|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 163 Hüküm no: 130 Orijinal metin no: [21a-3] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ahmed Ağa b. Kurd’un vârislerinin menzil davasının reddi
Husûs-ı âti’l-beyânı mahallinde istimâ‘ ve ketb ve tahrîri için bi’l-iltimâs cânib-i şer‘-i enverden mevlânâ Mustafa Efendi b. İsmail irsâl olunup ol dahi zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî müslimîn [ile] Havâss-ı Aliyye kazâsına tâbi‘ Beroliçe nâm karyeye varıp müslimûn-ı mezkûrûn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i şerîf eyledikde karye-i mezbûrede sâkin iken târih-i kitâbdan dört sene mukaddem vefât edip verâseti sulbî kebîr oğulları Mehmed Çelebi ve Osman Çelebi’ye ve sulbî sagīr oğulları Mustafa ve İbrahim ve sulbiye kebîre kızları Hâmide ve Havva’ya münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin olan Ahmed Ağa b. Kurd nâm müteveffânın sulbî kebîr oğulları mezbûrân Mehmed Çelebi ve Osman Çelebi nâm kimesneler asâleten ve sagīrân-ı mezbûrân Mustafa ve İbrahim’in kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olan Sâlih Bey b. Murad vesâyeten ve yine mezbûr Sâlih Bey mezbûretân Hâmide ve Havva taraflarından zikri âtî menzilde hisse-i şer‘iyyeleri olmak zu‘muyla hisselerini da‘vâ ve talebe vekîl olup mezbûretânın zâtlarını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân olan Mehmed Çelebi ve Osman ibney Ahmed Ağa şehâdetleri ile hasm-ı câhid mahzarında şer‘an vekâleti sâbite olmağla vekâleten meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda zikr-i âtî menzile bi’l-verâse vâzı‘ü’l-yed olan işbu râfi‘ü’l-kitâb İbrahim Efendi b. Mustafa mahzarında her biri bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip karye-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı cidâr-ı mescid ve bir tarafı vâdi ve bir tarafı Mustafa Efendi mülkü ve bir tarafı tarîk-i âm ile mahdûd bir bâb fevkānî ve bir bâb tahtânî odaları ve bir sofayı ve harâba müşrif bir ahır ve bir samanlık ve bir frenk mülk arsasını ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire hadîkayı ve iki su kuyusunu müştemil mülk menzil yine karye-i mezbûrede sâkine iken târih-i kitâbdan yirmi üç sene mukaddem vefât eden Kerime Hâtun bt. Abdullah’ın mülkü olup lâkin mezbûre Kerime Hâtun’un muhallefâtı cânib-i beytülmâle âid olmağla bin altmış yedi senesi Cumâdelâhiresi evâhirinde karye-i mezbûrede vâki‘ olan beytülmâli kabza memûr olan Ali Beşe nâm kimesne menzil-i mahdûd-ı mezkûru mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa’ya dokuz bin akçeye bey‘ ve teslîm-i mebî‘ ve kabz-ı semen eyledikden sonra müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa menzil-i mezkûra ilâ vefâtihî mutasarrıf olup ba‘de vefâtihî irsen bize intikāl etmişiken hâlâ mezbûr İbrahim Efendi menzil-i mahdûd-ı mezkûra bi gayrı vech-i şer‘î vaz‘-ı yed eder suâl olunup menzil-i mezkûrdan kasr-ı yedine tenbîh olunmak murâdımızdır dediklerinde gıbbe’s-suâl mezbûr İbrahim Efendi cevâbında fi’l-vâki‘ zikr olunan menzil-i müteveffât-ı mezbûre Kerime’nin mülkü olup ba‘de vefâtihâ muhallefâtının nısfı zevci Ferhad b. Abdullah ve nısf-ı âharı cânib-i beytülmâle âid olmağla mezbûr Ferhad asâleten ve târih-i mezbûrda gümrük emîni olmağla mahmiye-i İstanbul’da ve Havâss-ı Aliyye kazâsında beytülmâl-i âmme emîni olan Yahya Ağa b. Abdullah emâneten bin altmış yedi senesi Recebü’l-müreccebi’nin on yedinci günü menzil-i mahdûd-ı mezkûru babam Mustafa Efendi b. Mehmed ile anam Fâtıma bt. Abdülkādir nâm müteveffâlara hayâtlarında ale’l-iştirâki’s-seviy <> [derkenâr: tashîh olunmak takrîbi ile darb olunmuşdur mühür] mutasarrıfân olmak üzre altı bin fıddî râyic fi’l-vakt akçeye bey‘ ve teslîm-i mebî‘ ve kabz-ı semen-i merkūm eylediklerinden sonra mezbûr Ferhad asâleten ve emîn-i mûmâ-ileyh tarafından Mustafa Ağa b. Ali vekâleten târih-i mezkûrda Havâss-ı Aliyye kadısı olan Mehmed Efendi b. Mehmed huzûruna gelip her biri asâleten ve vekâleten bey‘-i mezkûru ve kabz-ı semen-i merkūmu ikrâr eylediklerinde