.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüp Mahkemesi 175 Numaralı Sicil (H. 1157-1159 / M. 1745-1746)
cilt: 71, sayfa: 66
Hüküm no: 18
Orijinal metin no: [6a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Halil b. Mehmed’in hayattayken cariyesi Mahbûbe’yi hanımı Safiye’ye vermiş olduğu

Medîne-i Hazret-i Ebî Eyyüb el-Ensârî -radiye anhu rabbihi’l-bârî-’de Câmi‘-i Kebîr Mahallesiʼnde sâkin bundan akdem vefât eden Halil b. Mehmed b. Ömer’in verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Safiye bt. Abdullah ile hâlâ diyâr-ı âharda olup li-ebeveyn er karındaşı Ali’ye ve kız karındaşı Sâliha Hatun’a münhasıra olup [6b] mesele-i mîrâsları dört sehmden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûreden bir sehm zevcesi merkūme Safiye’ye ve iki sehm gāib-i mezbûr Ali’ye ve bâkī bir sehm mezbûre Sâliha Hatun’a isâbeti lede’ş-şer‘i’l-enver zâhir ve mütebeyyin oldukdan sonra mezbûre Sâliha Hatun’un zevci ve tarafından husûs-ı âti’l-beyânda vekâleti mahzar-ı câhidde sâbit ve sübût-ı vekâletine hükm-i şer‘î lâhık olan Abdülfettâh Efendi b. el-Hâc Mustafa meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde işbu bâ‘isetü’l-kitâb mezbûre Safiye Hatun muvâcehesinde üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip zevcem müvekkilem mezbûre Sâliha’nın mevrûsu müteveffâ-i mezbûr Halil’in terekesinden olup işbu açık kara kaşlı kara gözlü Gürciyyetü’l-asl Müslimetü’l-mille yüz otuz guruş kıymetli Mahbûbe câriyesini mezbûre Safiye Hatun bi-gayr-ı hakkın zabt etmekle câriye-i memlûkesinden hisse-i şer‘iyyesini taleb eylediğimde vermede mümânaʻat eder, suâl olunup alıverilmesi matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûre Safiye Hatun cevâbında fi’l-hakīka yüz otuz guruş kıymetli işbu câriye-i mevsûfe-i mezkûrenin yüz guruşu müteveffâ-i mezbûr Halil’in ve otuz guruşu benim olup ol vechile iştirâken mülkümüz iken zevcem müteveffâ-i mezbûr Halil hâl-i hayâtında vefâtından bir sene mukaddem câriye-i mevsûfede olan yüz guruş mütâlebesinden benim zimmetimi ibrâ ve câriye-i mezkûreyi bana def‘ ve teslîm, ol vechile müstakilleten mülkümdür deyü def‘le mukābele edicek, gıbbe’l-istintak ve akībe’l-inkâr mezbûre Safiye Hatun’dan def‘-i meşrûhuna mutâbık mübeyyin beyyine taleb olundukda udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimîn’den mahalle-i mezbûre ahâlîsinden Mehter Mehmed Ağa b. Ali Ağa ve Abdülmümin b. Mustafa ve Kapudanzâde Mehmed Efendi b. [Mustafa] ve Mustafa Çelebi b. Mehmed ve İsmail Efendi b. Osman nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzirûn olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka müteveffâ-i mezbûr Halil b. Abdullah hâl-i hayâtında bir sene mukaddem yüz otuz guruş kıymetli işbu Gürciyyetü’l-asl Müslimetü’l-mille Mahbûbe bt. Abdullah’ın yüz guruşu müteveffâ-i mezbûr Halil’in ve otuz guruşu zevcesi mezbûre Safiye Hatun’un olup ol vechile iştirâken mülkleri iken târîh-i merkūmda câriye-i mevsûfe-i merkūmede olan yüz guruş mütâlebesinden zevcesi mezbûre Safiye Hatun’un zimmetini ibrâ ve câriyeyi mezbûre Safiye Hatun’a def‘ ve teslîm ve bizi işhâd eyledi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince müdde‘î-i mezbûr Abdülfettâh Efendi bî-vech mu‘ârazadan men‘-birle mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fî-selhi min-Muharremi’l-harâm li-sene semân ve hamsîn ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Şâhidûnü’s-sâbıkūn.