|
Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563) cilt: 11, sayfa: 315 Hüküm no: 513 Orijinal metin no: [90b-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İvranya kasabasından Doğancı Ali b. Ahmed’in para vakfı kurduğu
İvranya kasabasından Doğancı Ali b. Ahmed nâm kimesne, niyet-i hâlisa ve taviyye-i sâfiye ile râyicü’l-vakt beş bin akçesini vakfedip habsettiğini ikrâr etti ve meblağ-ı mezbûrun senede ona on bir buçuk rıbh üzre istiğlâl ve istirbâh edilmesini şart etti. Rıbh ve galleden Allah’ın rızık verdiğinden yevmî bir akçeyi kasaba-i mezbûrede vâki‘ Kurdoğlu Câmi‘inde (…) sûresini okuyacak kimesneye ta‘yîn etti; kırâ’atı da câmi‘-i mezbûrun imâmına şart etti. Her sene yüz seksen akçeyi vakf-ı mezbûra mütevellî olacak kimesneye ta‘yîn etti. Tevliyeyi tebdîl ve tağyîri müddet-i hayâtınca kendisine şart etti. Sonra a[hâlî-yi] mahalle-i mezbûreye şart etti. Her sene yetmiş akçeyi vakıf nâzırına ta‘yîn etti; nezâreti de evlâdına ve nesilleri kesilinceye kadar evlâd-ı evlâdına, evlâd-ı evlâd-ı evlâdına şart etti; nezâreti sonra câmi‘-i mezbûr müezzinine her gün İhlâs sûresini üç def‘a okuyup sevâbını rûh-ı vâkıfa ve ana babasının rûhlarına hediye etmesi kaydıyla şart etti. Her sene kırk akçeyi vakt-i hâcette câmi‘-i mezbûrdaki kandillerde yakılacak mumlara ta‘yîn etti… Mescid-i mezbûrda müezzin olacak kimesneye kandilleri yakması kaydıyla on akçe ta‘yîn etti. Mu‘amelenin tüccâr-ı mukīmîn ile yapılmasını, yolcularla ve ziyâ ihtimâli bulunan kimesnelerle yapılmamasını şart etti. Revaç ve i‘tibâr, şöhret ve iştihâr cihetiyle iyi bir mahal bulunursa onunla ibtidâlini şart etti. Meblağ-ı merkūmun mesârif-i merkūmeye sarfı mümkün olmazsa tamâmının fukarâya sarfedilmesini şart etti. Mütevellînin her sene başında muameleyi tecdîd etmesini ve bilâ hüccet kimesneye para vermemesini şart etti. Vâkıf-ı mezbûr tamâmını tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği mülâzım Mevlânâ Mehmed b. Halil’e teslîm etti. O da tesellüm edip sâir vakıf mütevellîleri gibi tasarruf etti. Mütevellî-i merkūm vâki‘ ikrârı vicâhen ve şifâhen tasdîk etti. Vakıf muamelesi tamâma erdiğinde hâkim, ba‘de ri‘âyet-i şerâiti’l-kabûl, … meblağ-ı mezbûrun vakfiyetinin sıhhatine ve lüzûmuna hükmetti. Böylece sahîh ve lâzım bir vakıf hâline geldi.
Şuhûdü’l-hâl: Sinan Hâce el-müezzin, Hasan b. Abdullah el-kâtib, Hüseyin Bey es-sipâhi, Şemseddin Halîfe el-imâm, Sinan Hâce el-imâm, Receb b. İshak, Mustafa b. İshak, Mustafa b. Ramazan, Mustafa b. Haydar, Ahmed b. Kasım, Hasan b. Ali, Receb b. el-Hâc Yunus, Haydar b. Hayrullah, Halil b. Kara Hâce ve gayruhüm mine’l-hâzırîn
|