.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663)
cilt: 40, sayfa: 86
Hüküm no: 59
Orijinal metin no: [9a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sinan Ağa mahallesinden Divan katibi Mehmed Efendi b. Abdülmuîn’in vakfiyesi sureti

Yu‘melu bi mazmûnihî ve yu‘avvel alâ meknûnihî Ketebehû Yahya el-fakīr -ufiye anhu- Hâzihî vakfiyyetün sahîhatün şer‘iyyetün Kad hakemtü bi sıhhatihi’l-vakf el-mahkî fîhâ (…) fî husûsihî ve umûmihî âlimen bi’l-hilâf beyne’l-eimmeti’l-eslâf zeberehû el-abdü’l-fakīr ileyhi sübhânehû ve te‘âlâ Şeyh Mehmed el-Kadı bi medîneti Kostantıniyye -ufiye anhu- Her matla‘-ı sühan sihr-i âferîn ki Neyyir-i ism-i a‘zam-ı Rabbü’l-âlemîn ile münevver ve müzeyyen olmaya mânend-i subh ve nehistin revnak-ı sıdk ü yakīn birle zîb ü fer bulmaz ve şol ser levha-i defter-i ferhunde fer ki sitâyiş-i îzid-i celîl ile müşerref ve mu‘anven kılınmaya misâl-i vakıf bî-tescîl-i mevkıf-ı i‘tibâr ve kabûlde cilveger olmaz fe-sübhânellezî vakafe dûne mevâkıfı ceberûtihi’l-efhâm ve’l-ukūl ve hâze fî müşâhedeti melekûtihî efkâr-ı ecilletü’l-fuhûl ve dahi her şâhid-i makāl arûs-ı zî-bâl ki neşâta-i zikr-i celîl-i habîb-i rabbü’l-âlemîn ile arasta ve müzeyyen olmaya ber mûceb-i hadîs-i şerîf "men lem yezkürnî [fî] du‘âihî hakīkun bi enne lâ yüstecâbe du‘âuhû mecelle-i kabûlde cilve-nümâ ve mınassa-i irtizâda cehr küşâ olmaz. Allahümme salli alâ Muhammedini’l-meb‘ûs min sırrihî bi’l-bathâi el-müfahham bi i‘câzi fesâhat mesâkı‘i’l-hutebâ ve dahi âl-i kirâm ve ashâb-ı zevi’l-ihtirâmları meşâhid-i aliyyelerine hezâr tahiyyet ve durûd u salavât-ı nâ-ma‘dûd ihdâ olunur ki her biri bir necm-i Hüdâ ve misbâh dahi olup zâviye-i âliye kümmelînde sadr-ı nişîn bir şeyh-i celîlü’l-mikdâr ve hânkāh-ı yakīn içre bir mürşid-i sâhib-i vakār oldu -rıdvân[ullâhi] te‘âlâ aleyhim ecma‘în- ammâ ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat nisâbın tahrîrine bâ‘is ve bâdî oldur ki, Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Kostantıniyye el-mahmiyyede Kabasakal Sinan Ağa mahallesinde sâkin Dîvân-ı âlî kâtiblerinden sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât umdetü erbâbi’t-tahrîr ve’l-kalem Sabri Mehmed Efendi b. Abdülmu‘în mebde-i fıtratında müntehâ-yı menziletini tefekkür ve "küll-i şey’in hâlikün illâ vechehû" âyeti mazmûnunu tedebbür edip "izâ mâte ibnü Âdeme inkata‘a amelühû illâ an selâsin ilmin yüntefe‘u bihî ev veledin sâlihin yed‘û lehû ev sadakatin câriyetin" hadîs-i şerîfini iz‘ân etmekle hâl-i âfiyetinden li yevmi’l-mî‘âd tezevvede zâd-ı kesîrü’l-midâd ve li yevmi’t-tenâd avâid-i mütekâsire i‘dâd edip ber mûceb-i "len tenâlü’l-birrâ hattâ tünfikū mimmâ tuhibbûn" vech-i câî üzre vücûh-i birre etyab-ı mâlını bezle âzim ve enfes-i menâlini vakfa câzim olup kâffe-i akārîr ve tasarrufâtı nâfize ve câize olduğu hâlde meclis-i şer‘-i şerîf-i şâmihü’l-imâd ve mahfil-i dîn-i münîf-i râsihü’l-evtâdda zikri âtî vakıfdan li ecli’d-da‘vâ ve’t-tescîl mütevellî nasb ve ta‘yîn eylediği Mehmed Bey b. Osman mahzarında ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î kılıp silk-i mülk-i sahîhimde münselik olup mahrûsa-i Galata’da Balıkpazarı kurbunda vâki‘ bir tarafdan ba‘zan Fransız ekmeği demekle ma‘rûf ekmek işleyen francalacı fırını ve ba‘zan muhterik olan büyük Frenk kilisesi ve üç tarîk-i âm ile mahdûd olup çan kulesini müştemil Frenk kilisesi arsası üzerine mukaddemâ malım ile binâ ve ihdâs eylediğim yirmi üç bâb odaları ve altında vâki‘ bir ekmekçi fırını ve on altı aded dükkânlar ve üç bâb kule odaları demekle ma‘rûf odalarımı hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh-i müeyyed ile vakf ve haps edip şöyle şart eyledim ki zikri mürûr eden odalar vakfa enfa‘ vechile îcâr oluna ve ol ekmekçi fırını dahi