.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 37 Numaralı Sicil (H. 1047 / M. 1637 - 1638)
cilt: 25, sayfa: 379
Hüküm no: 489
Orijinal metin no: [79a-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mehmed Bey b. Abdullah’ın kardeşi Ahmed ile ortaklaşa kullandıkları menzil ve arsayı bölüştüğü

Havâss-ı Refî‘a kazâsı müzâfâtından Hasköy mahallâtından Ke[çe]ciler mahallesinde sâkin Mehmed Bey b. Abdullah nâm kimesne meclis-i şer‘a gelip takrîr-i kelâm edip mahalle-i merkūmede vâki‘ bir tarafdan merhûm Ganîzâde Efendi bahçesi ve bir tarafdan David oğlu Yahuda mülkü ve bir tarafdan zimmî mezarı ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd iki bâb tahtânî beyti ve iki dehlizi ve bir matbahı ve bir kileri ve iki ahırı ve iki bi’r-i mâyı ve sokak kapısı kurbunda vâki‘ bir bâb tahtânî odayı ve zât eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi ve kenîfi ve cüneyneyi müştemil olup karındaşım Ahmed Bey nâm kimesne ile ale’l-iştirâki’s-seviy mülkümüz olan menzilin üzerine bundan akdem taraf-ı şer‘den nâib ve mi‘mâr getirip taksîm ettirmişidik lâkin kısmet-i âdile ile olunmamağla bana gadr olmuşdur hâlâ savb-ı şer‘den tekrâr üzerine varılıp kısmet-i âdile ile kısmet olunmak matlûbumdur dedikde cânib-i şer‘den mevlânâ Mustafa Efendi irsâl olunup ol dahi Hâssa mi‘mârlardan üstâd el-Hâc Hasan b. Ömer ve Kara Mehmed b. Abdullah ve zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî olan müslimîn ile menzil-i mezkûrun üzerine varılıp mukaddemâ kısmet olundukda, merhûm Ahmed Bey’in hissesine ta‘yîn olunan bir bâb tahtânî beyti ve dehlizi ve matbahı ve altında ahırı ve cüneyne ve kenîfi ve sokak kapısı kurbunda vâki‘ bir bâb tahtânî odayı ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi müştemil menzil mesâha olundukda, tûlen yirmi, arzen dokuz bi hesâb-ı şatrancî yüz seksen zirâ‘ arsa üzerinde olan mârrü’z-zikr bir bâb tahtânî beyt ve dehliz ve matbahın binâsı arsası ile beher zirâ‘ yüzer akçeden cem‘an on sekiz bin akçe ve zikr olunan tahtânî beytin önünde vâki‘ tûlen yirmi iki buçuk arzen dokuz bi hesâb-ı mezbûr iki yüz iki buçuk zirâ‘ arsa-i hâliye beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an iki bin yirmi beş akçe ve tûlen on bir buçuk arzen beş, bi hesâb-ı mezbûr elli yedi buçuk zirâ‘ cüneyne beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an beş yüz yetmiş akçe ve kenîf ve duvar ve kapı arası ve merdiven arsası tûlen dokuz arzen beş bi hesâb-ı mezbûr kırk beş zirâ‘ olup beher zirâ‘ cümle binâsı ile altışar akçeden cem‘an iki bin iki yüz elli akçe ve orta kapıdan sokak kapısına varınca tûlen kırk üç arzen dokuz bi hesâb-ı mezbûr üç yüz seksen yedi, arsa-i hâliye beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an üç bin sekiz yüz akçe ve kesme kaya tarafında vâki‘ tûlen ve arzen kırk üç zirâ‘ taşdan duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden yetmiş beş akçe ve zikr olunan arsa-i hâliyenin bahçe tarafında vâki‘ tûlen kırk altı kadden iki bi hesâb-ı mezbûr doksan iki zirâ‘ taşdan sed duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an iki bin üç yüz akçe ve tûlen elli sekiz arzen yirmi altı bi hesâb-ı mezbûr bin beş yüz sekiz zirâ‘ mârrü’z-zikr bahçe her bir zirâ‘ onar akçeden cem‘an on beş bin seksen akçe ve bahçe-i merkūmun tarîk-i âm tarafında vâki‘ tûlen otuz yedi, kadden beş, bi hesâb-ı mezbûr seksen beş zirâ‘ mârrü’z-zikr bahçe beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an dört bin altı yüz yirmi beş akçe ve zikr olunan bahçenin yukarı tarafında menzile muttasıl künk altı olup tûlen on, arzen iki bi hesâb-ı mezbûr yirmi zirâ‘ arsa beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an iki yüz akçe