|
Evkaf-ı Hümâyûn Müfettişliği 1 Numaralı Sicil (H. 1016-1035 / M. 1608-1626) cilt: 45, sayfa: 273 Hüküm no: 216 Orijinal metin no: [70b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Behram Ağa b. Abdülmennan’ın Üsküdar Yenimahalle’de bulunan köşk, ev, bağ, bahçe ve bostan yerlerinin vakfiyesi
Ahsen-i kelâm münâsibü’l-makām ve eymen-i makāl-i miskiyyü’l-hitâm ba‘de’t-tesmiye ol mûcid-i cemî‘-i mümkinât-mümteni‘atü’d-devâm ve münşi-i cümle-i kâinât-mül’emetü’l-kavâmi te‘âlâ zâtuhu ani’l-ta‘akkuli ve’l-infihâm ve takaddese şânuhû an-derki’l-ukūl ve’l-ifhâm hazretinin hamdü e‘am ve eşmel ve şükrü etem ve ekmelidir ki nizâm-ı âlemi kudret-i sâbıkasıyla nazm-ı bedî‘ üzere ibdâ‘ ve dekāyık-ı hükmü hikmet-i bâligasıyla üslûb-ı acîb üzere ibdâ‘ eyledi.
Mâ-zübire fî-hâzihi’s-sahâyifi mine’l-vakfi ve’ş-şurûti ve ta‘yini’l-mesârîfi ale’n-nemati’l-mebsût vaka‘a ledeyye ve tahakkaka beyne yedeyye ve innî hakemtü bi’s-sıhhati ve’l-lüzûmi âlimen bi’l-hilâf’i’l-cârî beyne’l-eslâf harrerehü’l-fakīr Yahya b. Zekeriyya el-Kādî bi-asâkiri Rumeli -ufiye anhümâ ve gufire lehümâ-
Ammâ ba‘d erbâb-ı elbâb-ı sâkıbetü’l-enzâr ve ashâb-ı hidâyet-iktisâb sâhibetü’l-efkârın zamîr-i münîr-i hakāyık-esâs ve hâtır-ı hatîr-i dekāyık şinâslarına mahfî ve mektûm ve pûşîde ve nâ-ma‘lûm değildir ki fenâ-i dünyâ fenâ üzere idiği beyyin ve bu dârü’l-bevârda her ne ki var ke’r-resm ale’l-hevâ hebâ idiği müte‘ayyindir. İşbu sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât Dergâh-ı âlî dâme mahfûfen bi’l-me‘âlî müteferrikalarından Behram Ağa b. Abdülmennan meclis-i şer‘-i kavîmde vakf-ı âtiyeti’s-tafsîle li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb olunan kıdvetü’l-akrân Mahmud Çelebi b. Mustafa mahzarında ikrâr-ı sahîh-i şer‘î edip mahrûse-i Üsküdar mahallâtından Yeni mahallede vâki‘ olup hudûdunun bir tarafı Süleyman b. Hayran Abdi ve İsmihan Hatun bt. Seydî bağları ile el-Hâc Mustafa b. Veli el-bevvâbü’s-sultânî bahçesine ve bir tarafı Mehmed Bey b. Zeyneddin ve Kürd İbrahim b. Abdullah ve Ali b. Abdullah ve Mustafa b. Abdullah mülklerine ve iki cânibi tarîk-i âmma müntehî olup Ali Ağa bahçesi demekle ma‘rûf merhûm Sinan Paşa veresesinden iştirâ eylediğim mülk menzilimi ki tahmînen yüz bin çubuk gars olunmuş bir kıt‘a bağ-ı kebîri ve eşcâr-ı müsmine ve gayr-i müsmireyi ve havz-ı kebîri ve bostan yerlerini hâvî bahçeyi ve muhavvata-i hâriciyyesi beş bâb fevkānî odaları ve sofa ve şehnişîni ve ahır-ı kebîri ve bi’r-i mâyı ve mâ’-ı cârîden hakk-ı şefeyi ve muhavvata-i dâhiliyyesi altı bâb fevkānî ve dört bâb tahtânî odaları ve dîvânhâne ve dahlîzi ve hamâmı ve iki kilârı ve matbah ve fırını ve bahçe ve kenîf ve bi’r-i mâyı müştemildir vakf [ve] habs edip şart eyledim ki; zikr olunan bağ-ı kebîr ki taş ile binâ olunmuş bir büyük sofalı ve bir kameriyye ve bir köşkü ve bi’r-i mâyı müştemildir. Sâir müştemilât-ı menzil ile bağ-ı mezkûrun mâ-beynini mesîl kat‘ eden ve mesîlin yukarı cânibi mezkûre suffenin müntehâsından ibtidâ edip ber-vech-i istivâ aşağa tarafı Mustafa b. Veli el-bevvâb bahçesine müntehâ olur. Zikr olunan bağın timâr ve terbiyesine lâzım olan kadr-ı kifâye mahsûlünden ihrâc olundukdan sonra bâkī kalan galle-i bağ-ı mesfûrdan Medîne-i Münevvere sallallâhu te‘âlâ alâ-münevvirihâda sultân-ı kevneyn hazretlerinin merkad-i münevvere ve meşhed-i mutahharaları civârında mescid-i şerîfde her gün ba‘de salâti’s-subh hamele-i Kur’ân-ı azîm ve hafaza-i Furkān-ı kerîmden üç nefer kimesne cem‘ olup Kur’an-ı