|
Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653) cilt: 49, sayfa: 269 Hüküm no: 379 Orijinal metin no: [56a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Borçlu olarak vefât eden Hasan Reis’in malları satılarak borcunun ödendiği
Vilâyet-i Anadolu’da İzmir kazâsına tâbi‘ Urla kasabasında sâkin iken vefât eden Hasan Reis b. Memi nâm kimesnenin verâseti zevce-i metrukesi Münteha bt. Muslihiddin nâm hatun ile sulbî sagīr oğulları Mahmud ve Mustafa ve sagīre kızı Ümmühani’ye münhasıra olduğu şer‘an müte‘ayyen oldukdan sonra sıgār-ı mezbûrînin vâlideleri ve tesviye-i umûrlarına kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olan mezbûre Münteha Hatun meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde işbu râfi‘u’l-kitâb el-Hâc Mustafa b. Ali nâm kimesne mahzarında asâleten ve vesayeten ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip mezbûr el-Hâc Mustafa’nın mûrisimiz müteveffâ-i mezbûr Hasan Reis zimmetinde cihet-i karz-ı şer‘îden doksan bin akçe hakkı olduğu bi-hasebi’ş-şer‘i’ş-şerîf sübût bulup adem-i istîfâya tahkīk-i şer‘îden sonra tereke-i vâfiyesinden edâya tenbîh olunmağın meblağ-ı mezbûr mukābelesinde müteveffâ-i merkūmun muhallefâtından olup kasaba-i mezbûrede vâki‘ lede’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd bir kasab ve bir haffâf dükkânlarını on bin akçeye olmak üzere seksen top <> kenevir bezi on iki bin akçeye ve yine kasaba-i mezbûrede vâki‘ lede’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd zeytin bağçesini dahi dört bin akçeye ve yine mikdârı beynimizde ma‘lûm sabun çorağının beş bin akçeye ve beynimizde adedi ma‘lûm <> cerreleri bin beş yüz akçe mukābelesinde iştirâ eyledikden sonra bâkī olan elli yedi bin beş yüz akçeyi nakid verip cem‘an doksan bin akçeye takās edip edâ etmiş idim. Lâkin zikr olunan akār ve emlâk müzâyede ve ragabât-ı nâs munkatı‘a olmayıp dûn bahâ ile iştirâ olundu deyü da‘vâ-yı gabn-i fâhiş eylediğimde mezbûr el-Hâc Mustafa dahi mârru’z--zikr emlâk beyne’t-tâlibîn müzâyede olunup ragabât-ı nâs munkatı‘a oldukdan sonra kıymet-i misli olan meblağ-ı mezbûra iştirâ eylemişdir deyü da‘vâ ve beyyine ikāmeti sadedinde iken beynimizde muslihûn tavassut edip cânib-i yetîme sulh enfa‘ olmağla mezbûr el-Hâc Mustafa ile husûs-ı mezbûr için yedi bin dört yüz akçe üzerine inşâ ve akd-i sulh ettiklerinde ben dahi asâleten ve vesâyeten sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulh olan meblağ-ı mezbûr yedi bin dört yüz akçeyi mezbûr el-Hâc Mustafa yedinden tamamen ahz u kabz eyleyip husûs-ı mezbûra müte‘allik da‘vâdan mezbûr el-Hâc Mustafa zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘ ile ibrâ ve ıskāt eyledim, ba‘de’l-yevm mazmûn-ı kitâba muhâlif benden bi’z-zât da‘vâ sudûr ederse lede’l-hükkâm mesmû‘a ve makbûle olmasın dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-hâdî aşer min-Recebi’l-ferd sene 1064.
Şuhûdü’l-hâl: Resül Efendi b. Osman, Süleyman Çelebi b. Ahmed, Mehmed Beşe b. el-Hâc Ali, Eyüb Çelebi b. Ahmed, Mehmed Beşe b. Ebûbekir, Ahmed Beşe b. Ya‘kub, Hasan Çelebi b. Davud, Mustafa b. Mehmed, Ahmed Yazıcı b. Hasan, Davud b. Karabaş, Mustafa Beşe [b.] Şa‘ban, Mehmed Reis b. Muharrem, Ali Beşe b. Abdullah çukadâr, Kara Halil b. Mustafa, İbrahim Çelebi b. Davud, el-Hâc Şa‘ban [b.] Ahmed, Kemhacı Mehmed, Rıdvan [b.] Abdullah, Muharrem Çelebi ve gayruhum.
|