|
Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563) cilt: 11, sayfa: 118 Hüküm no: 122 Orijinal metin no: [24b-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Kasım Subaşı ile kızları Kamer ve Sâkine’nin Üsküplü mahallesindeki evlerini veziriazam Ali Paşa’ya sattıkları
Kasım Subaşı b. Abdullah asâleten meclis-i şer‘-i şerîfte hâzır olup, vezîr-i a‘zam Ali Paşa b. el-merhûm Hüseyin Bey hazretleri kıbelinden husûs-i âti’l-beyâna vekâleti sâbit olan vekîl Hızır Çelebi b. İlyas mahzarında, Kamer ve Sâkine nâm kızlarından âti’z-zikr olan menzildeki hisselerini satma ve semenini ahz u kabz etmeye vekâlet verdikleri mezbûr Kasım, kendi nefsinden asâleten ve kızları Kamer ve Sâkine kıbellerinden vekâleten mûrisleri anneleri ve mezbûr Kasım’ın zevcesi Hümâ Hâtun bt. el-Hâc Hasan’dan irs-i şer‘ ile kendilerine intikāl eden menzil-i mezbûru merkūm Hızır Çelebi’ye sattığını iddi‘â etti. O da müvekkil-i mezbûru için menzil-i mezbûru andan iştirâ etti. Menzil-i mezbûr, mahmiye-i Kostantıniyye mahallâtından Üsküblü mahallesinde kâin olup, dâhili ve hâricî iki avluyu hâvîdir. Dâhili avlu, üstünde iki oda bulunan ahırı, üstünde oda bulunan mutfağı, üç selâmlığı, su kuyusunu, hamamı ve fırını müştemildir. Hâricî avlu, üstünde oda bulunan diğer bir ahırı, gölgeliği, su kuyusunu ve helâyı müştemildir. Menzil-i mezbûr bir tarafdan Sipâhi Derviş Çelebi b. Hamza mülkü, diğer tarafdan tarîk-i âm ve tarîk-i hâs, öteki tarafdan Vefâ Çelebi b. Yusuf mülkü ve diğer tarafdan da Nur Hâtun Vakfı ile mahdûddur. Menzil, cümle hudûdu ve kâffe-i hukūku ile râyicü’l-vakt bin yüz tâmmü’l-vezn ve sahîhü’l-ayar altın semen-i mu‘ayyen-i makbûzla satılmıştır. Bâyi‘-i mezbûr, menzili müşteriye teslîm edip semeni kabz etmek istediğinde vekîl Hızır Çelebi tesellümden imtinâ‘ etti. Mezbûr Hızır Çelebi’ye sorulduğunda “Mebî‘-i mezbûru kabz etmiyorum çünkü müvekkileteyn-i mezbûreteynin vekâlet-i mahkiyesini inkâr etmelerinden ve mebî‘in kendi elimde helâk olmasından veya ana kusûr gelmesinden dolayı zâmin olmakdan korkuyorum.” diye cevâb verdi. Vekîl-i mezbûr Kasım’dan beyyine taleb edilince Mehmed b. Mustafa ve İvaz b. İdris hâzır olup gıbbe’l-istişhâdi’ş-şer‘î münkir-i mezbûr mahzarında şöyle şehâdet ettiler. Sâkine ve Kamer nâm kızları, babaları Kasım Subaşı’yı kendilerine anneleri Hümâ Hâtun’dan intikāl eden menzil-i mahdûd-i mezkûrdaki hisselerini bey‘a ve semenini kabz husûsunda vekîl ettiler. Şehâdetleri ba‘de’t-ta‘dîli’ş-şer‘î ve’t-tezkiyeti’ş-şer‘iyye inde’ş-şer‘ mu‘teber ve makbûl oldukdan sonra mûcebince hükmedildi. Sonra bâyi‘-i mezbûr, cemî‘ meblağ-ı mezbûru Hızır Çelebi yedinden tâm ve kâmil olarak ahz u kabz ettiğini ikrâr etti. Mukarrun leh el-mezbûr, mukırr-ı mezbûru vicâhen ve şifâhen tasdîk etti.
Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-mezbûr.
Şuhûdü’l-hâl: Ferruh Kethüdâ b. Abdurrahman, Pervâne Hâce b. Abdullah, Ahmed Çavuş b. İlyas, Mehmed Çelebi b. Behmen ve Hüseyin Bey b. Abdullah emîfnü’ş-şa‘îr ve Mehmed Bey b. Mehmed es-sipâhi, Mustafa Çavuş b. Abdullah el-kāid, Sinan Çelebi b. Ali Çavuş, Süleyman Çelebi b. Behmen, Kıdvetü’l-muharrirîn Derviş b. Kenan el-kâtib bi’d-dîvân, Mevlânâ Derviş b. Ali ve Mevlânâ Musa Çelebi b. Mustafa ve Hızır b. Abdullah es-sipâhi ve Mustafa Çelebi b. Ahmed el-kâtib bi’d-dîvân ve Mehmed b. Abdullah, İlyas b. Eyüb er-reis ve Hüseyin b. Abdülkerim ve Bey b. Bâli, Ali Çelebi b. Hasan ve Sinan b. Abdullah, Mevlânâ Kemal Halîfe el-imâm, Bayezid b. Yusuf el-mu‘allim, Mustafa Çelebi b. ( ), Mevlânâ Abdüllatif b. Ali tezkireci, Mehmed Çelebi b. Süleyman el-kâtib ve gayruhüm mine’l-hâzırîn
|