|
Eyüp Mahkemesi 163 Numaralı Sicil (H. 1147-1149 / M. 1734-1736) cilt: 67, sayfa: 210 Hüküm no: 153 Orijinal metin no: [51b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Kurşuncu Mehmed b. Osman’ın, ayrıntıları yazılı olan vasiyetini yerine getirmek üzere Ali b. Mustafa’yı vasî tayin ettiğine hükmolunduğu
Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde istimâ‘ ve tahrîri içün savb-ı şer‘-i enverden Mevlânâ Mustafa Efendi b. Hüseyin irsâl olunup ol dahi medîne-i hazret-i Ebî Eyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü Rabbihi’l-Bârî-de Fethi Çelebi mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Kurşuncu el-Hâc Mehmed b. Osman’ın hayatında sâkin olduğu menzile varup zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî etdikde müteveffâ-yı mezbûrun ber-vech-i âtî vasîyy-i muhtâr[ı] olduğunu iddi‘â eden işbu râfi‘u’l-kitâb el-Hâc Ali b. Mustafa meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda müteveffâ-yı mezbûrun sulbiye kebîre kızları olup terekesine bi’l-verâse vâzı[‘a]teyi’l-yed <> olup zâtı ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe olan Fâtıma ve İsmihan nâm hatunlar mahzarlarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edüp müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Mehmed b. Osman b. Abdullah fevtinden on gün mukaddem, ben bi-emrillâhi te‘âlâ vefât eylediğimde cemî‘ terekem ve zimem-i nâsda olan hukūkum ahz u kabz olunup sünnet-i seniyye üzere techîz ve tekfînim görülüp ve düyûn-ı müsbetem edâ olundukdan sonra sülüsü ifrâz ve sülüs-i mezbûrdan altı bin akçe ıskāt-ı salâtım olunup fukarâya tesâdduk oluna ve seksener guruş ile sekizer yastık ve ikişer minder ve birer beledî döşek ve birer çarşeb ve üçer yorgan ve ikişer tencere ve altışar sahan ve birer kahve ibriği ve birer güğüm ve birer orta keçesi ve ikişer yan keçesi iştirâ olunup işbu müdebberelerim Zeyneb ve Mazl[û]me’den her birine verile ve bâkī kalan sülüsü vasîyy-i muhtârım kendi re’yiyle harc ve sarf eyleye deyü [52a] beni huzûr-ı Müslimînde vasîyy-i muhtâr nasb ve ta‘yîn edüp ben dahi ber-vech-i muharrer vesâyet-i mezbûreyi muvâcehesinde ba‘de’l-kabûl mezbûr el-Hâc Mehmed musırrân alâ-îsâihî fevt olmağla tenfîz-i vesâyâ murâd eylediğimde mezbûretân Fâtıma ve İsmihan hatunlar mâni‘a olurlar; suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Ali’den müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden mahalle-i mezbûrede sâkin el-Hâc Mehmed Efendi b. İbrahim ve Pala Hüseyin b. Mahmud ve Osman Çelebi b. Ali nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda hâzırûn olup isre’l-istişhâd, fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Kurşuncu el-Hâc Mehmed b. Osman b. Abdullah fevtinden on gün mukaddem, ben bi-emrillâhi te‘âlâ vefât eylediğimde cemî‘ terekem ve zimem-i nâsda olan hukūkum ahz u kabz olunup sünnet-i seniyye üzere techîz ve tekfînim görülüp ve düyûn-ı müsbetem edâ olundukdan sonra terekemin sülüsü ifrâz ve sülüs-i mezbûrdan altı bin akçe ıskāt-ı salâtım olunup fukarâya tesâdduk oluna ve seksener <> guruş ile sekizer yastık ve ikişer minder ve birer beledî döşek ve birer çarşeb ve üçer yorgan ve ikişer tencere ve altışar sahan ve birer kahve ibriği ve birer güğüm ve birer orta keçesi ve ikişer yan keçesi iştirâ olunup işbu müdebberelerim Zeyneb ve Mazl[û]me’den her birine verile ve sülüs-i mezbûrdan her ne bâkī kalırsa vasîyy-i muhtârım re’yiyle harc ve sarf oluna deyü işbu müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Ali’yi huzûrumuzda vasîyy-i muhtâr nasb ve ta‘yîn eylediğinde ol dahi ber-vech-i muharrer vesâyet-i mezbûreyi muvâcehesinde ba‘de’l-kabûl mezbûr el-Hâc Mehmed musırrân alâ-îsâihî vefât eyledi; biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz; şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye ettikde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm vâki‘ hâli Mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan Çukadâr Yakub Çelebi ve Muhzır es-Seyyid Mehmed ile meclis-i şer‘a gelüp her biri alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî 15 min-Cumâdelâhir sene 1148.
Şuhûdü’l-hâl: el-Hâc Mustafa b. Ali, Mehmed Çelebi b. Mustafa, Hüseyin b. Abdullah, Ahmed Efendi b. Mustafa Efendi, es-Seyyid Ahmed Efendi b. el-Kādî bi-Ürgüb muvakkaten, Hüseyin Çelebi [b.] Mehmed.
|