|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 37 Numaralı Sicil (H. 1047 / M. 1637 - 1638) cilt: 25, sayfa: 404 Hüküm no: 526 Orijinal metin no: [84(2)a-3] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fâtıma bt. Ahmed’den miras evin varislerin tarafından satıldığı
Medîne-i Hazret-i Ebî Eyyûb el-Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-mahallâtından Davud Ağa mahallesinde sâkine iken bundan akdem müteveffât olan Fâtıma bt. Ahmed’in verâseti zevc-i metrûkü Ali b. Abdullah ve sadrî oğulları Mehmed ve Ahmed’e münhasıra olup kable’l-kısme mezbûr Mehmed dahi müteveffâ olup verâseti zevce-i metrûkesi Meryem bt. Abdullah nâm hâtuna ve sulbî oğlu Süleyman’a münhasıra olduğu müte‘ayyin ve menzil-i âti’z-zikrin bi tarîki’l-münâsaha tashîh olunan altmış dört sehimden on altı sehmi mezbûr Ali’ye ve yirmi dört sehmi mezbûr Ahmed’e ve üç sehmi mezbûre Meryem’e ve yirmi bir sehmi mezbûr Süleyman’a isâbet eylediği şer‘an mütebeyyin oldukdan sonra mezbûr Ali asâleten ve mezbûr Süleyman dahi kendi tarafından asâleten ve zevcesi mezbûre Meryem tarafından bey‘-i âti’z-zikre ve kabz-ı semene vekîl olup hasm-ı câhid mahzarında mezbûre Meryem’i ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan Selim Halîfe b. Veli el-Müezzin ve Mehmed Çelebi b. Muharrem şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite oldukdan sonra vekâleten mahfil-i kazâda işbu hâmilü’l-kitâb merkūm Ahmed mahzarında her biri takrîr-i kelâm edip mûrisimiz müteveffât-ı mezbûre Fâtıma’nın mülkü olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan ba‘zan mezbûre Meryem mülkü ve ba‘zan peremeci Ali mülkü ve bir tarafdan vakıf menzil ve bir tarafdan Davud Halîfe b. Mehmed mülkü ve bir tarafdan mezbûr Süleyman mülkü ve ba‘zan tarîk ile mahdûd iki bâb tahtânî ve bir sofayı ve bi’r-i mâyı ve eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire muhavvatayı müştemil olan menzilden bi tarîki’l-münâsaha bize ve mezbûre Meryem’e intikāl eden kırk sehim hisse-i şâyi‘amızı mezbûr Ahmed’e tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bin dokuz yüz seksen dört akçeye bey‘ ve teslîm edip ol dahi vech-i meşrûh üzre iştirâ ve tesellüm eyledikden sonra mezbûr Ali semen-i mezbûr bin dokuz yüz seksen dört akçeden benim hakkıma isâbet eden dört yüz doksan altı akçeyi ben ve mezbûr Süleyman dahi benim hisseme isâbet eden altı yüz elli beş akçeyi asâleten ve müvekkile-i mezbûre Meryem hissesine isâbet eden doksan üç akçeyi dahi vekâlet-i şer‘î [ile] mezbûr Ahmed yedinden bi’t-tamâm ahz ve kabz eyledik. Ba‘de’l-yevm menzil-i mezbûrda benim ve merkūme Meryem’in alâka ve medhali kalmayıp cümlesi mezbûr Ahmed’in mülk-i müşterâsı olmuşdur. Keyfe mâ yeşâ’ ve yahtâr mutasarrıf olsun dediklerinde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Tahrîren fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min Zilka‘deti’ş-şerîfe li sene seb‘a ve erba‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Hasan Efendi b. Ahmed Efendi, Davud Halîfe b. Ahmed el-Müezzin, Fahrü’l-müderrisîn Ahmed Efendi, Abdurrahman Çelebi b. Habib el-Hammâmî, Mehmed b. Ali, Hasan b. Hüseyin, Mustafa b. Ahmed, Mustafa b. Veli.
|