.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662)
cilt: 28, sayfa: 147
Hüküm no: 130
Orijinal metin no: [28b-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Arnavud Belgradı’ndan Hasan’ın ölen nakkaş Mehmed’in vârisi olduğunun anlaşılması

Vilâyet-i Rumeli’nde Arnavud Belgradı kazâsı a‘mâlinden Drenova nâm karyede sâkin Hasan b. ( ) nâm kimesne tarafından muhallefât-ı âti’z-zikri taleb ve da‘vâya vekîli olan Sefer Ağa nâm kimesne yedinden kazâ-i mezbûrede bi’l-fi‘l kadı olan Mevlâ Yusuf Efendi b. Ali imzâsıyla mümzâ ve hatmi ile mahtûme li sene isneteyn ve seb‘în ve elf şehri Rebî‘ulâhir’i evâhiri ile müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnunda udûl-i müslimînden Süleyman b. Hüseyin b. Abdullah ve Mustafa b. Abdullah nâm kimesneler müvekkil-i mezbûrdan tarîka-i şer‘iyye üzre da‘vâ-yı sahîh-i şer‘iyye ve istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra şöyle edâ-i şehâdet eylediklerinde mahmiye-i Kostantıniyye hısnı ebvâbından Yenikapı hâricinde el-Hâc Mahmud mahallesinde sâkin iken bundan akdem fevt olup muhallefâtı beytülmâl emîni yedinde mazbût olan nakkaş Mehmed müsteşhid-i mezbûr Hasan’ın sulbî oğludur, verâseti babası müsteşhid-i mezbûr Hasan’a münhasırdır, gayrı vârisi olduğu ma‘lûmumuz değildir, bu husûsa şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerini ve müsteşhid-i mezbûr Hasan merkūm Sefer Ağa’yı tevkîl, ol dahi kabûl eylediğini mevlânâ-yı mezbûr inhâ etmeğin târih-i mezbûrda Küçük Hâslar zâbiti olup müteveffâ-yı mezbûrun muhallefâtının selâse-i erbâ‘ına vaz‘-ı yedi ikrâr ile sâbit olan Murad Beşe b. Abdullah mahfil-i kazâya ihzâr ve mahzarında nakl-i mezbûr feth ve kırâat olundukda, mezbûr Murad Beşe mezbûr nakkaş Mehmed fevt oldukda, zâhirde zevcesi hâzır bi’l-meclis Müyesser nâm hâtundan gayrı vârisi olmamağla muhallefâtının selâse-i erbâ‘ını beytülmâl için kabz eylemişimdir deyû ikrâr, lâkin nakl-i mezkûrun vürûdunu münkir olıcak, vekîl-i mezbûrdan nakl-i mezkûr mevlânâ-yı mezbûrdan vürûduna beyyine taleb olundukda, zeyl-i kitâbda esâmîsi mastûr olan şuhûd-ı tarîkden Ali b. Yusuf ve Hasan b. Aydın nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup gıbbe’l-istişhâd fi’l-hakīka kitâb-ı mezbûr kasaba-i mezbûrda bi’l-fi‘l kadı olan mevlânâ-yı mezbûr Yusuf Efendi’nin kitâbıdır hat ve hatmi kendinindir ve mazmûn-ı kitâb-ı merkūm dahi bizim huzûrumuzda sâbit olmuşdur. Biz dahi bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de ri‘âyet-i şerâiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle müvekkil-i mezbûrun verâsetine hükm olunup mâ hüve’l-vâki‘ kayd şüd. Fi’l-yevm şehri Ramazâni’l-mübârek li sene isneteyn ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Muharrir-i makāl Mehmed Efendi b. Hasan, Mehmed Beşe Çukadâr, Hamza Efendi nâib-i recül, Hüseyin b. Hasan ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.