|
Bab Mahkemesi 3 Numaralı Sicil (H. 1077 / M. 1666 - 1667) cilt: 17, sayfa: 263 Hüküm no: 283 Orijinal metin no: [36a-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
el-Hâc Hüseyin b. Mehmed’in vakfa ait evinin mutfağı üzerine yaptığı tahta-bendin yandaki iplikçi bodrumuna zararı olmadığı
El-emru kemâ zükire fîhi nemekahu’l-fakīru ileyh sübhânehû ve te‘âlâ Ahmed el-Keşşâf bi medîneti Kostantıniyye el-mahmiyye -ufiye anhu- Husûs-ı âti’l-beyânı mahallinde istimâ‘ ve tahrîr için buyruldu-yı şerîf vârid olmağın bu fakīr hâssa mi‘mârlarından üstâd Mustafa b. Ali ve üstâd Eyyûbî Ali Beşe b. Abdullah ve üstâd Hüseyin Beşe b. Abdullah ve üstâd Bursevî Mehmed b. Ali Beşe b. Abdullah ve zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî olan müslimîn mahmiye-i İstanbul’da Peykhâne kurbunda Kule mahallesinde vâki‘ merhûm Kösec Sinan Ağa vakfı’ndan olup lede’l-ahâlî ve’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd iplik bodrumunun üzerine varıp akd-i meclis-i şer‘-i şerîf olundukda yine vakf-ı mezbûrdan olup üç tarafdan vakf-ı mezbûr ve bir tarafdan tarîk-i hâs ile mahdûd fevkānî ve tahtânî icâre-i mu‘accele ve müeccele-i ma‘lûmeteyn ile menzilin mutasarrıfı olan işbu bâ‘isü’l-kitâb el-Hâc Hüseyin b. Mehmed nâm kimesne meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda vakf-ı mezbûr mütevellîsi Yusuf Ağa b. Abdullah tarafından kāimmakām-ı mütevellî olan vakf-ı mezbûr câbîsi Siyavuş Bey b. Abdullah huzûrunda zikr olunan bodrumda iplikçi tâifesinden İbrahim Beşe b. el-Hâc Ahmed ve Şaban Bey b. Resul ve el-Hâc Mehmed b. Receb ve el-Hâc Mehmed b. Ahmed ve ibrişimci Ali Beşe ve Veli b. Mehmed nâm kimesneler mahzarlarında takrîr-i kelâm edip sâkin olduğum menzilim ( ) üzre olmağla fevkānî odanın önünde vâki‘ matbahım üzerine esbâb serecek bir tahta-bend binâ murâd eylediğimde zikr olunan bodrum ile mâbeynimizde âhar kimesnenin bir tahtânî menzili olduğundan mâ‘adâ bennâ zirâ‘ı ile yirmi zirâ‘ fâsıla var iken mezbûrdan bana senin binâ edeceğin tahta-bende bizim bodrumumuzun bacaları mukābelesinde olmağla ziyâsına mâni‘ olur deyû benimle mu‘âraza edip binâma mâni‘ olurlar hâlâ mezbûrûnun muvâcehelerinde ba‘de’n-nazar bî-vech mu‘ârazadan men‘e mezbûrûna tenbîh, bana binâya izin taleb ederim dedikde mezbûrûn mi‘mârlar ve sâir bî-garaz müslimîn nazar eylediklerinde fi’l-vâki‘ mezbûr el-Hâc Hüseyin’in binâ edeceği tahta-bend tûlen yirmi zirâ‘ zikr olunan bodrumun pencerelerinden ba‘îd olup ve ziyâsına dahi mâni‘ değildir deyû icmâ‘ ve ittifâk eylediklerinden sonra mûcebince mezbûrûn İbrahim Beşe ve Şaban Bey ve el-Hâc Mehmed’e ve diğer el-Hâc Mehmed ve ibrişimci Ali Beşe ve Veli b. Mehmed bî-vech mu‘ârazadan men‘ olundukdan sonra mezbûr el-Hâc Hüseyin’e zikr olan tahta-bend binâya cânib-i şer‘den izin verildi mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâdis ve’l-ışrîn min Cumâdelâhire.
Şuhûdü’l-hâl: Süleyman Efendi b. Şeyh Ali, Mustafa Efendi b. ( ), Yusuf Beşe b. ( ), Ahmed b. Fazlı.
|