.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563)
cilt: 11, sayfa: 211
Hüküm no: 306
Orijinal metin no: [56b-1, Arapça]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Fâtıma Hatun bt. Mehmed’in para vakfı tesisi

Fâtıma Hâtun bt. Mehmed, hâlis-i malından ifrâzdan sonra râyicü’l-vakt yirmi bin akçesini vakfettiğini ikrâr etti ve meblağ-ı mezbûru tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği müderris Mevlânâ Mahmud Çelebi b. Hızır’a teslîm etti. O da meblağ-ı mezkûru tesellüm edip sâir vakıf mütevvellîleri gibi onda tasarruf etti. Vâkıfe-i mezbûre, meblağ-ı mezbûrun senede ona on bir rıbh üzre istiğlâl ve istirbâh edilmesini ve muamelenin rehn-i kavî ve kefîl-i melî ile yapılmasını şart etti. Revaçta ve mu‘teber bir mahalde bir akār bulunursa iştirâsını şart etti. Vakıf akārın âdet olduğu üzre icâre-i mu‘tâde ile kirâya verilmesini şart etti. Rıbhdan hâsıl olanı müddet-i hayâtınca nefsine ta‘yîn etti. Sonra, her sene dört yüz elli akçeyi her gün Kur’ân-ı azîmden birer cüz’ okuyup cüz’ün birinin tilâveti sevâbını vâkıfe-i mezbûrenin zevci merhûm Mevlânâ Hasan’ın rûhuna, diğerini vâkıfe-i merkūmenin rûhuna hediye etmek üzre kārîlerin her birine ta‘yîn etti. Her sene beş yüz akçenin hatm-i şerîf okuyup sevâbını seyyid-i kevneyn ve resul-i sakaleyn Muhammed (s.a.v.)’e hediye edicek kimesneye ta‘yîn etti. Her sene altı yüz akçeyi vakfa mütevellî olacak kimesneye ta‘yîn etti. Tevliye, tebdîl, tağyîr, tağlîl ve teksîri müddet-i hayâtınca nefsine, kendisinden sonra tevliye, tebdîl, tağyîr, tağlîl ve teksîr ve tilâvet-i cüz’eyn-i mezbûreyni ve kırâ’at-i hatm-i şerîfi müddet-i hayâtınca kızı Hümâ Hâtun bt. merhûm Mevlânâ Hasan’a şart etti. Sonra, tevliye, tilâvet-i cüz’eyn ve kırâ’at-i hatm-i şerîfi mezbûre Hümâ Hâtun’un evlâdına, sonra evlâd-ı evlâdına sonra nesilleri kesilene kadar evlâd-ı evlâd-ı evlâdına şart etti. Mezbûrenin evlâdından kırâ’ata kādir kimesne mevcut değilse kırâ’at-ı cüz’eyn-i mezbûreyni ve kırâ’at-ı hatm-i şerîfi ivazsız olarak hükkâma? şart etti. Evlâdının nesilleri kesildiğinde tevliye, kırâ’at-ı cüz’eyn-i mezbûreyni ve kırâ’at-ı hatm-i şerîfi müddet-i hayâtınca mezbûr Mevlânâ Mahmud Çelebi’ye, sonra evlâdına sonra evlâd-ı evlâdına şart etti. Nesilleri kesildikten sonra da hâkimin münâsib göreceği kimesneye şart etti. Mütevellî-i mezbûr vâki‘ ikrârı vicâhen ve şifâhen tasdîk etti. Hâkim-i müşârun ileyh, vâkıfe ve mütevellî beynindeki adem-i sıhhat-i vakf-ı mezbûr üzerine olan nizâ‘ın huzûrunda murâfa‘asından sonra vakfiyye-i meblağ-ı mezbûrun sıhhatine ve İmâm Züfer indinde sıhhatin lüzûmu istilzâm etmediği iddi‘âsına binâen rücû‘ iddi‘âsının dermeyanın akabinde vakfın lüzûmuna hükmetti. Meblağ-ı mezbûr böylece sahîh ve şer‘î bir vakıf oldu.


Cerâ zâlike ve hurrire fî evâsıtı şehri Ramazan sene seb‘în ve tis‘a mie.


Şuhûdü’l-hâl: Umdetü’l-müderrisîni’l-kirâm Mevlânâ İbrahim Çelebi b. ( ) el-müderris, Mevlânâ Abdurrahim Çelebi b. Amr el-müderris, Mevlânâ Çelebi? b. Hasan el-imâm, Veli b. Ali el-mütevellî, Cafer b. Abdullah, Ahmed b. Süleyman, Nasûh Bey b. Abdullah reisü’l-muhzırîn ve gayruhüm mine’l-hâzırîn