|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662) cilt: 28, sayfa: 403 Hüküm no: 426 Orijinal metin no: [92a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Bahçe Belgrad köyü ahalisi ile Sinan Bey b. Ali’nin mera davasında sulh oldukları
Havâss-ı Aliyye kazâsına tâbi‘ Terkos âhiyesi a‘mâlinden su nâzırlarına mahsûs olan kurâdan Bahçe Belgrad karye zimmîlerinden Pandazi v. Yorgi ve Sakosta v. Yanaki ve Todoş v. Yanaki ve Panayot v. Yani ve Yani v. Şirdilo ve Dimitri v. Yorgi ve Zafiri v. Yorgi nâm zimmîler ve sâirleri bi isrihim meclis-i şer‘de karye-i mezbûre mer‘âsına mülâsık olan otlağın mutasarrıfı olan Sinan Bey b. Ali nâm cündî mahzarında her biri takrîr-i kelâm ve ifâde-i merâm edip sâlifü’z-zikr Bahçe Belgrad karyesi merhûm cennet-mekân firdevs-âşiyân Sultan Bayezid Hân-ı Velî evkāfı arâzisinden olup hâl-i fetihden bu âna gelince ahâlî-i karye-i mezbûre zabt ve tasarruf ederken mezbûr Sinan Bey zikr olunan mer‘âmız kurbunda olan otlağa mukāta‘a ile mutasarrıf olmağın gâh ve bî-gâh koyunlarını bizim mer‘âmıza geçirip bizim ile nizâ‘ üzre olmağın biz dahi evkāf-ı mezbûre mütevellîsine karyemiz mer‘âsı için senevî mukāta‘a takdîr ettirdip yedimize temessük almak murâdımızdır el-hâletü hâzihî bizim karyemizin merkūm Sinan Bey’in mutasarrıf olduğu otlak cânibinin sınırı evvelâ Yeniköy’e giden tarîk-i âmmın sağ tarafında olan mermer taş, andan Kara Yakub tarlası mukābelesinde yığılan sarı taşlar, andan Sinan Bey tarlası kurbunda olan incirlik andan dereye ki geçidden aşağı cereyân eden sudan mezbûr Sinan Bey, geçidden yukarı cereyân eden sudan biz intifâ‘ ederiz andan Kartaltepe’ye andan Ayas Ağa karyesine giden yol ki İstanbul yoludur, andan Ortapınar’a andan araba yolu ile yine karye-i mezbûreye varırız, zikr olunan hudûd karye-i mezbûr mer‘âsıyla merkūm Sinan Bey’in mutasarrıf olduğu otlak beyninde sınır-ı kadîmdir, hâlâ mezbûr Sinan Bey’den mârrü’z-zikr sınır dâhilinde olan mer‘âmızda alâka ve medhali var mıdır suâl olunup takrîri tahrîr olunmak matlûbumuzdur dediklerinde isre’l-istintâk mezbûr Sinan Bey cevâbında fi’l-hakīka bundan akdem bâlâda zikr olunan tepenin bir cânibinde biz ve bir cânibinde siz mevâşîmizi saky edelim deyû ahâlî-i karye-i mezbûre ile gâh ve bî-gâh nizâ‘ eder idim, hâlâ nizâ‘ ve cidâlden fâriğ oldum, mârrü’z-zikr sınır dâhilinde kat‘â alâka ve medhalim yokdur, zikr olunan zimmîler evkāf-ı mezbûre mütevellîsine mer‘âları için mukāta‘a takdîr ettirdip temessük alıp mer‘âlarına keyfe mâ yeşâ’ûn mutasarrıf olsunlar deyicek vâki‘ hâli merkūmûn zimmîler talebleriyle ketb olundu. Fi’l-yevmi’l-hâmis ve’l-ışrîn min Zilka‘deti’ş-şerîfe sene 1072.
Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Çelebi b. Osman zâbıta-i karye-i mezbûre, el-Hâc İbrahim Ser-bölük, İsmali Çelebi Râh-ı âbî, İsmail Bey el-Bostânî, Receb Beşe b. Kasım, Mehmed Çelebi b. ( ) İmâm, diğer Receb Bey Kethüdâ, Dilâver Muhzır, Yahya Çelebi b. Mehmed, Abdülaziz Çelebi b. Sinan, Musa b. Mustafa, Ali b. Cafer, Mehmed Efendi b. Ahmed.
|