|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662) cilt: 28, sayfa: 173 Hüküm no: 164 Orijinal metin no: [35b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fahrî Sultan’ın köle ve câriyelerini âzat etmesi
Tahakkuk-ı özr-i şer‘î ile husûs-ı âti’l-beyânı mahallinde ketb ve tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şerî‘at-ı mutahharadan mevlânâ Sâlih Mehmed Efendi b. Mehmed irsâl olunup zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî cemâ‘at-i müslimîn ile medîne-i hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-’de Debbâğlar Deresi demekle meşhûr mahalde sâkine olup kıdvetü’l-muhadderât zübdetü’l-muvakkarât tâcü’l-mestûrât aliyyetü’z-zât safiyyetü’s-sıfât Fahrî Sultan bt. el-merhûm el-mağfûr ed-darrâc ilâ medârici rahmeti Rabbihi’l-gafûr Sultan Murad Hân -eskenehu’llâhu te‘âlâ fî a‘le’l-cinân- hazretlerinin sa‘âdet-hânelerine varılıp akd-i meclis-i şer‘-i şerîf eyledikde sultân-ı müşârün-ileyhâ meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda ikrâr-ı tâmm ve takrîr-i kelâm edip işbu dünyâ-yı denî bî-sebât ve bî-bekā olup sıhhatinin âkıbeti mevt, devletinin ahırı fevt, na‘îmi zıll-ı zâ’il, mukīmi za‘îf-i râhil olduğuna âlime ve câzime olduğundan mâ‘adâ, küllü nefsin zâ’ikatü’l-mevt ve küllü hayyin yülâkīhi’l-fevt mefhûmu dahi ma‘lûmum olmağla işbu âlem-i fenâ ve şuhûddan menzil-i bekā ve hulûda rıhlet etmezden mukaddem ba‘zı sadakāt-ı mebrûre inşâsına niyet ve muzâfen ilâ mâ ba‘de’l-mevt şöyle vasiyyet eyledim ki bi irâdeti’llâhi’l-meliki’l-Müte‘âl ben bu âlem-i fenâdan sarây-ı bekāya intikāl ve irtihâl eylediğimde silk-i mülk-i sahîhimde münselik bulunan abd-i memlûk ve cevârî-i memlûkemin küllîsi malımdan âzâde olup sâir ahrâr-ı asliyyîn ve harâir-i asliyyât gibi hür ve hürre olsunlar ve cümle malike olup ism-i mâl ıtlâk olunan esvâb ve eskālim sultân-ı selâtîn-i zamân hemser-i sâye-i sübhân hülâsatü’l-mâi ve’t-tîn halîfe-i resûl-i Rabbü’l-âlemîn pâdişâh-ı âlem-penâh -ebbede’llâhu te‘âlâ devletühû ve ibkāhu- hazretlerinin re’y-i şerîf-i âlem-ârâlarıyla cümle-i utekā ve atîkalarım beyninde tevzî‘ olunup kemâl-i keremlerinden vasiyyetimi tecvîz buyurup indillâhi te‘âlâ nâ’il-i ecr-i cezîl ve sevâb-ı cemîl ihrâz buyuralar ve tenfîz-i vasiyyet için işbu hâmilü’l-kitâb mefharü’l-e‘âlî ve’l-e‘âzim câmi‘ü’l-me‘âlî ve’l-mekârim Sultanzâde Süleyman Bey b. el-merhûm Davud Paşa vasiyy-i muhtâr nasb ve ta‘yîn eyledim deyû buyurduklarında anlar dahi vesâyet-i mezbûreyi kabûl ve hıdemât-ı lâzımesini edâya müte‘ahhid olmağın vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr, ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ cerâ’l-ibtigā kayd şüd. Fi’l-yevmi’s-sâmin min şehri Ramazâni’l-mübârek li sene isneteyn ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-akrân Mustafa Ağa b. Ahmed Çorbacı, Reyhan Ağa b. Ali Reis-i bevvân-ı sultân-ı müşârün-ileyhâ, Şaban Bey Ser-bölük, İbrahim b. Yakub, Hüseyin Çelebi b. Ali ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.
|