.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 3 Numaralı Sicil (H. 993 - 995 / M. 1585 - 1587)
cilt: 22, sayfa: 174
Hüküm no: 270
Orijinal metin no: [29a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sahibi mirasçısız ölen evin bir kısmının daha önce tekke ve zâviye olmak üzere vakf edildiği, kalanının mülk olduğu için Eyüp Vakfı’na intikal ettiği

Bi’l-fi‘l Hazret-i Ebâ Eyyûb [el]-Ensârî -aleyhi rıdvânü’l-meliki’l-Bârî- vakfı’na mütevellî olan Fahrü’l-emâcid Ferruh Bey nâm kimesnenin medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb [el]-Ensârî sâkinlerinden Seyyid Abdi b. es-Seyyid Mustafa ile menzil-i âti’z-zikrde olan da‘vâlarının istimâ‘ı bu dâ‘îlerine fermân olunup imtisâlen li’l-emr akd-i meclis oldukda mezbûr Ferruh Bey sâlifü’z-zikr Seyyid Abdi mahzarında takrîr-i da‘vâ eyledi ki medîne-i merkūme sınırında vefât edip vâris-i ma‘rûfu olmayan kimesnelerin muhallefâtı umûmen vakf-ı merkūm için zabt olunagelip hâlâ medîne-i mesfûre dâhilinde vâki‘ olan mahallâtdan Yâvedûd mahallesinde bir tarafı tarîk-i âm ve iki tarafı vakf-ı merkūm bostanı ve bir tarafı mezârât-ı Müslimîn ile mahdûd olup fevkānî ve tahtânî odaları müştemil olan menzili Musa b. Hasan nâm kimesne mülkiyyet üzre tasarruf ederken vefât edip vârisi olmamak ile vakf-ı mesfûra âid ve râci‘ iken mezbûr Seyyid Abdi fuzûlen vâzı‘ü’l-yed olmuşdur yed-i mubtılası izâle olunmasın taleb ederin deyû da‘vâ eyledikde mezbûr Seyyid Abdi cevâb verdi ki zikr olunan menzil kadîmden vakıf zâviye olup mekābir hafr eylemek için lâzım olan kazma ve kürek vaz‘ olunup içinde makbereci ve fukarâ dahi sâkin olmak için bânîsi Hüseyin Dede nâm kimesne vakf eylemişdir hâlâ mutasarrıf olan mezbûr Hüseyin Dede’nin oğlunun oğlu Musa nâm kimesne vefât eyledikde hâlî kalıp berât-ı şâhî ile bana zâviye ve tekke olmak üzre sadaka olunup ben dahi vakfiyyet üzre tasarruf ederim deyû cevâb vericek mütevellî-i mûmâ-ileyh dahi menzil-i mezbûrun vakıf zâviye olduğun inkâr eyledikde müşârün-ileyh Seyyid Abdi’nin takrîrine mutâbık ve muvâfık beyyine taleb olundukda udûl-i müslimîn ve sikāt-ı muvahhidînden Mehmed Çelebi b. Bahşî ve Mustafa b. Şirmerd nâm kimesneler fi’l-vâki‘ zikr olunan menzilin kıble tarafı vakfiyyet üzre zabt olunup içinde kazma ve kürek vaz‘ olunagelmişdir ve şimâl tarafında vâki‘ olan odaları mezbûr Hüseyin Dede mülk olmak üzre binâ edip eğer fevkānî ve eğer tahtânîdir vâki‘ olan nerdübân ile fevkānî sofa ve kenîf ve zîr-i zemîni ile mezbûr Hüseyin Dede mülkiyyet üzre tasarruf edip ba‘dehû mezbûrân oğulları dahi mülk olmak üzre ile’l-ân tasarruf edegelmişlerdir, zikr olunan iki tarafın mâbeynlerinde fâsıla ve hudûd hâlâ mevcûd olan yol kapısının sol tarafında deryâ cânibe doğru iki direk dikilen mahalle varınca fâsıla olup vech-i meşrûh üzre kıble tarafı vakıf ve şimâl tarafı mülk olduğun biliriz deyû edâ-i şehâdet-i şer‘iyye edip ve mezbûr Seyyid Abdi’nin zikr olunan menzil cümleten vakıf olduğuna beyyinesi olmayıp acz izhâr eyledikde mezkûrân şâhidlerin şehâdetleri kemâ yenbağī ta‘dîl olundukdan sonra fâsıla-i mezbûre üzre kıble tarafı tekke ve zâviye ve şimâl tarafı Hazret-i Ebâ Eyyûb [el]-Ensârî -aleyhi rıdvânü’l-meliki’l-Bârî’nin vakfına hükm olunup gıbbe’t-taleb kayd-ı sicil olundu. Fî evâhiri Rebî‘ilevvel sene 994.


Şuhûdü’l-hâl: Ramazan Çelebi b. İbrahim, Hasan Çelebi b. Ahmed, Hacı Halîfe b. Hızır, Mehmed b. Musa, Ramazan b. Şaban, Mehmed b. Veys, el-Hâc Mustafa b. Veli, Yusuf b. Abdullah, Mustafa b. Yusuf, Ahmed b. Derviş, Seyyid Ramazan b. es-Seyyid Hüseyin, İbrahim b. Nasuh, Mustafa b. İvaz, Yusuf b. Ahmed, Abdurrahman, Ferruh b. Abdullah, Hızır b. Abdullah, Hızır b. Ahmed, Mustafa b. Hasan, Abdurrahman Efendi ve gayr[uhüm] mine’l-hâzırîn