|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 199 Hüküm no: 175 Orijinal metin no: [26b-4] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali Çelebi b. Hasan Ağa’nın kaybolan öküzünün kendisine iadesi
Havâss-ı Aliyye kazâsına tâbi‘ Terkos nâhiyesi müzâfâtından Akpınar nâm karyede çiftliği olan işbu râfi‘ü’l-kitâb Ali Çelebi b. Hasan Ağa meclis-i şer‘de nâhiye-i mezbûreye tâbi‘ Kızılcalı nâm karyede sâkin Mehmed b. Mehmed mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip işbu mevcûd bi’l-meclis bir re’s su sığırı kendi mülk-i mevrûsum olup lâkin kendi mülkümde iken târih-i kitâbdan üç sene mukaddem zâyi‘ olmuşidi hâlâ mezbûr Mehmed’in yedinde buldum suâl olunup takrîri tahrîr ve mezkûr su sığırı bana teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl merkūm Mehmed cevâbında zikr olunan öküzü târih-i kitâbdan iki buçuk sene mukaddem gāib ani’l-meclis Hüseyin b. Karakaş nâm kimesneden bir âhar su sığırı ile ma‘an bir çift olmak üzre elli sekiz esedî guruşa iştirâ ve ahz ve kabz eyledim mezbûr Hüseyin dahi müdde‘î-i mezbûrun sâbıkan çiftliği kethüdâsı olup gāib ani’l-meclis olan Osman nâm kimesneden semen-i ma‘lûme iştirâ ve ahz ve kabz eylemiş mezkûr su sığırı hâlâ benim mülk-i müşterâm olmağla vaz‘-ı yed ederim müdde‘î-i mezbûr Ali Çelebi’nin mülkü olduğu ma‘lûmum değildir deyicek müdde‘î-i mezbûr Ali Çelebi’den sıdk-ı makālini mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ricâlden olup nâhiye-i merkūmeye tâbi‘ Dursun nâm karye ahâlîsinden Mustafa Beşe b. Abdullah ve Ömer Beşe b. Abdullah nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka zikr olunan işbu su sığırı öküzü müdde‘î-i mezbûr Ali Çelebi’nin târih-i kitâbdan üç sene mukaddem mülk-i mevrûsu olup ber vech-i muharrer mülkünden zâyi‘ olmuşdur biz bu husûsa bu vech üzre [27a] şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylelediklerinde şâhidân-ı mezbûrân karyeleri ahâlîsinden tezkiyye olundukda her biri hakkında adl ve makbûlü’ş-şehâdedir deyû haber vermeleriyle şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâkı‘a olup şehâdetlerinde kâzib olmadıklarına tahlîfi’ş-şer‘î ile tahlîf dahi olunduklarından sonra müdde‘î-i mezbûr Ali Çelebi sâlifü’z-zikr öküzü âhara bey‘ veya hibe ve yahud taraf-ı şer‘iyyeden bir tarîk ile mülkünden ihrâc eylemediğine ba‘de’l-istihlâf müdde‘î-i mezbûr Ali Çelebi dahi alâ vefki’l-mes’ûl yemîn billâhi’l-aliyyi’l-azîm etmeğin mûcebiyle ba‘de’l-hükm mâ vaka‘a bi’t-taleb kayd olundu. Fi’l-yevmi’l-hâdî ve’l-ışrîn min şehri Ramazâni’l-mübârek li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Süleyman Ağa b. Abdullah, Hüseyin Ağa b. Sinan, Süleyman b. Abdullah, Mehmed b. Mahmud, Mehmed b. Eyüb.
|