.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 3 Numaralı Sicil (H. 1077 / M. 1666 - 1667)
cilt: 17, sayfa: 262
Hüküm no: 282
Orijinal metin no: [36a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ahmed Çelebi b. Sefer’in vakıf arsası üzerindeki eski evi yeniden yaptığı ve evin değerinin belirlenmesi

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde bu fakīr hâssa mi‘mârlarından üstâd Mustafa Halîfe b. Ali ile Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Kostantıniyye el-mahmiyye mahallâtından Akseki mahallesinde vâki‘ menzil-i âti’z-zikre varıp zeyl-i rakīmde isimleri terkīm olunan udûl-i müslimîn ve ricâl-i muvahhidîn mahzarlarında akd-i meclis-i şer‘-i mübîn olundukda mahalle-i mezbûrede vâki‘ mescid-i şerîf ve ma‘bed-i latîfde bi’l-fi‘l müezzin olan fahrü’l-akrân Mehmed Çelebi b. Ali nâm kimesne meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip merhûm Dal Mehmed Efendi nâm sâhibü’l-hayrın gallesi zikr olunan mescid-i şerîfde müezzin olanlara meşrût vakf-ı lâzım ile vakfı olan mahalle-i mezkûrede vâki‘ bir tarafdan ba‘zen mescid-i şerîf-i mezkûrda imâm olanlara meşrûta vakf menzil ve ba‘zen mescid-i şerîf-i mezkûr ve bir tarafdan ba‘zen yine mescid-i şerîf-i merkūmda imâm olanlara meşrûta vakıf menzil ve ba‘zen mescid-i şerîf-i mezkûrda müezzin olanlara meşrûta âhar vakıf menzil ve bir tarafdan haffâf Mehmed Çelebi mülkü ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd olan işbu menzil mürûr-ı eyyâm ve kürûr-ı a‘vâm ile harâb olup bir vechile kābil-i süknâ olmamağla müceddeden binâ olunmak lâzım geldikde cânib-i vakıfda binâya müsâ‘ade olmamağın re’y-i hâkim ile Mesih Paşa câmi‘-i şerîfi ve ma‘bed-i latîfinde müezzin olup menzil-i mezkûrun bi’l-fi‘l mütevellîsi olan Ahmed Çelebi b. Sefer nâm kimesne kendi malım ile mülküm olmak üzre nefsim için müceddeden binâya bana izin vermeğin menzil-i mezkûrun arsasının ecr-i misli tahmîn-i sahîh ile tahmîn olundukdan sonra üzerinde olan nukz-ı mevcûdu dahi tahmîn ve takvîm olunmak matlûbumdur dedikde mi‘mâr-ı mezbûr mütevellî-i merkūm Ahmed Çelebi mahzarında evvelâ menzil-i mesfûrun arsasını mesâha eyledikde tûlen ve arzen bi hesâb-ı terbî‘î ( ) zirâ‘ olduğu müte‘ayyin oldukda ecr-i misli beher yevm ancak birer akçedir deyû ve tûlen ve arzen bi hesâb-ı mezbûr doksan buçuk zirâ‘ sakf nukzunun her zirâ‘ı on beşer akçeden bin üç yüz elli yedi akçe ve üç bartındır ki on beşer akçeden kırk beş akçe ve iki dolap nukzu kırk akçe ve dört ağaç parmak pencere nukzu seksen akçe ve bir ocak nukzu altmış akçe ve iki billur cam yirmi akçe ve bir mikdâr kerpiç dolma duvar nukzu yüz akçe cem‘an bin yedi yüz iki akçedir ziyâde değildir deyû mi‘mâr-ı mezbûr ile müslimîn-i mezkûrîn icmâ‘ ve ittifâk ettiklerinde mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’r-râbi‘ aşer min Cumâdelâhire li sene seb‘a ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Yusuf Efendi b. Abdülmennân el-İmâm, es-Seyyid Kemaleddin b. es-Seyyid Ahmed, Mustafa Ağa b. Mehmed, el-Hâc Kenan b. Abdullah, Mehmed Ağa b. Mehmed, Hüseyin Çelebi b. Hasan.