tabbâh-ı Hâssa Ali Bey b. Ali’ye yüz kırk riyâlî kuruşa bâtten bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen-i mezbûr edip ol dahi ba‘de’l-iştirâ ve’t-tesellüm işbu hâzır bi’l-meclis Ahmed b. Musli’ye yüz kırk riyâlî kuruşa bâtten bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen-i mezkûr eyleyip işbu Ahmed dahi iştirâ ve tesellüm eyledikden sonra bana yüz otuz riyâlî kuruşa bâtten bey‘ ve teslîm ve kabz eyleyip ben dahi iştirâ ve tesellüm edip mülk-i müşterâm ve hakkımdır deyû müdde‘iye-i mezkûrenin mülkü ve hakkı idiğini inkâr edicek, müdde‘iye-i mezbûreden da‘vâ-yı meşrûhasını mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i ahrâr-ı müslimînden olup mahmiye-i mezbûrede Kızılminare mahallesinden Süleyman Ağa b. Mehmed el-bevvâbü’s-Sultânî ve Oruc Gāzi mahallesinden Hüseyin Bey b. Mehmed ve Mesih Paşa-yı Atîk mahallesinden Hasan Bey b. İvaz nâm kimesneler meclis-i şer‘-i hatîrde li ecli’ş-şehâde hâzırûn olup gıbbe’l-istişhâd her biri şehâdet edip fi’l-hakīka işbu câriye Kalender işbu Fâtıma’nın câriye-i memlûkesi ve rakīkasıdır, işbu Maksud yedinde nâ-hak kasr-ı yed edip işbu müdde‘iye Fâtıma’ya teslîmi vâcibdir, bu minvâl üzre bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde, gıbbe ri‘âyeti şerâyiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra müdde‘iye-i mezbûre Fâtıma’ya câriye-i mezkûreyi âhara bey‘ veya hibe eylemediğine veya turuk-ı ihrâcdan bir tarîk ile mülk ve yedinden ihrâc eylemediğine yemîn teklîf olundukda, ol dahi hasbe’l-mes’ûl yemîn billâhi’l-aliyyi’l-azîm edicek, şehâdet-i mezbûre mûcebince câriye-i mezkûre müdde‘iye-i mezbûrenin mülkü idiğine ve câriye-i mezbûreyi merkūme Fâtıma’ya teslîme mezbûr Maksud mahzarında üzerine hükm-i şer‘î ile hükm olunup mezbûr Maksud bâyi‘-i mezbûra verdiği semen-i mezkûr ile emr olunup mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ ve’l-ışrîn min şehri Rebî‘ilevvel li sene 1059.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Beşe b. Mehmed er-râcil, Sefer Beşe b. Mehmed, Ali Beşe b. Mehmed, İbrahim Çelebi b. Abdurrahman.
|