|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662) cilt: 28, sayfa: 117 Hüküm no: 90 Orijinal metin no: [19b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed Bey b. Abdullah’ın Kiremitçi Süleyman Vakfı’na olan borcunu ödemesi
Medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî -dâme fî rıdvâni’l-Bârî-’de Kiremitçi Süleyman mahallesi sâkinlerinden olup yine Kiremitçi Süleyman evkāfı’na bi’l-fi‘l mütevellî olan Mehmed Çelebi b. Ahmed meclis-i şer‘de Mehmed Bey b. Abdullah nâm bevvâb-ı sultânî mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip târih-i kitâbdan yirmi sekiz ay mukaddem mâl-ı vakf-ı mezbûrdan onu on bir buçuk hesâbı üzre mezbûr Mehmed Bey benim yedimden otuz kıt‘a esedî guruş istirbâh ve kabz edip ben dahi ber minvâl-i muharrer irbâh ve teslîm üzerine ilzâm-ı ribh-i şer‘î etmiş iken, hâlâ otuz kıt‘a esedî guruş asıl ve yirmi sekiz ayda müctemi‘ bi hesâb-ı merkūm on buçuk esedî ki cem‘an kırk buçuk esedî guruş vakf-ı mezbûr için medyûn Mehmed Bey’den taleb eylediğimde teslîmden imtinâ‘ eder hâlâ suâl olunup alıverilmek matlûbumdur deyicek gıbbe’s-suâl mezbûr Mehmed Bey cevâbında fi’l-hakīka yirmi sekiz ay mukaddem mütevellî-i mezbûrdan mâl-ı vakf-ı mezbûrdan olmak üzre otuz esedî guruşu alıp kabz edip mukābelesinde yüz elli dirhem bir sîm buhurdân ve yüz elli dirhem bir sîm gülâbdân ve iki yüz dirhem bir sîm tepsi mütevellî-i mezbûr yedine [20a] rehin vaz‘ ve teslîm, ol dahi irtihân ve tesellüm edip üzerime ilzâm-ı ribh-i şer‘î etmemişdir deyicek isre’l-istintâk mütevellî-i mezbûr zikr olunan rehni kabzını inkâr ile cevâb vericek evvelâ mütevellî-i mezbûrdan meblağ-ı mezbûr medyûn-ı merkūm üzerine ilzâm-ı ribh-i şer‘î olunduğu[nu] mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i ricâlden Mustafa Çelebi b. Ebûbekir ve diğer Mustafa Çelebi b. Pervâne li ecli’ş-şehâde makām-ı kazâya hâzırân olup istişhâd olunduklarında, fi’l-vâki‘ yirmi sekiz ay mukaddem mezbûr Mehmed Bey mâl-ı vakf-ı mezbûrdan olmak üzre mütevellî-i mezbûr otuz esedî guruş onu on bir buçuk hesâbı üzre istirbâh ve kabz edip ol dahi vech-i muharrer üzre irbâh ve teslîm ve bizim huzûrumuzda üzerine ilzâm-ı ribh-i şer‘î etmişdir biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olmağın mârrü’z-zikr kırk buçuk esedî guruş mâl-ı vakf mütevellî-i mezbûra edâ ve teslîm mezbûr Mehmed Bey’e ba‘de’t-tenbîh rehn-i mezkûru mütevellî-i [mezbûra] teslîmini mübeyyine beyyine taleb olundukda, ityân-ı beyyineden izhâr-ı aczile istihlâf etmeğin zikr olunan buhurdân ve gülâbdân ve tepsi cem‘an beş yüz dirhem gümüşü medyûn mezbûr Mehmed Bey yedinden rehin olmak üzre ahz ü kabz etmediğine mütevellî-i mezbûra yemîn teklîf olundukda ol dahi alâ vefki’l-mes’ûl yemîn billâh etmeğin Mehmed Bey bî-vech ta‘arruzdan men‘ birle mâ hüve’l-vâki‘ kayd şüd. Fi’l-yevmi’l-âşir min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene isneteyn ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Hasan Çelebi b. Mustafa, Ebûbekir Dede b. Hasan, Mahmud Beşe b. Habib, Hüseyin b. Tayyib, Hasan el-Muhzır ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.
|