|
Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599) cilt: 35, sayfa: 338 Hüküm no: 439 Orijinal metin no: [65a-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Sâkine Hatun bt. el-Hâc Pîrî’nin evini vakfettiği
Elhamdü lillâhi’llezî ce‘ale’d-dünyâ mezra‘ate’l-âhire li üli’l-hayrât ve ce‘ale’s-sadakāt zeri‘atün ilâ duhûli’l-cennât ve vusûli’d-derecât. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ nebiyyihî Muhammedin şefî‘i’l-usât [fî] yevme’l-arasât ve alâ âlihî ve ashâbihî zevi’l-mükerremât. Ve ba‘de işbu mazmûnunda vakıf kurma irâdesinden bahseden kayd sahîh ve şer‘î bir hüccet ve sarîh ve mer‘î bir vesîkadır. Udûlden Mustafa b. Turgud, Ömer b. Mehmed, Abdi Reis b. Sefer ve Abdi Bey b. Abdullah el-Cündî nâm kimesneler meclis-i şer‘-i şerîf-i Ahmedî ve mahfil-i dîn-i münîf-i Muhammedî’ye hâzırûn olup, hâric-i mahmiye-i Galata mahallâtından Mustafa Ağa mahallesinde bundan akdem vefât eden Sâkine Hâtun bt. el-Hâc Pîrî’nin muhallefâtına vâzı‘-ı yed olan, Galata ve Havâss-ı mahrûse-i Kostantıniyye’de vâki‘ beytülmâl-i hâs emîni Mehmed Çavuş b. Abdullah nâm hasm-ı câhid mahzarında ve merhûme-i mezbûrenin zevci ve vârisi olan fahrü’l-kuzât Kâmil Efendi b. eş-Şeyh Hamid’in mahzarında, hâmil-i hâze’l-kitâb Mahmud b. Mehmed er-Reisü’s-sultânîden sâdır olan da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyyede gıbbe’l-istişhâd şöyle şehâdet ettiler ki müteveffât-ı merkūme Sâkine Hâtun, zeyilde mezkûr târihden mukaddem 1001 senesi Ramazân-ı mübârekinde, işbu vakıf ikrârının kendisinden sudûruna kadar sâhibi ve mâliki olduğu elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu, mahalle-i mezbûrede vâki‘, bir beyt-i süflîyi, su kuyusunu, helâyı, eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmireyi hâvî bahçeyi müştemil olan ve bir tarafdan Abdi Bey b. Abdullah mülkü, öteki tarafdan Memi Reis b. Abdullah mülkü, diğer tarafdan Mustafa ve Rahime mülkü ve diğer tarafdan da tarîk-i hâs ile mahdûd bulunan cemî‘ menzilini cümle tevâbi‘ ve levâhıkı ve kâffe-i hukūk ve merâfıkı ile, hasbeten lillâhi’l-aliyyi’l-azîm ve haseneten li rûhi Resûlihi’l-kerîm ve hereben min ikābihi’l-elîm yevme lâ yenfa‘u mâlün ve lâ benûn illâ men etallâhe bi kalbin selîm, niyet-i hâlisa ve taviyyet-i sâfiye ile haps ve vakf etti. Vâkıfe-i mezbûre menzilde süknâyı evvelâ müddet-i hayâtınca kendisine, vefâtından sonra zevci merhûm Ahmed Reis’in Mustafa ve Rahime nâm evlâdına, sonra onların evlâdına, neslen ba‘de neslin fer‘an gıbbe aslin zükûr ve inâsdan evlâd-ı evlâd-ı evlâdına şart etti. Bunların inkırâzından sonra -ne‘ûzü billâh min hâze’l-kıyâs- süknâyı vâkıfe-i mezbûrenin âzâdlı câriyeleri olan Nâzenin bt. Abdullah ve Hümâ bt. Abdullah’a, sonra onların evlâdına, evlâd-ı evlâdına, zükûr ve inâsdan evlâd-ı evlâd-ı evlâdına şart etti. Ba‘de’l-inkırâz, menzil-i merkūmun mütevellî yediyle icâre-i mu‘tâde ile kirâya verilmesini, icâreden hâsıl olan mikdârın mahalle-i mezbûre imâmına, her gün huzûrunda üç kere İhlâs sûresini tilâvet edip sevâbını vâkıfe-i merkūmenin rûhuna hediye etmesi mukābilinde verilmesini şart etti. Vâkıfe-i mezbûre, ba‘de’t-tahliyye ve’t-tekābuz menzil-i mesfûru mülkiyetinden izâle ve yedinden ihrâc edip tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği mezbûr Mahmud Reis’e teslîm etti. O da tesellüm ve kabz etti. Tevliyyeti mezkûr Mahmud Reis’e sonra ahâlî-i mahalle-i mersûmenin emîn ve mu‘temed kimesneler arasından seçeceği kimesneye şart etti. Hâkim vakfın sıhhat ve lüzûmuna hükm etti. Şehâdetleri ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl inde’ş-şer‘ makbûl ve mu‘teber olduğunda ve menzil-i mezbûr vakfının müteveffât-ı merhûmeden sâdır olduğu sâbit olduğunda hâkim-i askerî, hüküm için îcâb eden şartlara da ri‘âyet ederek vakf-ı mezbûrun sıhhatine ve lüzûmuna hükm etti. Cerâ zâlike ve hurrire fî evâsıtı şehri Zilka‘de min şühûri sene sitte ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: El-Hâc Eyüb el-Mülâzım, Ali b. Mustafa, Derviş Reis b. Halil, Mustafa b. Ali, Cârullah b. Resul, Mustafa b. Ali, Hüsrev b. Abdullah ve gayruhüm
|