|
Eyüp Mahkemesi 163 Numaralı Sicil (H. 1147-1149 / M. 1734-1736) cilt: 67, sayfa: 205 Hüküm no: 148 Orijinal metin no: [50a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Eski Bostancıbaşı Mustafa Ağa b. Osman’dan miras kalan boş arsanın Ayşe Hatun bt. Yusuf’a satıldığı
Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde ketb ü tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘-i enverden Mevlânâ Mustafa Efendi b. Hüseyin irsâl olunup ol dahi medîne-i hazret-i Ebî Eyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü Rabbihi’l-Bârî-de Baba Haydar Nakşibendî mahallesi ahâlîsinden iken bundan akdem vefât eden sâbıkā Bostancıbaşı olan Mustafa Ağa b. Osman’ın hayatında sâkin olduğu menzile varup zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî etdikde müteveffâ-yı mezbûrun verâseti zevce-i menkûha-i metrûkeleri Ümmühani Hatun bt. Ahmed Bey ve Ümmügülsüm bt. Abdullah ve sulbî kebîr oğulları Ali Haseki ve Osman Ağa ve İbrahim Ağa ve sulbî sagīr oğlu Ömer’e ve sulbiye kebîre kızı Âişe Hatun’a ve sagīre kızı Esma’ya münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra mezbûrât Ümmühani ve Ümmügülsüm ve Âişe hatunlar taraflarından husûs-ı âti’l-beyânda vekîl olduğu zâtları Ahmed Çavuş b. Mustafa ve Mehmed Ağa b. Yusuf şehâdetleriyle şer‘an sâbit ve sübût-i vekâletine hükm-i şer‘î lâhık olan sagīrân-ı mezbûrânın karındaşları ve tesviye-i emirlerine vasîleri olan [50b] mezbûr Ali Haseki [ve] mezbûrân Osman ve İbrahim meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda işbu râfi‘atü’l-kitâb Âişe Hatun bt. Yusuf’un zevci ve tarafından tasdîka vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi Hüseyin Ağa b. ( ) mahzarında her biri bi’l-verâse ve bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edüp mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûrun ile’l-vefât yedinde mülk ve hakkı idüği müsbet olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan Ahmed Çelebi mülkü ve bir tarafdan ( ) Hatun mülkü ve bir tarafdan vakıf menzil ve bir [tarafdan] tarîk-ı âm ile mahdûd arsa-i hâliyeden verese-i kibâr hisselerin âhara bey‘ murâd etmekle sagīrân-ı mezbûrânın arsa-i mezkûrda olan hisseleri hâsılı harcına vefâ etmediğinden mâ‘dâ ifrâz dahi mümkün olmayıp verese-i kibârın hisseleriyle bey‘ olunmak sagīrân-ı mezbûrânın haklarında her vechile enfa‘ ve evlâ olmağın arsa-i mahdûd-ı mezkûr verese-i kibârın hisseleriyle ma‘an bi’l-izni’ş-şer‘î sûk-ı sultânîde müzâyede olunup ragabât-ı nâs bi’l-külliye munkatı‘a oldukdan sonra müvekkile-i mezbûre Âişe Hatun üzerinde altmış guruşda karâr edüp ziyâde ile tâlib-i âhar zuhûr etmemekle tarafeynden îcâb ve kabûl[ü] hâvî şurût-ı müfsideden ârî bey‘-ı bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile müvekkile-i mezbûre Âişe Hatun’a her birimiz bi’l-verâse <> ve bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye bey‘ ve temlîk ve teslîm eylediğimizde ol dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabûl ve kabz eylediğinden sonra semeni olan meblağ-ı mezbûr altmış guruşu her birimiz bi’l-verâse ve bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye müvekkile-i mezbûre Âişe Hatun yedinden bi-kadri’l-hısas alıp kabz eyledik; ba‘de’l-yevm arsa-i mahdûd-ı mezkûr müvekkile-i mezbûre Âişe Hatun’un mülk-i müşterâsı ve hakk-ı sırfı olmuşdur dediklerinde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâki‘ hâli Mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan Çukadâr Yakub Çelebi ve Muhzır es-Seyyid Mehmed ile meclis-i şer‘a gelüp her biri alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ min-Cumâdelâhir li-seneti semân ve erba‘în ve miete ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Efendi b. Mehmed Efendi, es-Seyyid Ahmed b. es-Seyyid Mehmed, es-Seyyid Mehmed b. Davud, Ahmed Çelebi b. Mehmed, Mehmed Beşe, es-Seyyid Ahmed [b.] Davud.
|