.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüp Mahkemesi 163 Numaralı Sicil (H. 1147-1149 / M. 1734-1736)
cilt: 67, sayfa: 305
Hüküm no: 233
Orijinal metin no: [80b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sadîler Şeyhi Hüseyin Efendi b. Şükrullah’ın, isimleri yazılı kölelerini henüz hayatta iken azat ettiğine hükmolunduğu

Medîne-i hazret-i Ebî Eyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü Rabbihi’l-Bârî-de Şahsultan mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Sa‘dîler Şeyhi es-Seyyid Hüseyin Efendi b. es-Seyyid Şükrullah’a rıkk-ı sâbıklarını mu‘terifler olan bâ‘isûne’l-kitâb işbu uzun boylu, gök elâ gözlü, açık kaşlı, Gürciyyü’l-asl, Müslimü’l-mille İsmail nâm gulâm ve yine uzun boylu, kara gözlü, kara kaşlı, Gürciyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille Fethi bt. Abdullah ve yine orta boylu, kara gözlü, kara kaşlı, Gürciyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille Gülbeyaz bt. Abdullah ve yine orta boylu, kara gözlü, kara kaşlı, Gürciyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille Âtike bt. Abdullah ve yine işbu orta boylu, kara gözlü, kara kaşlı, Acemiyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille Âlicenâb bt. Abdullah ve yine orta boylu, elâ gözlü, açık kaşlı, Acemiyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille Âlîşâh bt. Abdullah’dan her biri asâleten ve yine kara gözlü, kara kaşlı, Gürciyyetü’l-asl, Müslimetü’l-mille, tahmînen sekiz yaşında olan Halime bt. Abdullah nâm sagīrenin tesviye-i umûruna min-kıbeli’ş-şer‘ mansûb vasîsi eş-Şeyh es-Seyyid Abdurrahman Efendi b. es-Seyyid Yusuf dahi vesâyeten meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde müteveffâ-yı mezbûr es-Seyyid Abdurrahman [Hüseyin] Efendi’nin vesâyâ-yı mu‘ayyenesini tenfîze bâ-hüccet-i şer‘iye vasîyy-i muhtârı olan es-Seyyid Ahmed Ağa b. es-Seyyid Ali [81a] mahzarında her biri bi’l-asâle ve bi’l-vekâle [bi’l-vesâye] üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edüp bizler müteveffâ-yı mezbûr es-Seyyid Hüseyin Efendi b. es-Seyyid Şükrullah b. es-Seyyid Hüseyin’in yedinde mülkü olduğumuz hâlde hâl-i kemâl-i sıhhatinde târih-i kitâbdan üç sene mukaddem bizi mâlından âzad ve mülkünden ihrâc edüp bizler sâir harâir-i asliyyîn gibi hür olmuş iken vasîyy-i mezbûr es-Seyyid Ahmed Ağa rıkk olup terekeden olmak zu‘muyla bize bi-gayr-ı hakkın vaz‘-ı yed murâd eder, suâl olunup sebîlimiz tahliye olunmak matlûbumuzdur, dediklerinde gıbbe’s-suâl mezbûr Ahmed Ağa cevâbında, mevsûfûn-ı mezbûrûndan her birine rıkk olup terekeden olmak üzere vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin müdde‘iyûn-ı mezbûrûnun ber-vech-i muharrer âzad olduklarını inkâr edicek müdde‘iyûn-ı mezbûrûndan müdde‘âlarını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden mahalle-i mezbûre sâkinlerinden Derviş Mehmed b. İsmail ve Ömer Bey b. Ahmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd, fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Sa‘dîler Şeyhi es-Seyyid Hüseyin Efendi b. es-Seyyid Şükrullah b. es-Seyyid Hüseyin işbu mevsûfûn-ı mezbûrûn İsmail ve Gülbeyaz ve Fethi ve Âtike ve Âlicenâb ve Âlîşâh ve mezbûre sagīre Halime yedinde mülkü olduğu hâlde hâl-i kemâl-i sıhhatinde bizim huzûrumuzda târih-i kitâbdan üç sene mukaddem her birini mâlından âzad ve mülkünden ihrâc edüp sâir harâir-i asliyyîn gibi hür olmuşlardır, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleri[z], şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâlis-aşer min-şehri Rebî‘i’l-evvel li-seneti tis‘a ve erba‘în ve miete ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: İsmail Efendi b. el-Hâc Osman, Molla Mehmed b. Osman, es-Seyyid Abdülkerim b. es-Seyyid Mustafa, Abdurrahman b. Mustafa, es-Seyyid Ahmed b. es-Seyyid Mehmed, Mustafa b. Ali, Hüseyin b. E[bû]bekir Çukadâr ve gayruhum mine’l-huzzâr.