.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740)
cilt: 69, sayfa: 467
Hüküm no: 581
Orijinal metin no: [72b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Nişancı Paşa Camii yakınındaki evin kefereden Mıgırdıç’a kiralanmaması

Keşif bâ-mühr-i efendi

Ma‘rûz

Mahmiye-i İstanbul’da Kumkapı kurbünde vâki‘ Müslimîn mahallâtından Nişancı Mehmed Paşa-i atîk mahallesi ahâlîsinden ashâb-ı arzuhâl iltimâslarına binâen sâdır olan fermân-ı celîlü’ş-şâna imtisâlen arzuhâlde mezkûr menzilimin istihbâr-ı istikşâf-ı hâli’çün cânib-i şer‘-i Ahmedî’den ba‘s olunan keşşâfımız Hıfzı el-Hâc Mehmed Efendi dâ‘îleri ve mübâşir ta‘yîn buyrulan çavuş kulları ve hâssa mimârı mu‘temedlerinden Mu‘temed Ali ile zikr-i âtî menzile varıp huzûr-ı Müslimînde akd eylediği meclis-i şer‘-i Muhammedî’de mahalle-i mezbûrede vâki‘ Nişancı Paşa Câmi‘-i şerîfi Mehmed Efendi ve vâ‘izi Şeyh İsmail Efendi ve müezzini Mehmed Halîfe ile ahâlîsinden cerîdede mazbûtü’l-esâmî otuz altı nefer kimesneler meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda sarrâf tâifesinden olup derûn-ı arzuhâlde ismi mastûr Mıgırdıç nâm zimmî muvâcehesinde meclis-i mezbûrede vâki‘ iki tarafdan ehl-i İslâm menzilleri ve bir tarafdan ulemâ ve sulehâya meşrûta olup karîbü’l-ahidde kefere mütemekkin olduğu menzil ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ve kilâr kethüdâsı menzili demekle şehîr işbu mu‘âyene olunan menzil-i kebîrin câmi‘-i şerîfe yüz yirmi dört hatve kurbu olduğundan mâ‘adâ menzil-i mezkûrda bu âna gelinceye değin ehl-i İslâm ve ulemâdan ma‘lûmü’l-esâmî kimesneler sâkinler olup hattâ târîh-i i‘lâmdan iki hafta mukaddem aklâm hocalarından Piyâde Mukābelecisi Ahmed Efendi sâkin olup kat‘an keferenin temellükü ma‘lûmumuz [değildir] menzil-i mezbûrda işbu Mıgırdıç zimmî sâkin olursa câmi‘-i mezbûrun cemâ‘atinin kılletine bâ‘is olduğuna kat‘an iştibâh olmamağla men‘ olunması matlûbumuzdur deyü ba‘de’d-da‘vâ ve’l-istintâk mesfûr Mıgırdıç cevâbında fi’l-vâki‘ hâl bâlâda tafsîl olunduğu vech üzere menzil-i mezkûr ehl-i İslâm mahallesinde olup ehl-i İslâm sâkinler olduğu ve menzil-i mezkûrda kendisinin kat‘â alâkası olmayıp gāib ani’l-meclis Ali Ağa nâm kimesnenin tasarrufunda olduğu bi’t-tav‘i’s-sâf ikrâr ve i‘tirâf ettikden sonra civâr olan mahalleri ahâlîlerinden cemm-i gafîr ve cem‘-i kesîr hâl bâlâda bast u beyân ve şerh u ayân olduğu vech üzere olduğunu her biri alâ-tarîkı’ş-şehâde haber verdiklerin mevlânâ-yı mezbûr mahallinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan ümenâ ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi ba‘de’l-inhâ menzil-i mezkûrda mesfûr Mıgırdıç zimmî süknâdan men‘ olunduğu huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî-selh-i M sene 1153.