.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Evkaf-ı Hümâyûn Müfettişliği 1 Numaralı Sicil (H. 1016-1035 / M. 1608-1626)
cilt: 45, sayfa: 453
Hüküm no: 401
Orijinal metin no: [128b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Elvanzâde mahallesindeki Dilber Hatun’un vakfettiği ve Haremeyn Vakfı’na intikal eden evin Hacı Kasım b. Cuma’dan alınması

Cânib-i Sadâret-i Aliyye’den vârid olan buyuruldu-yı şerîf mûcebince husûs-ı âti’l-beyân mahallinde tahrîr olunmak için adam taleb olundukda kıbel-i şer‘-i şerîfden Mevlânâ İbrahim Efendi b. Ebîbekir irsâl olunup ol dahi zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olan Müslimîn ile mahmiye-i İstanbul’da Azebler Hamâmı kurbünde Elvanzâde mahallesinde vâki‘ menzil-i âti’t-tafsîlin üzerine varıp akd-i meclis ettiklerinde Haremeyn-i Şerîfeyn Vakfı’na mütevellî olan fahrü’l-akrân Ömer Ağa b. Mustafa mahfil-i kazâda menzil-i mezkûra vâzı‘ü’l-yed olan el-Hâc Kasım b. Cuma nâm kimesne mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan vakf-ı mezbûr ve bir tarafdan el-Hâc Selim mülkü ve bir tarafdan Zamane Hatun mülkü ve bir tarafdan tarîk-i hâs ile mahdûd ulvî ve süflî iki beyt ve tahta-pûş ve bi’r-i mâ ve müşterek kenîfi müştemil olan menzil sâhibetü’l-hayrât merhûme el-Hâcce [129a] Dilber nâm Hatunun mülkü iken dokuz yüz otuz iki Cemâziyelâhiresi’nde vakf-ı sahîh-i şer‘iyle vakf ve habs edip süknâ ve tasarrufunu evvelâ kendi nefsine, ba‘dehâ el-Hâc Mustafa nâm kimesneye, ba‘dehû evlâdına ve ba‘dehüm Haremeyn-i Muhteremeyn fukarâsına şart ve ta‘yîn ettikden sonra fahrü kurûmi’r-Rum Mevlânâ Sadi Efendi merhûm sıhhat ve lüzûmuna hükm edip vakf-ı müebbed olmuşdu, hâlâ ber-mûceb-i şart-ı vâkıfe meşrûtün-lehümden mutasarrıfe olan Sitti bt. Amr vefât edip uhrâsı? dahi münkarız olmağla menzil-i mezbûr Haremeyn’e intikāl ettiği ecilden vakıf tarafından zabt olunup tasarrufumda olan sâir evkāfa ilhâk olunması matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr el-Hâc Kasım cevâbında menzil-i mezbûru ismi ma‘lûmum değil bir Hatundan istîcâr eyledim deyu vâzı‘ü’l-yed idiğini mukır, lâkin vech-i muharrer üzere vakf ettiğini münkir olduğundan mâ‘adâ kendünün müste’cir idiğini dahi şer‘an isbâta kādir olmadığı ecilden mütevellî-i mezbûrdan takrîrine mutâbık beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînden Sinan Efendi b. Ali el-imâm ve Ali Beşe b. Mehmed er-râcil nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ kadîmü’l-eyyâmdan vâkıfe-i mezbûre mezbûre Dilber Hatun menzil-i mezkûru târîh-i mesfûrda vakf-ı sahîh-i şer‘iyle vakf ve habs edip ve mevlânâ-yı müşârun-ileyh dahi sıhhat ve lüzûmuna hükm ettiği mesmû‘umuzdur, biz bu husûsa alâ-tarîkı’s-simâ‘ şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyu edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinde gıbbe ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâkı‘a oldukdan sonra şâhidân-ı mezkûrân bast-ı kelâm edip menzil-i mârru’z-zikr vakf oldukda süknâ ve tasarrufunu evvelâ nefsine ba‘dehâ mezbûr el-Hâc Mustafa’dan sonra evlâdına, ba‘dehüm Haremeyn fukarâsına şart ve ta‘yîn olunduğun istimâ‘ ederiz deyu haber vermeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Hurrire fî-evâsıtı Şevvâli’l-mükerrem li-sene erba‘a ve selâsîn ve elf.

Şühûdü’l-hâl: Ali Çelebi b. Halil, Mehmed b. Gazanfer, Ali b. Ferhad, Mustafa Bey b. Yusuf.