|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 37 Numaralı Sicil (H. 1047 / M. 1637 - 1638) cilt: 25, sayfa: 334 Hüküm no: 419 Orijinal metin no: [68b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Emin Mustafa Çelebi Vakfı’na ait yıkılacak menzil arsasının keşfi
Sâbıkan şeyhülislâm ve müfti’l-enâm iken vallâhu yed‘û ilâ dâri’s-selâm da‘vetine icâbet ve mürg-i rûh-ı pür-fütûhları kafes-i tenden tayerân ve gülzâr-ı rahmete isâbet eden Esad Efendi merhûmun kerîme-i muhteremeleri kıdvetü’l-muhadderât umdetü’l-muvakkarât Rukiye Hâtun tarafından husûs-ı âti’z-zikre vekîl olup hasm-ı câhid mahzarında müşârün-ileyhâyı ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan Hasan Efendi b. el-Hâc Ali ve Ahmed Efendi b. Cafer şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite olan Osman Çavuş b. Yahya mahfil-i kazâya gelip takrîr-i kelâm ve bast-ı merâm edip medîne-i Hazret-i Ebî Eyyûb el-Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-mahallâtından Yunus Paşa mahallesinde vâki‘ hazret-i mûmâ-ileyh vakfına beher sene kırk akçe mukāta‘a ile merhûm Emin Mustafa Çelebi vakfı’ndan icâre-i mu‘accele ve yevmî üç akçe ücret-i müeccele ile müvekkile-i müşârün-ileyhâ Rukiye Hâtun tasarrufunda olup bir tarafdan İbrahim Çavuş mülkü ve bir tarafdan Kasım Paşa vakfı ve bir tarafdan bahr ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ve sâbıkan üç fevkānî oda ve dehliz ve deryâ üzerinde iki mahzen olmak üzre tarh olunup hâlen bi’l-külliye müşrif ile’l-harâb olan vakıf menzil vechen mine’l-vücûh kābil-i intifâ‘ olmamağla hedm olunmak lâzım gelmeğin savb-ı şer‘-i kavîmden üzerine varılıp nukzu tahmîn-i sahîh ile tahmîn ve takvîm ve arsası dahi mesâha olunmak taleb ederler dedikde bi’l-fi‘l nâibimiz olup mahkeme-i şerîfede icrâ-yı ahkâm-ı şer‘iyye eden fahrü’l-kuzât zahrü’l-vülât Mehmed Efendi b. Osman ve mahkeme-i şerîfe kâtiblerinden mevlânâ Abdülkādir Efendi b. Mehmed irsâl olunup onlar dahi Hâssa mi‘mârlardan üstâd Mehmed b. Abdullah ve bi’l-fi‘l evkāf-ı mezbûre mütevellîsi olan Halil Halîfe b. Mehmed ve sâir ebniye ve sukūfa vukūfu olan bî-garaz müslümanlar ile menzil-i mezbûrun üzerine varıp keşf ve müşâhede eylediklerinde menzil-i merkūm bi’l-külliye harâb ve mâil-i türâb olup kābil-i intifâ‘ olmadığı mukarrer ve muhakkak olmağın mi‘mâr-ı merkūm mütevellî-i mezbûr ve sâir müslimîn mahzarlarında menzil-i mezbûrun arsasını mesâha eyledikde bennâ zirâ‘ı ile tûlen yirmi yedi ve arzen yirmi beş bi hesâb-ı şatrancî altı yüz yetmiş beş zirâ‘ olup ve yine mi‘mâr-ı mezbûr ve sâir erbâb-ı vukūf menzil-i mezbûrun nukzunu dahi tahmîn-i sahîh ile tahmîn ve takvîm eylediklerinde ber vech-i maktû‘ altı bin akçe kıymet takvîm edip vech-i muharrer üzre ittifâk ve ittihâd eylediklerini mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr, ba‘dehû her biri gelip zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olan müslimîn ile meclis-i şer‘de inhâ ve takrîr etmeğin mâ hüve’l-vâki‘ gıbbe’t-taleb ketb ve imlâ olundu. Hurrire fi’l-yevmi’l-ışrîn min Şevvâli’l-mükerrem li sene seb‘a ve erba‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-müderrisîn Mehmed Efendi, Receb Efendi b. Abdi, Hüseyin Efendi b. Ali, Mehmed Halîfe b. Bayram, Bayram b. Ferhad, Mustafa Çelebi b. Yusuf, Mustafa b. Receb, Ahmed Halîfe b. İbrahim, İbrahim Halîfe b. Ebûbekir, Mustafa Çelebi b. Mehmed Sâ‘atî, Veli Halîfe b. Abdünnebi, Kenan Halîfe b. Şaban, Şaban Halîfe b. Kenan.
|