|
Eyüp Mahkemesi 182 Numaralı Sicil (H. 1154-1161 / M. 1741-1748) cilt: 72, sayfa: 370 Hüküm no: 609 Orijinal metin no: [60a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın bina ettirdiği cami-i şerif ve külliyesinin ve eskiyen suyollarının tamiriyle mezkûr evkafın su intiyaçlarının giderilmesi
Nişan-ı şerîf-i âlîşân-ı [sâ]mî-mekâ[n-ı] Sultân[î] [ve] tuğra-yı garrâ-yı cihân-sitân-i Hâkānî −nüffize bi’l-avni’r-Rabbânî− hükmü oldur ki; Çün sâkī-i feyz-bahşâ-yı külli şeyʼin ber-muktezâ-yı fehvâ-yı -ve mine’l-mâi külle şeyʼin hayyin- ifâza-i fuyûzât-ı şîrâbı ile kanavât-ı ecsâd ve eşbâha isâle-i mâü’l-hayât-ı ervâh edip ol mâ-i ferâhın âsâr-ı inficârîleri? çemen-zâr-ı basît-ı gabrâyı bedâyiʻ-i kudret-şuʻâ ile nümûd[e-i] cennâtin tecrî min-tahtihe’l-enhâr eyledikde benim yenâbîʻ-i inâyet-i şâmilemi maksem-i mecrâ-yı mâ-i niâmâ vâlâ ve âbişhôr-ı aynen yeşrabü bihâ ibâdullahi yüfeccirûnehâ tefcîrâ etmekle hur-beyâ? inâyet-i bî-gāyetimle küûs-i nüfûs-ı atşân çeşme-i sâr-ı birr u ihsânımla mel’ân ve mezâriʻ-i meârib-i halk-ı cihân şâd-âb u reyyân olagelmişdir binâʼen-aleyh cedd-i izâm-ı maʻâlî-nizâmım olan cennet-mekân, firdevs-âşiyân merhûm ve mağfûrun-leh ebu’l-feth ve’l-megāzî Sultan Mehmed Han −aleyhi rahmetü [Ra]bbi’l-Bârî− hazretlerinin câmiʻ-i şerîf ve medâris-i latîf ve tâbhâne-i dârü’ş-şifâ-i münîflerinde lillâhi’l-hamd ve’l-minne mahz-ı yümn-i himmet-i Husrevânemle bu defʻa taʻmîr ve tanzîm ve ucûr-ı cezîlesi cerâʼid-âsâr-ı hasenât-ı hümâyûnuma kayd ve terkīm olunup lâkin evkāf-ı merkūmeye fi’l-asl tertîb ve icrâ olunan mâ-i lezîz mürûr-ı eyyâm ve kürûr-ı hevâ ve âʻvâm ile baʻzan arza-yı telef ve baʻzan nehbe-i ziyâʻ ve sarf olmakdan nâşî el-yevm câmiʻ-i şerîf ve mülhakātına vefâ edecek kadar su cereyân etmeyip müceddeden bir mikdâr mâ-i lezîzin zam ve ilâvesine ihtiyâc derkâr olmağla zikr olunan mâ-i lezîz dahi himmet-i maʻâlî-nehmet-i şâhânem erzânı kılınıp vakf-ı şerîf külliyen müberrâ-yı cemîle-i mevhûb-ı makrûnum ve hemen mülhakāt-ı evkāf-ı hümâyûnum olacağı zâhir olmağın Halkalı suyunun münâsip olan mahalleri ifrâz olunmak üzere müceddeden yarım lüle mâ-i lezîz zikri mürûr edip merhûm-ı müşârun-ileyh Sultan Mehmed Han hazretlerinin câmiʻ-i şerîfi evkāfına inâyet ve iʻtâ buyrulması bâbında hâlâ nâzır-ı evkāf-ı merhûm-ı müşârun-ileyh olup mesned-ârâ-yı sadr-ı sadâret-i uzmâ ve revnak-efzâ-yı dârü’l-hikem-i vekâlet-i kübrâ olan düstûr-ı ekrem, müşîr-i efham nizâmü’l-âlem nâzım-ı menâzımü’l-ümem-i mükemmil-i nâmûsu’s-saltanatü’l-uzmâ, mürettib-i merâtibü’l-hilâfeti’l-kübrâ vezîr-i âʻzam düstûr-ı şiyem ve vekîl-i mutlak-ı kaviyyü’l-himemim Seyyid Abdullah Paşa −edâmallâhu teʻâlâ iclâlehu ve zâʻaf bi’t-teyîd iktidârehu ve ikbâlehu− der-kâr-ı kâm-yâb-ı mülûkâneme arzuhâl istiʻtâf etmeleriyle isʻâf-ı merâmlarıyla mazhar-ı isʻâf ve isgāl kılınıp nısf lüle suyun mahâll-i merkūma cereyânına müsâʻade-i hümâyûnum olmuşdur deyü şeref-bahşâ-yı sudûr olup hatt-ı hümâyûn-ı şevket-makrûnum mûcebince işbu berât-ı saʻâdet-âyât ve behcet-gāyâtı verdim ve buyurdum ki; sâlifü’l-beyân Halkalı suyunun münâsip olan mahalde n nısf lüle su ifrâz ve merhûm-ı müşârun-ileyhin zikri mürûr eden evkāfına icrâ olunup fî-mâ baʻd ilâ-mâşâallahu teʻâlâ ol mikdâr mâ-i lezîzin cereyânına hiç ferd kâʼinen-men-kân ve keyfe mâ-kân ve sebeben mine’l-esbâb mâniʻ ve râfiʻ olmayıp bir vechile dahl ü taʻarruz kılmaya şöyle bileler alâmet-i şerîfe iʻtimâd kılalar.
Tahrîren fi’l-yevmi’r-râbiʻ ve’l-ışrîn min-şehri Recebi’l-ferd sene ihdâ ve sittin ve miʼe ve elf.
Be makām-ı Kostantıniyyeti’l-mahrûse.
|