ve tûlen yine on, arzen iki bi hesâb-ı mezbûr yirmi zirâ‘ taşdan sed duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an beş yüz akçe ve mârrü’z-zikr ahır içinde vâki‘ tûlen onar, kadden iki bi hesâb-ı mezbûr yirmi yedi buçuk taşdan sed duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an altı yüz seksen yedi akçe ve sokak kapısı kurbunda vâki‘ tûlen dokuz arzen beş buçuk bi hesâb-ı mezbûr kırk dokuz buçuk arsa üzerinde olan sâlifü’z-zikr bir bâb tahtânî odanın binâsı arsası ile beher zirâ‘ sekiz akçeden cem‘an üç bin dokuz yüz altmış akçe ve on kulaç bi’r-i mâ iki bin beş yüz akçe hesâb-ı merkūm üzre merkūm Ahmed Bey’in hissesi cem‘an elli yedi bin beş yüz yetmiş yedi akçe ve kısmet-i mezbûrede merkūm Mehmed Bey’in hissesine ta‘yîn olunan bir bâb tahtânî beyti ve önünde [de]hlizi ve bir kileri ve bir harâbe köşkü ve bir ahırı ve bi’r-i mâyı ve zât eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi müştemil olan menzil mesâha olundukda tûlen yirmi, arzen on bi hesâb-ı mezbûr iki yüz yirmi zirâ‘ arsa üzerinde olan mârrü’z-zikr bir bâb tahtânî beyt ve dehliz ve kilerin binâsı arsası ile beher zirâ‘ yüz ellişer akçeden cem‘an otuz üç bin akçe ve zikr olunan harâbe köşkün maklû‘an altı yüz akçe ve zikr olunan tahtânî beytin önünde vâki‘ tûlen on sekiz buçuk arzen yirmi bi hesâb-ı mezbûr elli altı zirâ‘ taşdan sed duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an bin dört yüz akçe ve yine mârrü’z-zikr cüneynenin yukarı tarafında vâki‘ tûlen ve kadden sekiz zirâ‘ taşdan duvar beher zirâ‘ yirmişer akçeden cem‘an [79b] iki yüz akçe ve yine zikr olunan cüneynenin tarîk-i hâs tarafında vâki‘ tûlen altı kadden iki bi hesâb-ı mezbûr on iki zirâ‘ taşdan sed duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an üç yüz akçe ve tûlen yirmi yedi buçuk arzen on sekiz bi hesâb-ı mezbûr dört yüz seksen altı zirâ‘ bahçe beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an dört bin sekiz yüz altmış akçe ve zikr olunan bahçenin tarîk-i âm tarafında vâki‘ tûlen yirmi yedi buçuk kadden beş bi hesâb-ı mezbûr otuz yedi buçuk zirâ‘ taşdan duvar beher zirâ‘ yirmi beşer akçeden cem‘an üç bin dört yüz yedi akçe ve on üç buçuk kulaç bi’r-i mâ üç bin üç yüz yetmiş beş akçe ve zikr olunan bahçenin yukarı tarafında menzile muttasıl tûlen yirmi yedi buçuk ve kadden iki bi hesâb-ı mezbûr elli beş zirâ‘ arsası beher zirâ‘ onar akçeden cem‘an beş yüz elli akçe hesâb-ı mezbûr üzre mezbûr Mehmed Bey’in hissesi dahi cem‘an elli iki bin dokuz [yüz] doksan yedi akçe olduğuna merkūmân mi‘mâr el-Hâc Hasan ve Kara Mehmed ve sâir ebniye ve sukūfa vukūf ve şu‘ûru olan bî-garaz müslimîn icmâ‘ ve ittifâk ettiklerinden sonra mezbûr Ahmed Bey’in hissesine zam olunmak lâzım gelip lâkin ebniyeden ifrâz ve zam mümkün olmamağın, mezbûr Mehmed Bey’in vech-i meşrûh üzre merkūm Ahmed Bey’in hissesine ta‘yîn olunan mikdârdan iki bin iki yüz doksan akçe kıymetli hisse-i şâyi‘asını, meclis-i mezbûrda tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile iki bin iki yüz doksan akçeye merkūm Ahmed Bey’e bey‘ ve teslîm-i şer‘î edip ol dahi vech-i muharrer üzre iştirâ ve kabûl ve tesellüm edip semeni olan meblağ-ı mezbûr iki bin iki yüz doksan akçeyi yedinden ahz ve kabz eylediğini mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr, ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihî ihbâr ve takrîr etmeğin mâ hüve’l-vâki‘ gıbbe’t-taleb ketb olundu. Hurrire fî evâsıtı Zilka‘deti’ş-şerîfe li sene seb‘a ve erba‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Efendi b. Ramazan, Mustafa Efendi b. ( ), Mehmed Bey b. Ahmed, Bayram b. Veli, Mustafa b. Abdullah, Mehmed b. Mustafa, Mustafa b. Yakub, Veli b. Abdullah.