|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 167 Hüküm no: 132 Orijinal metin no: [21b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şeyh Osman Efendi Çiftliği’ne taşçı Arnavutlar’ın taş çıkarmak için sahibinden izinsiz girmemeleri gerektiği
Husûs-ı âti’l-beyânın istimâ‘ ve ketb ve tahrîri için el-Hâc Hüseyin Ağa b. Mustafa yediyle fermân-ı şerîf vârid olmağın imtisâlen-leh cânib-i şer‘-i enverden mevlânâ Abdüsselâm Efendi b. Nasuh irsâl olunup ol dahi merhûm ve mağfûrun-leh Sultan Bayezid Han -tâbe serâhû- hazretlerinin evkāfının bi’l-fi‘l mütevellîsi Abdüllatif Efendi b. Ahmed tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi olan Ömer Çelebi b. Sefer ve izzetlü bostancıbaşı ağa hazretlerinin taraf-ı bâhirü’ş-şereflerinden husûs-ı âti’z-zikre mübâşir ta‘yîn olunan mefharü’l-a‘yân Haseki Ali Ağa b. İbrahim ve zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî müslimîn ile Havâss-ı Aliyye -sânehallâhü ani’l-âfeti ve’l-beliyye- kazâsına tâbi‘ İncirli nâm karyede vâki‘ merhûm eş-Şeyh Osman Efendi Çiftliği demekle ile ma‘rûf çiftliğin tevâbi‘i tarlalarından zikr-i âtî münâza‘un-fîh olan tarlaya varıp akd-i meclis-i şer‘-i mübîn eyledikde hâlâ çiftlik-i mezbûrun mutasarrıfı olup mahmiye-i İstanbul ebvâbından Silivrikapısı dâhilinde sâkin işbu râfi‘ü’l-kitâb mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda Arnavud tâifesinden olup mahall-i mezbûra karîb mahalde taş ihrâc eden kimesnelerden Kosta v. Vasil ve Yani v. Niko ve diğer Yani v. Kola ve Atanaş v. Kiko ve Dimo v. Pido ve Yani v. Vasil ve sâir ma‘lûmetü’l-esâmî ve’l-eşhâs zimmîler muvâcehelerinde üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip karye-i mezbûre sınırı dâhilinde vâki‘ bir tarafdan Kıztaşı ta‘bîr olunur mevzi‘den Yayayolu demek ile ma‘rûf tarîk ve iki tarafdan mezbûrûn taşçıların taş ihrâc eyledikleri mahal ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tahmînen yirmi keyl tohum istî‘âb eder tarla kadîmden çiftlik-i mezbûrum tevâbi‘inden olmağla çiftlik-i mezbûra mutasarrıf olanlar vakf-ı mezbûr mütevellîsi izniyle tarla-yı mezbûra dahi mutasarrıf olup öşür resmini cânib-i vakfa veregelmişler iken mezbûrûn zimmîlerin tarla-yı mezkûre karîb taş ihrâc eyledikleri mahal olmağla tarla-yı mezkûr bizim taş kârhânemiz sınırı dâhilindedir deyû bi gayri hakkın vaz‘-ı yed murâd edip benim zirâ‘at ve hırâsetime mâni‘ olurlar suâl olunup tarla-yı mezkûrdan mesfûrûn zimmîler kasr-ı yedlerine tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûrûn zimmîler cevâblarında fi’l-hakīka tarla-yı mezbûr merhûm Sultan Bayezid Han -tâbe serâhû- hazretlerinin vakfı olan arâziden olduğunu ikrâr lâkin kadîmden çiftlik-i mezbûr tevâbi‘inden olup ve çiftlik-i mezbûra mutasarrıf olanlar tarla-yı mezkûra dahi mutasarrıf olup tarla-yı merkūmu zirâ‘at ve hırâset eylediğini inkâr etmeleriyle mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa’dan sıdk-ı makālini mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı müslimînden mahmiye-i mezbûrede Aksaray kurbunda sâkin olup mahall-i münâza‘un-fîhe karîb çiftliği olan eş-Şeyh İbrahim Efendi b. eş-Şeyh Muharrem ve mahmiye-i mezbûre ebvâbından Silivrikapısı dâhilinde sâkin Ahmed b. Mustafa ve karye-i mezbûre sükkânından Hasan b. Abdullah ve Ömer Beşe b. Abdullah ve el-Hâc Yusuf b. Abdullah ve Mustafa b. Abdullah nâm kimesneler meclis-i ma‘kūd-ı mezbûra li ecli’ş-şehâde hâzırûn olup istişhâd olunduklarında her biri cevâbında işbu bir tarafdan Kıztaşı ta‘bîr olunur mevzi‘den Yayayolu demek ile ma‘rûf tarîk ve iki tarafdan mezbûrûn taşçıların taş ihrâc eyledikleri mahal ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tahmînen yirmi keyl tohum istî‘âb eder tarla kadîmden çiftlik-i mezbûr tevâbi‘inden olmağla çiftlik-i mezbûra mutasarrıf olanlar tarla-yı mezbûra dahi mutasarrıf ve zirâ‘at ve hırâset edip öşr ve resmini cânib-i vakf-ı mezbûra veregelmişlerdir biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz ve şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylelediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olduğundan mâ‘adâ tarla-yı mezbûra târih-i kitâbdan yirmi iki sene mukaddem merhûm Vâ‘iz eş-Şeyh Osman Efendi’den izinsiz tarla-yı mezbûra vaz‘-ı yed etmemek üzre hüccet-i şer‘iyye olup ol hüccet-i şer‘iyyenin sûreti tâife-i mezkûrenin yedlerinde bulunmağın tâife-i mezkûreden suâl olundukda mazmûn-ı hücceti dahi i‘tirâf eyledi[kleri]ni mahallinde tahrîr ba‘dehû ma‘an irsâl olunan Hasan b. Abdullah ile meclis-i şer‘a gelip her biri alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mûcebleriyle tarla-yı mezkûrdan kasr-ı yedlerine ve mûmâ-ileyh el-Hâc Hüseyin Ağa’dan izinsiz tarla-yı mezkûre vaz‘-ı yed etmemeğe mesfûrûn zimmîlere tenbîh birle mâ vaka‘a kayd şüd. Fi’l-yevmi’s-sânî ve’l-ışrîn [min Ramazân] li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-akrân el-Hâc Osman Ağa b. Mehmed Silivrikapısı’nda, Süleyman Çelebi b. ( ) Hamza Molla mahallesinde, Halil Çelebi b. İbrahim Molla Gürânî’de, Mustafa Efendi b. Şaban Silivrikapısı[’nda] sâkin, Hasan b. Hasan sâkin-i İncirli, İbrahim b. Hasan, Hasan b. Abdullah ve gayruhüm mine’l-huzzâr.
|