.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüp Mahkemesi 163 Numaralı Sicil (H. 1147-1149 / M. 1734-1736)
cilt: 67, sayfa: 211
Hüküm no: 154
Orijinal metin no: [52a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ahmed Çelebi b. İbrahim’in varisleri ile üvey babası Yusuf b. Abdullah arasında, cariye hususunda ortaya çıkan anlaşmazlığın sulh ve ibra ile sonuçlandığı

Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde ketb ü tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘-i enverden Mevlânâ Mustafa Efendi b. Hüseyin irsâl olunup ol dahi medîne-i hazret-i Ebî Eyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü Rabbihi’l-Bârî-de Baba Haydar Nakşibendî mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Ahmed Çelebi b. İbrahim’in hayatında sâkin olduğu menzile varup zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî etdikde müteveffâ-yı mezbûrun verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Şerîfe Hadîce Hatun bt. es-Seyyid Mehmed ile vâlidesi Zeyneb bt. Receb ve sulbî sagīr oğlu es-Seyyid İbrahim’e ve sulbiye sagīre kızı Şerîfe Âişe’ye münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra sagīrân-ı mezbûrânın ammileri ve tesviye-i emirlerine bâ-hüccet-i şer‘iye vasîleri ve mezbûre Şerîfe Hadîce Hatun tarafından husûs-ı âti’l-beyânda vekîl olduğu zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân Ahmed Çelebi b. Abdullah ve Mustafa Çelebi b. Mehmed şehâdetleriyle şer‘an sâbit ve sübût-i vekâletine hükm-i şer‘î lâhık olan es-Seyyid Ahmed b. Davud meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda müteveffâ-yı mezbûrun üvey babası olup zikr[i] âtî câriyeye vâzı‘ayi’l-yed [vâzı‘u’l-yed] olan işbu râfi‘u’l-kitâb el-Hâc Yusuf b. Abdullah mahzarında bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edüp işbu mu‘âyene ve müşâhede olunan Acem câriyesi müteveffâ-yı mezbûrun mülkü olmak üzere merkūm el-Hâc Yusuf’dan taleb ve da‘vâ eylediğimde mezbûr el-Hâc Yusuf câriye-i mezbûre benim mülk-i müşterâmdır deyü def‘ sadedinde <> [52b] olmağla beynimizde münâza‘ât-ı kesîre ve muhâsamât-ı şedîde vâkı‘a olmuş idi; el-hâletü hâzihî beynimize muslihûn tavassut ile elli guruş üzerine beni bi’l-vekâle ve bi’l-vesâye sulh eylediklerinde ben dahi sulh-ı mezbûru ba‘de’l-kabûl ve bedel-i sulh olan meblağ-ı mezbûr elli guruşu merkūm el-Hâc Yusuf yedinden ahz u kabz eyledim, ba‘de’l-yevm câriye-i mezbûreye ve müteveffâ-yı mezbûrun terekesine ve sâir hukūk-ı ma‘lûm ve mechûle müte‘allika âmme-i de‘âvîden mezbûr el-Hâc Yusuf’un zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt eylediğimde ol dahi benim zimmetimi ibrâ ve ıskāt edüp vechen mine’l-vücûh ve sebeben mine’l-esbâb birbirimiz ile da‘vâ ve nizâ‘ımız yokdur dediklerinde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâki‘ hâli Mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan Çukadâr Yakub Çelebi ve Muhzır es-Seyyid Mehmed ile meclis-i şer‘a gelüp her biri alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ min-Cumâdelâhir li-seneti semân ve erba‘în ve miete ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: el-Hâc Yusuf b. Abdullah, es-Seyyid Mehmed b. Davud, es-Seyyid Mehmed b. es-Seyyid Mustafa, Ahmed Efendi b. Mustafa, Hasan Çelebi b. Ali, es-Seyyid Ahmed Efendi b. es-Seyyid Abdurrahim ve gayruhum mine’l-huzzâr.