|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 90 Numaralı Sicil (H. 1090 - 1091 / M. 1679 - 1680) cilt: 31, sayfa: 208 Hüküm no: 188 Orijinal metin no: [28a-4] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Panayot v. Çano’nun menzili ile bağını Dimitri v. Tanaş’a satıp tarlalaların da kullanım hakkını devretmesi
Havâss-ı Aliyye kazâsı a‘mâlinden kasaba-i Çatalca’ya tâbi‘ Kestanelik nâm karye ahâlîsinden Panayot v. Çano nâm zimmî meclis-i şer‘-i şerîfde işbu râfi‘ü’r-rakīm Dimitri v. Tanaş nâm zimmî muvâcehesinde tav‘an ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin silk-i mülkümde münselik olup karye-i mezbûrede vâki‘ üç tarafdan yine benim âhar mülklerim ve bir tarafdan kefere mekābiri ile mahdûd iki fevkānî oda ve tahta-pûş ve altında ahırı ve tûlen ve arzen bi hesâb-ı terbî‘î on beş zirâ‘ arsa-i hâliyemi müştemil menzilimi cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile ve yine karye-i mezbûrede vâki‘ üç tarafı yine benim bağ ve tarlalarım ve bir tarafı Rigooğlu nâm zimmî tarlasıyla mahdûd tahmînen dört dönüm bir kıt‘a mülk bağımı dahi cemî‘ hukūk ve merâfıkı ile merkūm Dimitri’ye yüz yirmi beş esedî guruşa bi safkatin vâhidetin tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve teslîm ol dahi ber vech-i muharrer iştirâ ve tesellüm ve kabûl eyledikden sonra yine karye-i mezbûre sınırı dâhilinde vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd iki kıt‘a tarlalarımın hakk-ı tasarruflarını ma‘rifet-i sâhib-i arz ile merkūm Dimitri’ye yirmi beş esedî guruş mukābelesinde tefvîz ve ferâğ ol dahi minvâl-i muharrer üzre tefevvuz ve kabûl eyledikden sonra semen-i mezbûr ile bedel-i mezkûr cem‘an yüz elli guruşu mersûm Dimitri yedinden tamâmen ahz ve kabz eyledim ba‘de’l-yevm zikr olunan menzil ve bağ ve tarlalarımda vechen mine’l-vücûh alâkam ve medhalim kalmadı merkūm Dimitri keyfe mâ yeşâ’ mutasarrıf olsun dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ cerâ bi’l-ibtigā kayd şüd. Fi’l-yevmi’s-sâlis aşer min Şevvâli’l-mükerrem sene [10]90.
Şuhûdü’l-hâl: es-Sâbikūn.
|