icâre-i mu‘accele ile ve yevmî dörder akçe ücret-i müeccele ile ve ol dükkânların biri kasab ve biri bakkal dükkânı olmağın kasab dükkânı dahi icâre-i mu‘accele ve yevmî ikişer akçe ücret-i müeccele ve bakkal dükkânı kezâlik icâre-i mu‘accele ve yevmî ikişer akçe ücret-i müeccele ile ve mâ‘adâsı dahi icâre-i mu‘accele ve yevmî birer akçe ücret-i müeccele ile îcâr olup hâsıl olan mu‘accelesi binânın mesârifine sarf olundukdan sonra müecceleden hâsıl olan icârâtdan icâleti’l-vakf mahrûsa-i mezbûrede Arab câmi‘inde imâm olanlara yevmî bir buçuk akçe vazîfe verilip ol dahi mukābelesinde günde üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip sevâbını Resûl-i ekrem sallallâhu te‘âlâ aleyhi vesellem hazretlerinin rûh-ı şerîflerine ve çehâr-yâr-ı güzîn -rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘în- ervâh-ı tayyibelerine hibe eyleye ve medîne-i Üsküdar’da merhûm İsmail Ağa câmi‘-i şerîfinde her kim müezzin olursa câmi‘-i merkūm kurbunda vâki‘ türbemde türbedâr olup yevmî üçer İhlâs-ı şerîf ve üçer salavât-ı şerîfe tilâvet edip sevâbını rûhuma ve anda medfûn olan evlâdım ve akrabam ervâhına ihdâ edip mukābelesinde yevmî iki akçe vazîfeye mutasarrıfe ola ve hazret-i Ebî Eyyûb Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-bârî-’de Yâ Vedûd iskelesi demekle ma‘rûf mevzi‘de vâki‘ mezarlığımda bir kimesne mezarcı olup her gün üçer İhlâs-ı şerîf ve üçer salavât-ı şerîfe tilâvet [9b] ve sevâbını rûhuma ve kaynım Mehmed Çelebi rûhuna ve evlâdım ervâhına hibe edip mukābelesinde yevmî bir akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve zikr olunan Kabasakal Sinan Ağa câmi‘ine imâm olanlar her gün rûhum için üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip mukābelesinde bir akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve mahmiye-i mezbûrede Langa Bostanı kurbunda Abdullah Ağa Câmi‘-i şerîfinde her kim müezzin olursa ba‘de salâti’z-zuhr mahfil-i şerîfde cehr ile üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip sevâbını rûhuma ve Memi Ağa oğlu İbrahim Kethüdâ rûhuna hibe edip mukābelesinde yevmî bir akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve sâlifü’z-zikr dükkânlar mâbeyninde ihdâs eylediğim iki musluğun kasab dükkânı kurbunda olan musluğa ta‘yîn ettirdiğim gedik sakası eyyâm-ı sayf [ü] şitâda ikişer kırba su koyup beher yevm üçer akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve bakkal dükkânı kurbunda ihdâs eylediğim iki musluk dahi odalar içinde olan kuyudan dahi bir kimesne su doldurup yevmî bir akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve mahmiye-i mezbûrede şeyhülislâm ve müfti’l-enâm olanlar vakf-ı mezbûre yevmî beş akçe ile nâzır olalar ve tevliyyet ve kitâbet hayâtda olduğumca bana şart ola vazîfe-i tevliyyet dahi yevmî dört akçe vazîfe-i kitâbet yevmî iki akçe ola vefâtdan sonra tevliyyet-i merkūme vazîfe-i mu‘ayyeneleri ile evlâdımın erşedine ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdımın erşedine meşrût ola ba‘de’l-inkırâz utekā ve atîkātımın aslahına ve aslah evlâdına ve aslah evlâd-ı evlâd-ı ve evlâdına meşrûta ola ve ba‘de inkırâzi’l-küll-i şey şeyhülislâm kethüdâları vakf-ı mezbûra vazîfe-i mezbûra ile mütevellî olalar ve Lütfi Bey b. ( ) yevmî üç akçe ile vakfıma câbi ola ba‘de vefâtihî evlâdımın zükûrundan biri câbi ola ba‘dehû evlâd-ı evlâd-ı evlâdımın biri câbi ola ba‘de’l-inkırâz evlâd-ı utekāmdan ve evlâd-ı evlâd-ı evlâd-ı utekāmdan bir recül câbi ola ba‘de inkırâzi’l-küll mahmiye-i mezbûrede Zeyrek kurbunda Reis İsmail Efendi Mektebi vakfı’na kâtib olan vazîfe-i mezbûre ile vakfıma kâtib olup ve câbi olan dahi vazîfe-i mersûme ile câbi ola ve mesârif-i mu‘ayyenemden fazla kala vech-i hayâtda olduğumca ben mutasarrıf olup bi emrillâhi