|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662) cilt: 28, sayfa: 394 Hüküm no: 415 Orijinal metin no: [90a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hacı Hüseyin b. Abdullah’ın bahçıvan Mustafa b. Abdullah tarafından bıçakla yaralanması
Mahmiye-i İstanbul hısnı ebvâbından Yenikapı hâricinde Merkez Efendi mahallesinde sâkin bâ‘isü’l-kitâb el-Hâc Hüseyin b. Abdullah nâm mecrûh, yine ol semtde bahçevân olan Mustafa b. Abdullah nâm kimesneyi Hâslar zâbiti mübâşeretiyle meclis-i şer‘a ihzâr ve mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip mezbûr Mustafa zimmetinde yedimden müşterâ hasır bahâsından dört guruş hakkım olmağla târih-i kitâbdan bir gün mukaddem semtden birkaç kimesneler ile bostandan hıyar almak için mezbûr Mustafa bahçesi semtine vardığımızda, mezbûr Mustafa’nın kapısını dak edip akçemi taleb eylediğimde mezbûr beni bahçesine da‘vet ben dahi içeri girdiğimde bahçe-i mezbûrda birkaç kimesneler birkaç nâ-mahrem avratlar ile oturup şürb-i hamr ve fısk ederler görüp zâbite eyü şikâr dediğim için mezbûr Mustafa ve ol kimesneler kalkıp varsak [ve] bıçak ve sopa ile beni bi gayri hakkın darb ve mecrûh etmişlerdir hâlâ suâl olunup ihkāk-ı hak olunmak matlûbumdur deyicek mecrûh-ı mezbûrun cerâhına nazar olundukda fi’l-hakīka başında altı yerde yarası ve arkasında ve kolunda kara beresi olduğu muhakkak ve mukarrer olmağın gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i ricâlden yine mahalle-i mezbûrede sâkin Sâlih Bey b. Abdullah ve Musli Beşe b. Ali nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde makām-ı kazâya hâzırân olup istişhâd olunduklarında, fi’l-hakīka târih-i mezbûrda ve vakt-i mersûmda müdde‘î-i mezbûr ile ma‘an bostana hıyar almağa vardığımızda, müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Hüseyin merkūm Mustafa’nın kapısını dak ve akçesini taleb eylediğinde ol dahi müdde‘î-i mezbûru içeri da‘vet etmekle içeri girip cüz’î zamândan sonra içeriden bir feryâd zuhûr etmekle biz dahi içeri girip mezbûr Mustafa ve birkaç kimesneler müdde‘î-i mezbûru aşağı alıp varsak ve bıçak ve sopa ile darb ederler görüp hattâ mezbûr Mustafa bizim huzûrumuzda müdde‘î-i mezbûru darb ve başını şec etmeğin ellerinden güçle halâs eylemişizdir biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle olmağın mâ hüve’l-vâki‘ mecrûh-ı mezbûr talebiyle ketb olundu. Fi’l-yevmi’r-râbi‘ aşer min Zilhicceti’ş-şerîfe li seneti isneteyn ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Eş-Şeyh Kemaleddin el-Hindî, sâ‘atî Dede el-Müsâfir, Mehmed Beşe b. Musli, Mehmed b. Mahmud, Mahmud b. Süleyman, İbrahim b. Ahmed, Ali Beşe Çukadâr ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.
|