.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658)
cilt: 50, sayfa: 343
Hüküm no: 326
Orijinal metin no: [46a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kezban bt. Mustafa ile boşandığı kocası Attar Veli Bey b. Ali’nin evlilik ve yapılan tamir masraflarıyla ilgili olarak birbirlerinin zimmetlerini ibra ettikleri

Mahmiye-i İstanbul’da Demirkapı kurbünde Daye Hâtun mahallesinde sâkine Kezban bt. Mustafa nâm hâtun meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzimü’t-tevkīrde zevc-i mutallıkı olan sâhibü hâze’l-kitâb Attâr Veli Bey b. Ali mahzarında tav‘an ikrâr ve i‘tirâf edip zevcim merkūm Veli Bey beni talâk-ı bâyin ile tatlîk etmekle nikâhım ma‘kūd olup zimmetinde mütekarrir olan bin beş yüz akçe mehr-i müeccelimi ve nafaka-i iddet-i mu‘ayyenemi ve meûnet-i süknâmı tamâmen bana def‘ ve teslîm edip ben dahi ahz u kabz eylediğimden sonra zevcim merkūm Veli Bey’in zimmetini zevciyyete ve sâir hukūka müte‘allika âmme-i de‘âvâdan ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt eyledim min ba‘d zevcim mezbûr üzerinde bi-vechin mine’l-vücûh da‘vâ ve hakkım yokdur dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î merkūm Veli Bey dahi meclis-i şer‘de merkūme Kezban Hâtun muvâcehesinde tav‘an ikrâr ve i‘tirâf edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ olup gallesi evlâddan Kerime nâm hâtuna meşrûta olan vakıf müte’ehhilîn odalarından icâre-i mu‘accele ve beher mâh otuzar akçe icâre-i müeccele ile merkūme Kezban’ın taht-ı yedinde olan vakıf oda harâba müşrif olmağla merkūmenin emri ile oda-i mezbûrenin ta‘mîr ve termîmine malımdan üç bin üç yüz akçe sarf etmişidim hâlâ meblağ-ı masrûf-ı mezkûru merkūme Kezban Hâtun’dan taleb ve da‘vâ ettiğimde vech-i meşrûh üzere oda-i mezbûreyi malımdan ta‘mîr etme emrini inkâr ile beynimizde münâza‘ât-ı kesîre vukū‘undan sonra beynimize muslihûn tavassut edip merkūme ile beni zikrolunan üç bin üç yüz akçe hakkım da‘vâsından bin akçe üzerine sulh eylediklerinde ben dahi sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulhu kabz edip da‘vâ-yı mezkûreden târih-i kitâba gelince zevciyyete ve gayra müte‘allik âmme-i de‘âvîden merkūme Kezban’ın zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt eyledim min ba‘d benim dahi mezbûre üzerinde bi-vechin mine’l-vücûh ve sebebin mine’l-esbâb da‘vâ ve hakkım yokdur dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Tahrîren fi’l-yevmi’s-sâlis min-Zilka‘deti’ş-şerîfe li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.

Şühûdü’l-hâl: Dilaver Bey b. Abdullah, Mahmud Çavuş b. Osman, Halil Bey b. Mehmed el-cündi, Ali b. Mehmed, Osman b. Ahmed, İskender b. Halil, Zülfikar b. Abdullah ve gayruhüm.