.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 161 Numaralı Sicil (H.1115-1116 / M. 1704)
cilt: 59, sayfa: 314
Hüküm no: 282
Orijinal metin no: [72b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mustafa Çelebi’nin vefat eden babası ile kardeşleri Ahmed ve Alime’den intikal eden ev hissesini annesi Asiye’ye satması

Rumeli kādıaskeri muhzırlarından olup mahrûse-i Edirne’de Medrese-i Ali Bey mahâllesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan Mehmed Bey b. Mustafa’nın verâseti zevce-i metrûkesi Asiye bt. Abdullah ile sulbî kebîr oğulları Mustafa Çelebi ve Ahmed ve sulbiye kızı Alime’ye münhasıra olup kable’l-kısmet mezbûr Ahmed dahi fevt olup verâseti li-ebin er karındaşı merkūm Mustafa Çelebi’ye ve kız karındaşı mezbûre Alime’ye münhasıra olup ba‘dehû mezbûre Alime dahi fevt olup verâseti vâlidesi Asiye ile li-ebeveyn er karındaşı merkūm Mustafa Çelebi’ye münhasıra ve tashîh-i meseleleri bi-tarîkı’l-münâsahati’ş-şer‘iyye üç yüz altmış sehmden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûreden seksen sehmi mezbûre Asiye’ye ve iki yüz seksen sehmi dahi merkūm Mustafa Çelebi’ye isâbet tahakkukundan sonra merkūm Mustafa Çelebi mahmiye-i İstanbul’da meclis-i şer‘-i hatîrde işbu râfi‘atü’l-vesîka vâlidesi mezbûre Asiye Hatun muvâcehesinde ikrâr ve takrîr-i kelâm edip mahrûse-i mezbûrede zikr olunan Medrese-i Ali Bey mahâllesinde vâki‘ bir tarafdan Taşlık Câmi‘-i şerîfi müezzini Mustafa Halîfe menziline ve bir tarafdan câmi‘-i şerîf duvarına ve bir tarafdan kendi âhar menziline ve bir tarafdan tarîk-i hâs ile mahdûd dâhiliyesinde tahtânî bir bâb oda ve fevkānî bir köşk ve havlu-yı hâriciyesinde bir bâb fevkānî oda ve bir sofa ve bir bâb tahtânî oda ve kenîf ve havluyu müştemil mülk menzil babam müteveffâ-yı mezbûrun mülkü olup ba‘de-vefâtihî tashîh-i mezbûr üzere benim ile vâlidem mezbûre Asiye Hatun’a isâbet ve intikāl etmekle hâlâ ben tashîh-i mezbûr üzere menzil-i mezbûrda olan iki yüz seksen sehim hisse-i şer‘iyyemi tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i [73a] şer‘î ile yüz elli guruşa vâlidem mezbûre Asiye’ye bey‘ ve temlîk ve mahâllinde kabza taslît edip ol dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve temellük ve kabûl eylediğinden sonra semen olan meblağ-ı merkūm yüz elli guruşu babam müteveffâ-yı mezbûrun ve kız karındaşım müteveffât-ı mezbûretânın mahrûse-i mezbûrede ve mahmiye-i merkūmede ber-mûceb-i defter makbûzum olan akār ve menkūl cemî‘ terekelerinden bi’l-irsi’ş-şer‘î kendüye isâbet eden yüz elli guruş hissesine takās ol dahi mukāssa ve kabûl eyledi, fîmâ-ba‘d menzil-i mahdûd-ı mezkûr vâlidem mezbûre Asiye’nin müstakillen mülkü olup husûs-ı mîrâsa ve sâire müte‘allıka âmme-i da‘vâdan her birimiz âharın zimmetini ibrâ ve iskāt eyledik dedikde, gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’l-hâdi aşer min-Rebî‘i’l-âhir li-sene sitte aşere ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-kuzât Veli Efendi Eğriboz-ı sâbıkā, Ali Efendi Hancızâde Edirneli, Refî‘î Mehmed Efendi el-kādı, Süleyman Efendi el-kādı, Kādızâde Mehmed Efendi, el-Hâc Mehmed Efendi el-kâtib, Ömer Efendi el-kâtib, el-Hâc Hüseyin Efendi Mankalya sâbıkā, Sandıkçı Hasan Çelebi, Matlabcı Ahmed Çelebi, el-Hâc Hasan muhzır, Muhzır İslâm Çelebi, el-Hâc Yusuf muhzır, Mehmed Bey muhzır, İbrahim Çelebi muhzır.