azîmü’ş-şândan birer cüz’-i şerîf alâ-vechi’t-te’ennî ve’t-tertîl lâ-alâ-sebîlü’s-sür‘a tilâvet edip sevâbını rûh-ı pâk-ı şâh-ı levlâke ihdâ edip her biri ikişer Mısır parasına ki be-hesâb-ı Osmânî altışar akçe vazîfe-i yevmiyyeye mutasarrıf olalar ve hânedân-ı âl-i Osmân ki menba‘-ı emânî ve âmâl-i cihânyândır onda hâlâ Dârüssaâde ağası olan nûr-ı sadakatü’l-izzi ve’l-ikbâl ve nûr-ı hadîkatü’s-sa‘âde ve’l-iclâl el-Hâc Mustafa Ağa hazretleri edâmallâhu ömrehu ve devletehu vakf-ı mezbûra nâzır olup zikr olunan bağın gallesinden yevmî beş akçe vazîfe hizmet-i aliyyelerine îsâl oluna ve ağa-yı müşârun-ileyh hazretinin tûtî-i cânı kafes-i tenden tayerân ettikde Dârüssaâde ağalığı hizmetinde kāim olanlar nâzır olup ta‘yîn olunan yevmî beş akçe vazîfe‘i nezâret onlara îsâl oluna ve şart eyledim ki hudûd-ı mezkûre ile mahdûd olan menzilin sâlifü’z-zikr bağdan mâ‘adâ müştemilâtının süknâ ve tasarrufu ben hayâtda oldukca benim olup ben bi-irâdetillâhi dâr-ı âhirete rıhlet ettiğimde müştemilât-ı mesfûrenin süknâ ve tasarruf evlâdıma ve evlâd-ı evlâdıma mâ-tenâselû ve te‘âkabû zükûren kânû ev inâsen meşrût olup dilerlerse sâkin olalar dilerlerse âhara îcâr edip ücretini alâ-adedi’r-ru’ûs iktisâm edeler ve ba‘de’l-inkırâz ne‘ûzü billâh min-kahri’l-feyyâz [71a] müştemilât-ı menzil-i mezbûrdan hâsıl olan rey‘ ü nemâ Medîne-i Münevvere fukarâsına sarf oluna ve şart eyledim ki ben hayâtda oldukca vakf-ı mesfûrun cümlesine ben mütevellî olup sâlifü’z-zikr bağın gallesinden vazîfe-i eczâhânân ve vazîfe-i nezâretden fazla her ne kalırsa vazîfe-i tevliyetim ola ve bi-irâdetillâhi te‘âlâ ben vefât ettiğimden sonra evlâdımdan evlâd-ı evlâdımdan mâ-tenâselû ve te‘âkabû zükûran kânû ev inâsen eslah ve erşed olan mütevellî olup fazla-i merkūmeye mutasarrıf ola ve ba‘de’l-inkırâz re’y-i hâkim ile bir mütedeyyin kimesne mütevellî olup yevmî beş akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve şart eyledim ki sâlifü’z-zikr bağın duvarları ta‘mîr ve meremmete muhtâc olursa bağ mahsûlünden ta‘mîr ve meremmet olunup ve menzil-i mesfûrun sâir ebniye ve sükūf ta‘mîre muhtâc olursa bahçe ve bostan yerleri gallâtından safr olunup ta‘mîr ve meremmet onda ihmâl olunmayıp iktizâ ederse re’y-i hâkim ile emr-i ta‘mîr cümleden takdîm oluna ve zikr olunan bağı ve müştemilât ve hudûdu mezkûre olan menzil-i mesfûru li-ecli’t-tescîl mütevellî olan mezbûr Mahmud Çelebi b. Mustafa’ya teslîm eyledim. Mezbûr dahi kabz ve tesellüm edip sâir evkāfda mütevellîler tasarrufu gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tescîli’ş-şer‘î “Fe men-beddelehû ba‘de mâ-semi‘ahu fe-innemâ ismühû ale’llezîne yübeddilûnehû innellâhe semî‘un alîm”
Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâmin aşer min-Cumâdelâhire li-sene sitte ve ışrîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Mefharü’l-meşâhi’l-izâm eş-Şeyh Abdülhamid b. eş-Şeyh Muharrem Efendi eş-şehîr bi-Sivasî Efendi, fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm Mehmed Efendi b. Ahmed eş-şehîr bi-Nurizâde, umdetü’l-kuzât Mustafa b. Ahmed el-munfasıl an-kazâ-i Birecik, Abdüssamed Çelebi b. Mustafa el-kādî, Mehmed Çelebi b. Mahmud, Ebubekir Ağa b. Şaban, Yusuf Ağa b. Abdullah, Habib Efendi b. Mahmud el-müderris, Arslan Ağa b. Kurd, Numan Çelebi b. Mehmed, Mehmed Ağa b. Abdüddâim, Derviş Mehmed b. Mehmed el-imâm, Mehmed Efendi b. Mustafa el-müderris, Mustafa Ağa b. Hüseyin el-müteferrika, Mehmed Efendi b. Menî‘î el-kâtib, Fazlullah b. Süleyman ve gayruhüm.
|