.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüp Mahkemesi 175 Numaralı Sicil (H. 1157-1159 / M. 1745-1746)
cilt: 71, sayfa: 193
Hüküm no: 144
Orijinal metin no: [36b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mustafa Çelebi’nin vârislerinin alacaklarını terekeden almak istemeleri

Medîne-i Hazret-i Ebî Eyyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü rabbihi’l-bârî-’de Câmi‘-i Kebîr Mahallesi sâkinelerinden işbu râfiʻâtü’l-kitâb Hadice bt. Abdullah’ın dâmâdı ve kızı Fâtıma Hatun bt. Bahri Yusuf Bey’in zevci olup ve taraflarından husûs-ı âti’l-beyânda vekîl olduğu zâtlarını bi’l-ma‘rifeti’ş-şer‘iyye ârifân olan Derviş Mehmed b. Mehmed ve el-Hâc İbrahim b. Mehmed şehâdetleriyle vekâleti sâbit olan Mehmed Efendi b. Mehmed ile mezbûre Fâtıma Hatun’un kız karındaşı Âişe Hatun bt. el-mezbûr Bahri Yusuf Bey’in zevci ve tarafından kezâlik husûs-ı âti’l-beyânda vekîl olduğu müteveffân-ı mezbûrân Derviş Mehmed ve el-Hâc İbrahim nâm kimesneler şehâdetleriyle vekâleti sâbit olan İbrahim Ağa b. Mehmed meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde medîne-i mezbûrede Musa Çavuş Mahallesiʼnde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mustafa Çelebi b. Osman’ın verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Sâliha Hatun bt. İbrahim ile vâlidesi Havvâ Hatun bt. Ahmed’e ve li-ümmin kız karındaşları Hafize ve Fâtıma bintey İbrahim nâm hatunlara münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müteʻayyen oldukdan sonra müteveffâ-i mezbûrun terekesine bi’l-verâse vâzıʻâtü’l-yed olan zevce-i mezbûre Sâliha Hatun ile mezbûre Havvâ Hatun tarafından husûs-ı âti’l-beyânda müseccel vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi [37a] İbrahim Ağa b. Ahmed ve mezbûre Hafize Hatun’un zevci ve tarafından husûs-ı âti’l-beyânda müseccel vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi Hamza Efendi b. Hüseyin ve mezbûre Fâtıma Hatun’un zevci ve tarafından husûs-ı âti’l-beyânda müseccel vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi Hâfız Abdülgafur Efendi b. Ali mahzarlarında herbiri bi’l-vekâle üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-i mezbûr Mustafa Çelebi b. Osman b. Abdullah zimmetinde menzil bahâsından ba‘de külli’l-hesâb müvekkilât-ı mezbûrâtın altı yüz elli beş guruş bi-kadri’l-hısas alacak hakları olup hatta müteveffâ-i mezbûr hâl-i hayâtında ve kemâl-i akl [u] sıhhatinde cihet-i mezkûreden ol mikdâr guruş müvekkilât-ı mezbûrâta zimmetinde vâcibü’l-edâ deyni olduğunu huzûr-ı Müslimîn’de kirâren ve mirâren ikrâr ve işhâd edip kable’l-edâ fevt olmağla meblağ-ı mezbûru terekesinden bi’l-vekâle taleb ederiz, suâl olunsun dediklerinde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr müdde‘î müvekkilât-ı mezbûrâtdan müddeʻâsını mütebeyyine beyyine taleb olundukda udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimîn’den medîne-i mezbûrede Câmi‘-i Kebîr Mahallesiʼnde sâkin Derviş Mehmed b. Mehmed ve el-Hâc İbrahim b. Mehmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka müteveffâ-i mezbûr Mustafa Çelebi b. Osman b. Abdullah zimmetinde menzil bahâsından ba‘de külli’l-hesâb işbu müvekkilât-ı mezbûrât Hadice ve Fâtıma ve Âişe nâm hatunların altı yüz elli guruş bi-kadri’l-hısas alacak hakları olup hatta müteveffâ-i mezbûr hâl-i hayâtında ve kemâl-i akl [u] sıhhatinde cihet-i mezkûreden ol mikdâr guruş müvekkilât-ı mezbûrâta zimmetinde vâcibü’l-edâ deyni olduğunu bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-taʻdîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mevkūfen alâ-yemîni’l-müvekkilâti’l-mezbûrât mûcebiyle baʻde’l-hükm mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâmin aşer min-Şevvâli’l-mükerrem sene semân ve hamsîn ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Efendi b. Mustafa Efendi, Mustafa Efendi b. Hüseyin, es-Seyyid Mehmed Çelebi [b.] es-Seyyid Mustafa, es-Seyyid Ahmed [b.] es-Seyyid Mehmed, Ahmed Ağa b. Hamdi Mehmed.