|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 149 Hüküm no: 112 Orijinal metin no: [18b-4] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Seyyid Mahmud Çelebi b. Seyyid Mustafa’nın miras davasının zaman aşımı sebebiyle reddi
Mahmiye-i İstanbul’da Âşık Paşa zâviyesi şeyhi olan es-Seyyid Mahmud Çelebi b. es-Seyyid Mustafa tarafından zikr-i âtî menzil yerini da‘vâ ve talebe vekîl olup hasm-ı câhid mahzarında Şaban Beşe b. Mehmed ve Musa b. Nasuh şehâdetleriyle şer‘an vekâleti sâbite olan İbrahim b. Abdullah nâm kimesne mahfil-i kazâda medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb-i Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-’de Düğmecibaşı mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden el-Hâc Yusuf b. Abdullah’ın verâseti zevce-i metrûkesi Beyhan bt. Abdullah ile sulbiye kebîre kızı Fâtıma’ya münhasıra olup ve zikr-i âtî mülk menzil arsasına vâzı‘ateyi’l-yed oldukların şer‘an sâbit ve zâhir olan işbu râfi‘ateyi’l-kitâb mezbûretân Beyhan ve Fâtıma mahzarında bi’l-vekâle üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı ba‘zan Şerife Sâliha Hâtun mülkü ve ba‘zan Mehmed b. Abdullah mülkü ve bir tarafdan Hasan b. Ömer mülkü ve bir tarafdan Ömer Bey tarlası ve bir tarafı tarîk-i hâs ile mahdûd dört dib armud ve bir dib ceviz ve bir dib servi ve bir dib badem eşcârını müştemil mülk menzil arsası, müvekkilim mûmâ-ileyh Mahmud Çelebi’nin mu‘tekası olup târih-i kitâbdan yirmi beş sene mukaddem fevt olan Mücellâ bt. Abdullah nâm müteveffânın mülkü olup ba‘de vefâtihâ irsen müvekkilem mezbûr es-Seyyid Mahmud Çelebi’ye intikāl etmişiken merkūmetân Beyhan ve Fâtıma menzil-i mahdûd-ı mezkûra bi gayri hakkın vaz‘-ı yed ederler suâl olunup kasr-ı yedlerine tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mersûmetân Beyhan ve Fâtıma Hâtun cevâblarında menzil-i mahdûd-ı mezkûr mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûrun mülk-i müşterâsı olup ba‘de vefâtihî bi’l-irsi’ş-şer‘î bize intikāl etmeğin târih-i kitâba gelince yirmi beş sene mülk-i mevrûsumuz olmak üzre mutasarrıfeleriz deyû menzil-i mezkûr arsası müteveffât-ı merkūme Mücellâ’nın mülkü olduğunu ve merkūme Mücellâ müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Mahmud Çelebi’nin mu‘tekası olduğunu inkâr edicek isre’l-istintâk vekîl-i mezbûr cevâbında menzil-i mezkûr müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Yusuf’un mülk-i müşterâsı olmuşdur ba‘de vefâtihî mezbûretân Beyhan ve Fâtıma’ya irsen intikāl eylediğini ve mezbûretânın yirmi beş seneden beri müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Mahmud Çelebi’nin muvâcehesinde mutasarrıfeler olduğunu tav‘an ikrâr u i‘tirâf etmeğin alâ mûcebi ikrârihî on beş sene bilâ-özr mürûr eden da‘vâ bilâ-emr istimâ‘ olunmamağla [19a] vekîl-i mezbûr İbrahim bilâ-emr merkūmetân Beyhan ve Fâtıma’dan menzil-i mezkûr arsasını da‘vâdan men‘ birle mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’r-râbi‘ aşer min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mehmed b. Eyüb, Mehmed b. Mahmud, Hüseyin b. Ali, Ali b. Abdullah, Hasan b. Abdullah.
|