|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 150 Hüküm no: 113 Orijinal metin no: [19a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Sarhoş olup sürekli karısını döven Zülfikar b. Abdullah’ın mahalleden çıkarılması
Medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb-i Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî- mahallâtından Kasımpaşa mahallesi ahâlîsinden Sefer Ağa b. Mesud ve hattât Suyolcuzâde Mustafa Efendi b. ( ) ve Mehmed Efendi b. Nasuh ve el-Hâc Mehmed b. İbrahim ve es-Seyyid Abdurrahman Çelebi b. Mehmed Efendi ve İbrahim Efendi b. Hasan ve Derviş Çelebi b. el-Hâc Hüseyin ve Ahmed Bey b. Abdullah ve es-Seyyid Mustafa Çelebi b. Sefer ve Sâlih Çelebi b. Mehmed ve Mehmed b. Mustafa ve Halil b. Fazlullah ve Molla Mustafa b. Yusuf ve Mehmed ve Şaban ibney Mustafa ve Mehmed b. İbrahim nâm kimesneler meclis-i şer‘-i şerîfe yine mahalle-i mezbûrede sâkine Fâtıma bt. Abdullah nâm hâtun[u] ihzâr ve mahzarında her biri takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip merkūme Fâtıma’nın zevci olup zikr-i âtî husûs için hâlâ ser-bostanciyân-ı hâssa olan izzetlü ve sa‘âdetlü Mustafa Ağa hazretlerinin zabt ve hapsinde olan Zülfikār b. Abdullah nâm abd-i mu‘tak sû-i hâl üzre olup ekser eyyâm ve leyâlîde şâribü’l-hamr olduğu hâlde zevcesi işbu hâzıre bi’l-meclis Fâtıma bt. Abdullah’ı darb [ve] şetm ve bıçak ile üzerine hücûm eder hattâ bostancıbaşı ağa hazretleri tarafından ahz ve zabt ve mahbûs olan Zülfikār b. Abdullah târih-i kitâbdan dört gün mukaddem gece ile yine mezbûre Fâtıma’nın üzerine hücûm eyledikde merkūme Fâtıma dahi havfından nâşî sâkine olduğu menzilin içinde bir odaya girip odayı üzerine ardından kapadıkda merkūm Zülfikār zevcesi merkūme Fâtıma’nın emlâkinden bir sandık sepet içinde beş altı top bez ve dört sîm kuşaklarını ve beş aded kaftanlarını ve altı aded altınını hafiyyeten kaldırıp firâr ettiğinde, mezbûr Zülfikār’ın bu hasâreti zevcesi işbu hâzıre bi’l-meclis Fâtıma Hâtun mûmâ-ileyh Ağa hazretlerini ifâde eyledikde anlar dahi ne cânibe gittiğini tecessüs ederken medîne-i Üsküdar’da bulup ahz ve zabt ve haps etmişdir el-hâsıl mezbûr Zülfikār eyü âdem değildir her bâr ef‘âl ve akvâlinden müte’ezzîleriz mahallemizden ihrâcın taleb ederiz eğer ihrâc olunmazsa mahallemizde bir fesâd olmak mukarrerdir deyû merkūm Zülfikār’ın sû-i hâlini haber verip eğer mezbûr Zülfikār’ı zevcesi işbu hâzıre bi’l-meclis Fâtıma kendi menziline geldiğine râzıye olursa bu dahi zevc-i mezbûr Zülfikār ile ma‘an mahallemizden ihrâc olunsun dediklerinde zevce-i mezbûre Fâtıma dahi zevcinin vech-i meşrûh üzre olan fesâdını mukırr u mu‘terif olup ba‘de’l-yevm mezbûr Zülfikār’ı mahalle-i mezbûrede olan kendi menzilinde iskân etmemek üzre müte‘ahhid olmağın mâ vaka‘a bi’l-ibtigā kayd şüd. Fi’l-yevm ( ) li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mehmed b. Eyüb, Mehmed b. Mahmud, Abdüsselâm Efendi b. Nasuh, Mustafa Efendi el-Kâtib, Hasan b. Abdullah, Ali b. Abdullah.
|