|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 205 Hüküm no: 184 Orijinal metin no: [27b-4] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şehzâdegân Zaviyesi zaviyedarı Yusuf Dede b. Mehmed’den mahallelinin razı ve memnun oldukları
Medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb-i Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-’de vâki‘ merhûm Baba Haydar mescid-i şerîfi’ne muttasıl Şehzâdegân zâviyesi’ne berât-ı pâdişâhîyle zâviyedâr olan işbu râfi‘ü’l-kitâb Yusuf Dede b. Mehmed meclis-i şer‘-i şerîfde takrîr-i kelâm edip zâviye-i mezkûrede târih-i kitâbdan üç sene mukaddem zâviyedâr olan Abdullah Efendi mahlûlünden bana berât-ı pâdişâhî ile tevcîh olunup ben dahi zâviye-i mezbûrede hâlâ ibâdet ve tâ‘at ve tevhîd üzre iken ahâlî-i mahalle-i mezbûreden hâzırûn bi’l-meclis Hüseyin b. Abdülcelil ve Mustafa b. Yusuf ve Ali b. Hasan ve Abdullah Halîfe b. İbrahim ve Hüseyin b. Ali ve diğer Hüseyin b. Mahmud ve Ali b. Veli nâm kimesneler senin tevhîd ve tezkîrin esnâsında vâfir âdem tecemmü‘ eder biz müte’ezzî oluruz deyû beni rencîde ve remîde edip tevhîd ve tezkîrime mâni‘ olmalarıyla ahvâlim der-i devlet-medâra i‘lâm ettiğimde, ahvâlin yokladıp sıhhati üzre arz edesin deyû fermân-ı şerîf sâdır olmuşdur ba‘de’n-nazar mezbûrûn kimesnelerden suâl olunup takrîrleri tahrîr ve keyfiyyet-i ahvâlim sâir ahâlî-i mahalle-i mezkûreden ve mahalle-i merkūmeye karîb mahallât ahâlîsinden istintâk ve istihbâr olunup haberleri tahrîr olunmak matlûbumdur deyû yedinde olan fermân-ı münîfi ibrâz ve feth ve kırâat olundukda mazmûn-ı şerîfimi mezbûr Yusuf Dede’nin takrîr-i meşrûhuna muvâfık bulunmağın gıbbe’s-suâl merkūmûn kimesneler cevâblarında mezbûr Yusuf Dede’nin ber vech-i muharrer tevhîd ve tezkîrinden nâşî zâviye-i mezkûrede yetmiş seksen mikdârı âdem haftada iki gün cem‘ olmağla ehl ü iyâlimiz taşra çıkmağa kādir değillerdir lâkin mezbûr Yusuf Dede’nin sû-i hâline vâkıf olmadık dediklerinden sonra mahalle-i merkūme ahâlîsinden olup sâbıkan mahrûse-i Galata kadısı olan umtedü’l-ulemâi’l-kirâm Mehmed Efendi b. eş-Şeyh Mehmed Efendi taraflarından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl-i sâbitü’l-vekâleleri ve kethüdâları olan Davud Ağa b. Mehmed müvekkil-i mezbûr tarafından vekâleten ve kendi tarafından asâleten ve Kevâkibîzâde Abdullah Efendi b. İbrahim ve Abdülkādir Efendi b. İbrahim ve Hasan Ağa b. Abdülmennân ve Ahmed Ağa b. Ali ve İbrahim Ağa b. Durmuş ve Mustafa Halîfe b. Musa ve Hasan Efendi b. Veli ve el-Hâc Halil ve el-Hâc İbrahim ibney Mehmed ve Mustafa Çelebi b. Ali ve Mustafa Ağa b. Abdurrahman ve Mustafa Çelebi b. Mehmed ve Abdi Beşe b. Ali ve Mustafa Çelebi b. Elvan ve Mehmed Çelebi b. Mustafa ve Mehmed b. Abdullah ve Hüseyin b. Hızır ve Sefer b. Mehmed ve Mehmed b. Receb ve Abdurrahman b. Tayyib ve Mehmed b. Mahmud ve İsmail Çelebi b. Mustafa ve Satılmış b. Mustafa ve Şaban b. İbrahim ve Osman ve Ömer ibney Fazlullah ve İsmail Bey b. Mustafa ve Siyavuş b. Abdullah ve Hasan Beşe b. Ali ve Ahmed Çelebi b. Mustafa ve Abdürrahim Çelebi b. Mustafa ve Mehmed b. Ebûbekir ve Mehmed b. Siyavuş ve Mehmed Çelebi b. Davud ve el-Hâc İbrahim b. Receb ve Mehmed Bey b. Receb ve Mehmed b. Mustafa ve yine mahalle-i mezbûreye karîb Davud Ağa mahallesi ahâlîsinden Hasan Efendi b. Mansur el-İmâm ve Hasan Çelebi b. Hüseyin ve Nâzperver mahallesi ahâlîsinden Yusuf Dede b. Ali ve Ahmed Çelebi b. Mustafa ve Ahmed b. Mahmud ve Hüseyin b. Veli ve Ali Çelebi b. Süleyman ve İbrahim b. Mustafa ve Aşçıbaşı mahallesinden Hüseyin b. Şaban nâm kimesnelerden mezbûr Yusuf [28a] Dede’nin keyfiyyet-i hâli istintâk olundukda her biri cevâblarında fi’l-hakīka zâviye-i mezkûre mezbûr Abdullah Efendi’nin fevti gününden mezbûr Yusuf Dede’ye tevcîh olunduğu târihe gelinceye değin hâlî ve mu‘attal kalıp nice feseka ve fecerenin me’vâsı ve merci‘i olmağla emn ü râhatımız kalmamış idi merkūm Yusuf Dede zâviye-i mezkûreye gelip zâviyedâr olalı ehl-i fesâd kimesneler kat‘â zâviyenin içine uğramaz oldular her birimiz emîn ve sâlim olduk mezbûr Yusuf Dede sâlih ve mütedeyyin ve ehl-i tevhîd ve kendi hâlinde kimesnedir, her birimiz şâkir ve râzıyız zâviye-i mezbûrede temekkün ve istikrârı cümlemize nâfi‘dir deyû her biri alâ tarîki’ş-şehâde haber verlediklerinde mâ cerâ gıbbe’t-taleb kayd şüd. Fi’l-yevmi’s-sâmin min Şevvâli’l-mükerrem li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ali Çavuş b. ( ), es-Seyyid Ârif Mehmed Çelebi b. Mustafa, Abdüsselâm Efendi b. Nasuh, Mehmed b. Eyüb, Mehmed b. Mahmud, Hasan b. Abdullah.
|