|
Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599) cilt: 35, sayfa: 328 Hüküm no: 429 Orijinal metin no: [62b-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fâtıma Hatun bt. Erdoğdu’nun para vakfı tesis ettiği
Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ Resûlihî Muhammedin ve âlihî ecma‘în ammâ ba‘d işbu mazmûnunda vakıf ikrârından bahseden sahîh ve şer‘î bir hüccetdir. Medîne-i Hazret-i Ebî Eyyûb-i Ensârî mahallâtından Câmi‘-i Kebîr mahallesi sükkânından sâhibetü’l-hayrât ve’l-hasenât Fâtıma Hâtun bt. Erdoğdu nâm hâtun meclis-i şer‘-i şerîf ve mahfil-i dîn-i münîfe hâzıra olup, işbu vakıf ikrârının kendisinden sudûruna kadar sâhibi olduğu, elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu râyicü’l-vakt yirmi üç bin akçesini hasbeten lillâhi’l-aliyyi’l-azîm ve haseneten li rûhi Resûlihi’l-kerîm te’bîd, tasadduk, haps ve vakf ettiğini ikrâr ve i‘tirâf etti. Vâkıfe-i mezbûre meblağ-ı merkūmun mütevellî yediyle ribâdan hâlî olarak senede onu on bir ribh üzre ve rehn-i kavî ve kefîl-i melî alınarak mu‘âmele-i şer‘iyye ve murâbaha-i mer‘iyye ile edâ ve istîfâya kādir kimesnelere istirbâh edilmesini şart etti. Vâkıfe-i mezbûre, Allahü te‘âlâ’nın lütuf ve atâsıyla ribh ve nemâdan rızık verdiğinin mütevellîye verilecek yevmî iki akçenin hâricindeki tamâmını müddet-i hayâtınca kendisine şart etti. Vefâtından sonra mütevellîye verilecek vazîfeye bir akçe eklenip mütevellîye verilecek mikdârın yevmî üç akçe olmasını şart etti. Mütevellînin eklenecek bir akçe mukābilinde huzûrunda istediği bir vakit günde üç kere İhlâs sûresini, bir kere Fâtiha sûresini tilâvet edip kırâatinin sevâbını ve tilâvetinin bereketini Nebî aleyhi’s-selâmın ve âl ve ashâbının rûhlarına hediye etmesini şart etti. Mütevellîliğe müddet-i hayâtınca Mehmed Çelebi b. Mahmud’u ta‘yîn etti. Mütevellînin hafaza-i Kur’ân-ı azîm ve hamele-i Kur’ân-ı kerîm’den üç kişi tutup her birisinin her gün Yâsîn sûresini tilâvet etmesini ve bunların her birinin vazîfesinin yevmî bir akçe olmasını şart etti. İlk tilâvetin sevâbının sadrî oğlu Hızır b. Mehmed’in rûhuna, ikincisinin diğer oğlu Mehmed b. Mehmed’in rûhuna, üçüncüsünün de vâkıfe-i mezbûrenin rûhuna hediye edilmesini şart etti. Üç kişinin tesbîtinin mütevellî yedinde olmasını şart etti. Tevliyyetin müddet-i hayâtınca mütevellî-i mezbûra âid olmasını onun vefâtından sonra ise hâkimin re’yi ile ta‘yîn edilmesini şart etti. Medîne-i mezbûredeki Câmi‘-i Kebîr kurbunda vâki‘ Zühre Hâtun mescidine her Berât gecesinde altmış akçelik bal mumu iştirâ edilip konulmasını şart etti. Mesârif-i mezbûreden artan mikdârın vakfın muhâsebesinin rü’yetine, kâtibin ücretine ve hizmet-i ihzâra sarf edilmesini şart etti. Emr-i vakf tamâm olduğunda vâkıfe-i mezkûre meblağ-ı mezbûru tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği Mehmed Çelebi b. el-Mütevellî’ye teslîm etti. O da tesellüm edip sâir mütevellîler evkāfda nasıl tasarruf ediyorlar ise öylece tasarruf etti. Vâki‘ ikrâr mütevellî-i mesfûr tarafından vicâhen ve şifâhen tasdîk edildi. Vâkıfe-i mezbûre sonra nukūd vakfının adem-i sıhhatine ve İmâm-ı A‘zâm ve hümâm-ı akdem Numan b. Sâbit el-Kûfî’nin vakfın lâzım olmadığı ictihâdına mütemessiken vakıfdan rücû‘ edip meblağ-ı merkūmun mülküne i‘âdesini taleb etti. Mütevellî-i mezbûr da el-Ensârî’nin İmâm Züfer’den nakl ettiği cevâz ictihâdına tevfîkan redden imtinâ‘ etti. Muhâsama ve münâza‘a edip hâkim-i muvakki‘-i a‘lâ hâze’l-kitâbın huzûrunda mürâfa‘a olunduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh meblağ-ı mezbûrun vakfiyetine hükm etti. Vâkıfe-i merkūme sonra kelâmını i‘âde edip sıhhate hükmün lüzûmu îcâb ettirmeyeceğini ifâde etti ve meblağ-ı mersûmu tekrâr taleb etti. Mütevellî-i mezbûr bu ifâdeye imâmeyn-i hümâmeyn imâm-ı sânî Ebû Yusuf ve imâm-ı sâlis İmâm Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî -aleyhimâ el-lütfu’s-Samedânî- indinde sıhhatin lüzûmdan ayrılmayacağı şeklinde cevâb verip hâkimden re’yleri mûcebince hükmetmesini taleb etti. Hâkim-i muvakki‘-i a‘lâ hâze’l-kitâb, meblağ-ı mezkûrun vakfiyetinin lüzûmuna da hükm etti. Bu sûretle kimesne tarafından tebdîl ve tağyîri câiz olmayan müebbed ve lâzım bir vakıf oldu. Her kim sû-i fi‘liyle ona cür’et ederse Allah’ın ve melâikenin ve insanların laneti üzerine olsun. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘ahû fe innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıfı ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm”. [63a] Cerâ zâlike ve hurrire fî evâili şehri Şa‘bâni’l-mu‘azzam sene sitte ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: İftiharü’l-ulemâi’l-muhakkikīn mevlânâ Mustafa Efendi b. Nefes el-Müderris elân bi medreseti Ebî Eyyûbi el-Ensârî radiyallahu anhu, fahrü’l-ulemâi’s-salihîn mevlânâ Mehmed Efendi b. Hasan el-Müderris bi medreseti Dârü’l-hadîs li’l-merhûm Zikri Efendi, mevlânâ Ebûbekir Çelebi b. Ferhad el-Mülâzım, fahrü’l-eimmeti’l-kirâm Abdülkādir b. Mehmed el-İmâm bi’l-Câmi‘i’l-Kebîr bi Ebî Eyyûbi el-Ensârî, mevlânâ Ahmed Çelebi b. Hasan Bey el-Hatîb bi Câmi‘i Ahmed Çelebi, Şerîf Mustafa Çelebi b. Ramazan, Halil Halîfe b. Yahya el-Mu‘allim, Hasan Halîfe b. İbrahim, fahrü’l-müderrisîn İbrahim Çelebi b. İsmail kâtib-i evkāf-ı Hazret-i Ebî Eyyûb el-Ensârî, Mahmud Çelebi b. Muhyiddin el-Buhûrî, Osman Halîfe b. Abdullah el-Attâr, Şehsüvar Bey b. Mehmed Kâtib-i beytülmâl, Halim Halîfe b. Mehmed el-Müezzin, Osman Halîfe b. Ahmed, Yusuf b. Mustafa, Rüstem b. Abdullah, Keyvan b. Abdullah er-Râcil, Mercan b. Abdullah, Mehmed b. Karagöz ve gayruhüm mine’l-hâzırîn
|