.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680)
cilt: 31, sayfa: 168
Hüküm no: 133
Orijinal metin no: [22a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Asvador v. Kirkor’un çömlek dükkânı dolayısıyla olan alacak davasının reddi

Medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb-i Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-’de çömlekçi tâifesinden Asvador v. Kirkor nâm zimmî mahfil-i kazâda yine tâife-i mezbûreden işbu râfi‘ü’l-vesîka Ahmed b. Abdullah nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip medîne-i mezbûrede vâki‘ çömlekçi tâifesine mahsûs kırk kârhânelerden biri mezbûr Ahmed’in taht-ı icâresinde olmağla târih-i kitâbdan yedi sene mukaddem ben âhar diyâra giderim benim taht-ı icâremde olan kârhâne gediğinde seni iskân eyledim deyû ol târihde kârhâneyi teslîm ettiğinden sonra kendi dahi âhar diyâra gitmeyip târih-i mezbûrdan târih-i kitâba gelince kârhâne gediği için deyû benden bi gayri hakkın beher sene beş bin akçemi alıp hâlâ zimmetinde otuz beş bin akçe hakkım vardır suâl olunup alıverilmek matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Ahmed cevâbında târih-i mezbûrda mesfûr Asvador’u ben kârhânemde iskân eylediğim hînde çömlekçi tâifesine mahsûs olan sermâyeden mezkûr kârhânede beş bin akçelik benim asl-ı mâlım olup merkūm Asvador dahi kendi malından on bin akçe zam mikdârı asl-ı mâl vaz‘ edip benim asl-ı mâlımla halt eyledikden sonra çömlekçilik san‘atıyla tâife-i mezbûre huzûrunda beher sene hâsıl olan ribhin iki buçuk hissede bir buçuk hissesini mesfûr Asvador alâ ve bir hissesini dahi ben almak üzre akd-i şirket eylediğimizden sonra ol târihden târih-i kitâb gününe gelince hâsıl olan ribhden akd-i mezbûr üzre beher sene merkūm Asvador bana üçer dörder bin akçe ribh nâmına teslîm eyledi gedik akçesi nâmında ben mesfûr Asvador’dan bi gayri hakkın bir akçe almadım deyû def‘le mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve akībe’l-inkâr ve isre talebi’l-beyyine udûl-i ahrâr-ı ricâl-i müslimînden olup tâife-i mezkûrenin kethüdâları Ebûbekir Beşe b. Hüseyin ve yiğitbaşıları Mustafa Beşe b. Osman ve yine tâife-i mezbûreden Osman b. Abdullah ve Mustafa b. Mehmed ve Mustafa b. Abdullah ve Hüseyin b. Ömer ve Ali b. İbrahim nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde makām-ı kazâya hâzırûn olup istişhâd olunduklarında her biri cevâblarında fi’l-vâki‘ târih-i mezbûrda merkūm Ahmed’in beş bin akçe ve mesfûr Asvador dahi on bin akçe asl-ı mâlları olup mâl-ı mezbûru bir yere halt eylediklerinden sonra bizim huzûrumuzda vech-i muharrer üzre akd-i şirket edip târih-i mezkûrdan târih-i kitâba gününe gelince merkūm Asvador mezbûr Ahmed’e beher sene ribh nâmına üçer ve dörder bin akçe verirdi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylelediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olduğundan sonra merkūm Asvador ribh nâmına verdiği meblağ-ı mezkûrdan gayrı gedik akçesi nâmında mezbûr Ahmed’e bir akçe ve bir habbe verdiğini isbâtdan âciz olmağın mûcebiyle gedik akçesi nâmında akçe talebiyle mezbûr Ahmed’e bî-vech ta‘arruzdan mesfûr Asvador men‘ birle mâ vaka‘a bi’l-ibtigā kayd şüd. Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ aşer min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene tis‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Musa Bey b. Mehmed, Hasan b. Abdullah, Mehmed b. Eyüb, Ali b. İslâm ve gayruhüm.