.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 82 Numaralı Sicil (H. 1081 / M. 1670 - 1671)
cilt: 29, sayfa: 38
Hüküm no: 3
Orijinal metin no: [1b-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ali Paşa mahallesi sakinelerinden Tireli Hatice Hatun’un veraset davası

Medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî -dâme fî rıdvâni’l-Bârî-de Ali Paşa mahallesi sâkinelerinden olup bundan esbâk vefât eden Tireli Hatice bt. Ali nâm hâtunun verâseti zevc-i metrûku Mehmed Bey b. Hasan ile li ebeveyn kızkarındaşı Aynişah ve Meryem bintey Abdi’ye münhasıra idiği Abdullah b. Abdullah ve Devlethân b. Mahmud şehâdetleriyle şer‘an sâbite oldukdan sonra mezbûretân Aynişah ve Meryem taraflarından husûs-ı âti’z-zikre vekîl olup [vekâleti] hasm-ı şer‘î-i câhid mahzarında mezbûretânın zâtlarını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân olan Mustafa b. Osman ve Yusuf Efendi b. Mehmed şehâdetleri [ile] şer‘an vekâleti sâbite olan Abdürrezzak b. Ahmed nâm vekîl mahfil-i kazâda müteveffât-ı mezbûre muhallefâtından zikri âti menzile vaz‘-ı yedi ikrârıyla sâbit olan Halil Çelebi b. İbrahim nâm …? ile müteveffât-ı mezbûrun zevci ve eşyâ-i merkūma vâzı‘ü’l-yedi olan bâ‘isü’l-kitâb mezbûr Mehmed Bey mahzarlarında üzerlerine bi’l-vekâle da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müvekkilelerim mezbûretânın mûriseleri mezbûre Tireli Hatice fevt olduğundan müvekkilelerim mezbûretân Aynişah ve Meryem bu diyârda bulunmamalarıyla muhallefât-ı müteveffât-ı mezbûreden mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı Râbia Hâtun mülkü ve bir tarafı ba‘zan Saraç İbrahim ve ba‘zan Kahvecizâde ve ba‘zan Ayşe Hâtun mülkleri ve bir tarafı kapıcı bostanı ve ba‘zan mevle’l-mevâli’l-izâm Ebussuûd Efendizâde Efendi hazretleri çayırı ve bir tarafı ba‘zan Râziye Hâtun mülkü ve ba‘zan tarîk-i hâs ile mahdûd iki bâb tahtânî odalar ve dehlîz ve bi’r-i mâ ve kenîfi ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi müştemil menzil bi’l-irsi’ş-şer‘î zevci mezbûr Mehmed Bey ile bi tarîki’l-münâsafa müvekkilelerim mezbûretân Aynişah ve Meryem’e isâbet ve intikāl ederken merkūm Halil Çelebi mecmû‘ menzil-i mahdûd-ı mezkûra vaz‘-ı yed edip ondan mâ‘adâ üç yemenî yorgan ve üç münakkaş yastık ve iki güğüm ve iki leğen ve bir ibrik ve iki sahan ve üç tenceresine dahi zevci mezbûr Mehmed Bey vaz‘-ı yed edip müvekkilelerim mezbûretânın irsen isâbet eden nısf hisselerini bi’l-vekâle taleb eylediğimde teslîmden imtinâ‘ edip hâlâ suâl olunup ihkāk-ı hak olunmak matlûbumdur deyicek gıbbe’s-suâl mezbûr Halil Çelebi cevâbında menzil-i mahdûd-ı mezbûru zevcem müteveffât-ı mezbûre hâl-i hayâtında bana hibe-i sahîha-i şer‘iyye ile hibe eyledi deyû işbu hâzır bi’l-meclis Mehmed Bey huzûr-ı müslimînde semen-i ma‘lûme ile bana bey‘ ve kabz-ı semen ve teslîm-i mebi‘ edip ben dahi iştirâ ve tesellüm ve kabz ve kabûl eyledim. Binâenaleyh vaz‘-ı yed et[tim] dedikde isre’l-istintâk mezbûr Mehmed Bey cevâbında fi’l-hakīka zevcem müteveffât-ı mezbûre sene sitte ve seb‘în ve elf senesi Recebi’l-ferdi’nin sekizinci günü hâl-i hayâtında menzil-i mahdûd-ı mezkûru ve bâlâda mezkûr olan eşyâyı huzûr-ı müslimînde bana hibe-i sahîha-i şer‘iyye ile hibe ve temlîk ve teslîm edip ben dahi meclis-i hibede mecmû‘unu ittihâb ve temellük ve kabûl ve kabz edip târih-i mezbûrede medîne-i merkūmda hilâfete müvellâ olan Ahmed Efendi huzûrunda sicil ve hüccet dahi olunup ba‘de vefâtihâ menzil-i mahdûd-ı mezkûru merkūm Halil’e semen-i ma‘lûma bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen edip eşyâ-yı merkūme mülk-i mevhûbum olmak üzre vaz‘-ı yed ederim deyû târih-i mezbûr ile müverrah ve târih-i mezbûrda medîne-i merkūmda hilâfete müvellâ olan müşârun-ileyh Ahmed Efendi imzâsıyla mümzâ ve hâtemi ile mahtûm min külli’l-vücûh takrîr-i meşrûhuna muvâfık müdde‘âsını nâtık hüccet-i şer‘iyye ibrâz edip ba‘de’n-nazâr ve’l-kırâe vekîl-i merkūmdan istihbâr olundukda mazmûn-ı hüccet-i mezkûreyi vekîl-i merkūm bi’l-külliye inkâr ile cevâb vericek mezbûr Mehmed Bey’den müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda zeyl-i hücceti mezkûrede muharrerü’l-esâmî müslümanlardan Mehmed Çelebi b. Mehmed ve Abdullah Halîfe b. İbrahim ve Kalayî Ahmed nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde makām-ı kazâya hâzırûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka müteveffât-ı mezbûre Tireli Hatice târih-i mezbûrda hâl-i hayâtında bizim huzûrumuzda menzil-i mahdûd-ı mezkûr ile eşyâ-yı mezkûreyi zevci merkūm Mehmed Bey’e hibe-i sahîha-i şer‘iyye ile hibe ve temlîk ve teslîm edip ol dahi meclis-i hibede ittihâb ve temellük ve tesellüm ve kabûl ve kabz edip Mevlânâ-yı mûmâ-ileyh huzûrunda işbu hüccet-i şer‘iyye olmuşdur biz bu husûsa şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle menzil-i mezbûr ve eşyâ-yı merkūme mütâlebesinden vekîl-i merkūm men‘ birle kayd şud. Fî 9 min Şaban sene 1081.


Şuhûdü’l-hâl: Sâbikūn.