.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüp Mahkemesi 175 Numaralı Sicil (H. 1157-1159 / M. 1745-1746)
cilt: 71, sayfa: 132
Hüküm no: 87
Orijinal metin no: [21b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kırımlı Ali Odabaşı’nın vefât etmeden önce vasisi el-Hâc Halil b. Ali’yi azledip karısı Zeyneb Hatun’u vasi tayin etmiş olduğu

Medîne-i Hazret-i Ebî Eyyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü rabbihi’l-bârî-’de Otakçıbaşı Mahallesi sükkânından vesâyet [ve] vekâlet iddiʻâ eden işbu bâ‘isü’l-kitâb Abdurrahman b. el-Hâc Musa nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde fi’l-asl Kırım diyârında Gözleve kasabasında Balizâde Mahallesi ahâlîsinden olup sâlifü’z-zikr Otakçıbaşı Mahallesiʼnde sâkin iken bundan akdem vefât eden Ali Odabaşı b. el-Hâc Osman’ın terekesine bi’l-vesâye vaz‘-ı yedi müsbet olan el-Hâc Halil b. el-Hâc Ali nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-i mezbûr Ali Odabaşı b. el-Hâc Osman b. Mehmed vech-i âtî üzere mukaddem vasiyy-i muhtârı olmağla hâl-i sıhhatinde fevtinden iki gün mukaddem merkūm el-Hâc Halil nâm kimesneyi vesâyetten azil ve ihrâc edip cemî‘ terekemi ve zimem-i nâsda olan hukūkumu ahz u kabz ve sünnet-i seniyye üzere techîz ve tekfînim görüp düyûn-ı müsbetemi edâ, bâkī terekemden sulbî sagīr oğlum Abdurrauf’un hisse-i şer‘iyyesin hadd-i bülûğ ve rüşd-i sedâdına varınca tesviye-i umûruna müvekkilem mezbûre Zeyneb Hatun bt. Mustafa’yı vasiyy-i muhtâr nasb ve ihtiyâr eyledikde ol dahi baʻde’l-kabûl mezbûr Ali Odabaşı fevt olup verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi müvekkilem mezbûre Zeyneb Hatun ile sulbî sagīr oğlu Abdurrauf’a münhasıra olmağla zevce-i mezbûre Zeyneb Hatun dahi kezâlik müteveffâ-i mezbûrun medyûnlarından taleb ve da‘vâ ve ahz u kabz ve îsâle ve mütevakkıf olduğu umûrun küllîsine tarafından beni tevkîl etmekle bâ-defter-i kādı-yı Gözleve makbûzu olan tereke-i müteveffâ-i mezbûru merkūm el-Hâc Halil nâm kimesneden bi’l-vesâye ve bi’l-vekâle taleb ederim, suâl olunup takrîri tahrîr ve alıverilmek matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr el-Hâc Halil cevâbında tereke-i müteveffâ-i mezbûra bi’l-vesâye vaz‘-ı yedini ikrâr u i‘tirâf edip müdde‘î-i mezbûrun ber-vech-i muharrer müddeʻâsını inkâr edicek, müdde‘î-i mezbûr Abdurrahman Çelebi’den müddeʻâsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimîn’den olup hâlâ revnak-efzâ-yı sadr-ı Anadolu semâhatlü inâyetlü fazîletlü Kırımî Efendi hazretlerinin etbâʻ-ı zevi’l-ihtirâmlarından Ahmed Ağa b. İbrahim ve Hasan Ağa b. Mehmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka Kırım diyârında Gözleve kasabasında Balizâde Mahallesi ahâlîsinden olup medîne-i mezbûrede Otakçıbaşı Mahallesiʼnde sâkin iken bundan akdem vefât eden Ali Odabaşı b. el-Hâc Osman b. Mehmed fevtinden [22a] iki gün mukaddem vesâyâ-yı ma‘lûmesini tenfîze mukaddemâ vasiyy-i muhtâr eylediği mezbûr el-Hâc Halil nâm kimesneyi vesâyetten azil ve ihrâc edip cemî‘ terekesini ve zimem-i nâsda olan hukūkunu ahz u kabz ve sünnet-i seniyye üzere techîz ve tekfîni görülüp düyûn-ı müsbetesini edâ, bâkī terekeden sulbî sagīr oğlu Abdurrauf’un hisse-i şer‘iyyesin hadd-i bülûğ ve rüşd-i sedâdına varınca tesviye-i umûruna zevce-i menkûha-i metrûkesi müvekkile-i mezbûre Zeyneb Hatun bt. Mustafa’yı bizim muvâcehemizde vasiyy-i muhtâr nasb ve ihtiyâr, ol dahi vesâyet-i mezkûreyi baʻde’l-kabûl mezbûr Ali Odabaşı iki gün mürûrunda fevt olup verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi mezbûre Zeyneb Hatun ile sulbî sagīr oğlu Abdurrauf’a münhasıradır, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinden sonra yine udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimîn’den İbrahim Çelebi b. Halil ve Mehmed Çelebi b. Yusuf nâm kimesneler meclis-i mezbûrda hâzırân olup isre’l-istişhâd cevâblarında mezbûre Zeyneb Hatun dahi müteveffâ-i mezbûrun medyûnlarından taleb ve da‘vâ, ahz u kabz ve îsâle ve mütevekkıf olduğu umûrun küllîsine tarafından işbu müdde‘î-i mezbûr Abdurrahman Çelebi b. el-Hâc Musa’yı vekîl ve nâib-i menâb nasb u ta‘yîn, ol dahi vekâlet-i mezkûreyi kabûl eyledi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-taʻdîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle baʻde’l-hükm ve’t-tenbîh mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâmin min-Recebi’l-ferd sene semân ve hamsîn ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Mahmud Çelebi b. Hasan, Hasan Çelebi b. Mehmed, Mustafa Efendi b. Hüseyin, Mollâ Yusuf b. Ali, Salih Efendi b. Ebûbekir.