mûmâ-ileyh Mehmed Efendi mezbûrânın ikrârlarını ketb ve tahrîr ve müteveffiyân-ı mezbûrân babam ve vâlidemin yedlerine hüccet-i şer‘iyye verdiğinden sonra menzil-i mahdûd-ı mezkûru müteveffiyân-ı mezbûrân babam ve anam bin yetmiş iki senesine gelince zabt ve tasarruf edip ba‘de vefâtihimâ menzil-i mezkûr bi’l-irsi’ş-şer‘î bana intikāl etmeğin ben dahi menzil-i mezkûru târih-i mezbûr bin yetmiş iki senesinden târih-i kitâb gününe gelince müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa ve vârisleri muvâcehelerinde zabt ve tasarruf eyledim deyû târih-i mezbûr bin altmış yedi senesi Recebü’l-müreccebi’nin on yedinci günü ile müverrah ve mûmâ-ileyh Mehmed Efendi’nin imzâsıyla mümzât ve hatmiyle mahtûm hüccet-i şer‘iyye ibrâz edip alâ vechi’l-hasm feth ve kırâat olundukda mazmûn-ı hüccet-i mezkûre mezbûr İbrahim Efendi’nin takrîr-i meşrûhuna muvâfık ve mutâbık bulunmağın istintâk olundukda mezbûrûn Mehmed Çelebi ve Osman Çelebi ve Murad Bey mazmûn-ı hüccet-i merkūmeyi bi’l-külliye münkirûn olmağla mezbûr İbrahim Efendi’den mazmûn-ı hüccet-i mezbûreyi mübeyyine beyyine taleb olundukda ahrâr-ı ricâlden zeyl-i hüccet-i mezbûrede isimleri muharrer olanlardan ve karye-i mezbûre ahâlîsinden Hüseyin b. Mehmed ve Mustafa b. Ahmed ve Osman b. Ahmed ve Halil b. Mahmud ve (...) [b.] Receb ve İbrahim b. Mahmud nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûra hâzırûn olup istişhâd olunduklarında her biri cevâblarında fi’l-vâki‘ menzil-i mezkûr mukaddemâ müteveffât-ı mezbûre Kerime Hâtun bt. Abdullah’ın mülkü olup ba‘de vefâtihâ muhallefâtının nısfı zevci mezbûr Ferhad b. Abdullah’a ve nısf-ı âharı cânib-i beytülmâle âid olmağla mezbûr Ferhad asâleten ve emîn-i mûmâ-ileyh emâneten menzil-i mezkûru müteveffiyân-ı mezbûrân Mustafa Efendi b. Mehmed ile zevcesi mezbûre Fâtıma bt. Abdülkādir’e bizim huzûrumuzda ale’l-iştirâk mutasarrıfân olmak üzre altı bin akçeye bey‘ ve teslîm-i mebî‘ ve kabz-ı semen eylediklerinden sonra müteveffâ-yı mezbûr Ferhad asâleten ve emîn-i mûmâ-ileyh emâneten menzil-i mezkûru müteveffiyân-ı mezbûrân Mustafa Efendi b. Mehmed ile zevcesi mezbûre Fâtıma bt. Abdülkādir’e bizim huzûrumuzda ale’l-iştirâk mutasarrıfân olmak üzre altı bin akçeye bey‘ ve teslîm-i mebî‘ ve kabz-ı semen eylediklerinden sonra müteveffâ-yı mezbûr Ferhad asâleten ve emîn-i mûmâ-ileyh tarafından mezbûr Mustafa Ağa b. Ali vekâleten mûmâ-ileyh Mehmed Efendi b. Mehmed huzûruna gelip her biri asâleten ve vekâleten bey‘-i mezkûru ve kabz-ı semen-i merkūmu ikrâr eylelediklerinde mûmâ-ileyh Mehmed Efendi dahi işbu hüccet-i şer‘iyyeyi ketb ve tahrîr ve müteveffiyân-ı mezbûrân Mustafa Efendi ve Fâtıma Hâtun yedlerine def‘ ve teslîm eyledikden sonra müteveffiyân-ı mezbûrân hayâtlarında menzil-i mezkûru târih-i mezbûr yetmiş iki senesine gelince harc ve sarf edip ba‘de vefâtihâ menzil-i mezkûr mezbûr İbrahim Efendi’ye irsen intikāl edip ol dahi târih-i mezbûrdan târih-i kitâb gününe gelince [21b] müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa ve vârisleri muvâcehelerinden zabt ve tasarruf eyledi hâlâ menzil-i mezkûr mezbûr İbrahim Efendi’nin mülk-i mevrûsudur bizim her birimiz mazmûn-ı hüccet-i mezbûreye vâsıl bey‘-i mezkûra şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylelediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olup menzil-i mezkûr mezbûr İbrahim Efendi’nin mülk-i mevrûsu ve târih-i kitâb gününe gelince zabt ve tasarrufunda olduğu meşhûr ve mütevâtir olduğunu mevlânâ-yı mezbûr mahallinde ketb [ü] tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan Ali b. Ahmed ile meclis-i şer‘a gelip her biri alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mûcebiyle mezbûrûn Mehmed Çelebi ve Osman Çelebi ve Murad Bey menzil-i mezkûra bî-vech ta‘arruzdan men‘ birle mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’l-hâdî ve’l-ışrîn min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Çavuş b. Receb el-Mübâşir, Şaban b. Kalender, Hüseyin b. Nasuh, Hasan b. Kurd, Ahmed Bey b. Ali, Mehmed b. Eyüb.
|