te‘âlâ ben dâr-ı fenâdan dâr-ı ukbâya intikāl edip nevbet-i tevliyyet evlâdıma intikāl eyleye beher yevm ta‘yîn olunan vezâifden mâ‘adâ bâkī kalan icârâtdan her sene seksen aded sikke-i hasene Haremeyn-i şerîfeyn mukāta‘acısı ma‘rifetiyle surre emînine teslîm olunup anlar dahi mârrü’z-zikr seksen aded sikke-i hasenenin kırk aded sikke-i hasenesini Medîne-i münevvere’de makām-ı Hanefiyye’de imâm olanlara ve mâ‘adâ kırk aded sikke-i haseneyi dahi Mekke-i mükerremede makām-ı Hanefiyye’de imâm olanlara teslîm edip beynlerinde iktisâm eylediklerinden sonra mukābelesinde Cuma gecelerinde rûhum için üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip sevâbını rûhuma hibe edeler ve bundan fazla kalan meblağa batn-ı evvel ve batn-ı sânî i‘tibârınsız evlâdım ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdım zükûr ve inâs ale’s-seviyye mutasarrıf olalar bi emrillâhi te‘âlâ evlâd münkariz olup tevliyyet-i mezbûre utekā ve atîkātıma ve evlâd-ı utekā ve ve atîkātımın erşedine intikāl eyledikde icârından evlâdımın mutasarrıf oldukları meblağdan minvâl-i muharrer üzre medîne-i mezbûrede makām-ı Hanefiyye’de hatîb olanlara beş aded sikke-i hasene ve yine Mekke-i mükerremede makām-ı Hanefiyye’den hatîb olanlara dahi beş aded sikke-i hasene irsâl olunup anlar dahi mukābelesinde her yevm-i Cum‘a’da zevcim için üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet eyleyeler ve yine her sene Medîne-i münevvere’de makām-ı Hanefiyye’de müezzin olanlara surre emîni ile yirmi aded sikke-i hasene irsâl olunup hîn-i iktisâmda reîs-i müezzinîn olanlar ikişer hisseye mutasarrıf olalar ve yine Mekke-i mükerreme de ol makām-ı mübârekede müezzin olanlara dahi yirmi aded sikke-i hasene irsâl olunup minvâl-i meşrûh üzre beynlerinde iktisâm eylediklerinden sonra mukābelesinde Cuma gecelerinde yevmî üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip sevâbını rûhuma hibe edeler ve yine Mekke-i mükerreme de Hacer-i esved kurbunda hizmet eden ferrâşlara beş aded sikke-i hasene ve Altınoluk kurbunda hizmetde olan ferrâşlara dahi beş aded sikke-i hasene irsâl olunup anlar dahi mukābelesinde her yevm-i Cum‘a’da rûhum için üç sûre-i İhlâs tilâvet edip rûhuma hibe edeler ve zikr olunan surreler her sene mahalline vâsıl olduğuna nâzır-ı müşârün-ileyh hazretleri emîn-i merkūmdan temessük taleb eyleyeler ve zikri sebk eden vezâif ve irsâlâtdan bâkī kalan icârâta utekā ve atîkātım evlâdının zükûr ve inâsı batn-ı evvel ve batn-ı sânî i‘tibâr olunmayıp ale’s-seviyye mutasarrıf olalar deyû ba‘de’l-inkırâzi’l-kül mekteb-i mezbûrda kırâate kādir olan on nefer sıbyâna yevmî birer akçe vazîfe verilip anlar dahi ba‘de salâti’z-zuhr rûhum için üçer İhlâs-ı şerîf ve birer Fâtiha-i şerîfe tilâvet edip sevâbını rûhuma ihdâ edeler ve senede vâki‘ her iki bayramda mekteb-i mezbûruma mu‘allim ve halîfe olanlara ve cümle sıbyâna ve câbi ve kâtibe birer çift mest ve papuç alıverilip ve Ramazân-ı şerîf bayramında dahi birer bogasi kaftan ile cümleye yüzer akçe harçlık verile ve mekteb-i mezbûrun mürûr-ı eyyâm ile vakfına za‘f târî olup meremmet olunmak lâzım geldikde vakfımın ta‘yîn olunan vezâifinden ve irsâlâtdan fazla kalanından meremmet oluna bi inâyetillâhi te‘âlâ mahlûlât ve ferâgatdan bir şey zuhûr ederse nâzır-ı vakıf ma‘rifetiyle bir mescid ve mekteb binâ olunup imâm ve müezzin ve mu‘allim ve halîfeye kifâyet mikdârı vazîfe müte‘ayyin oluna ve mârrü’z-zikr odalar ve dekâkîn ve fırın bi emrillâhi te‘âlâ harâb veya muhterik olursa arsalarına mukāta‘a takdîri ile mülkiyyet üzre binâya izin verilmeyip ancak icâre-i mu‘accelelerine mahsûb olmak üzre binâ ettirile ve vakf-ı mezbûrun tebdîl ve tağyîr ve taklîl ve teksîri merreten ba‘de uhrâ yedimde ola ve mürûr-ı eyyâm ve kurûr-ı şühûr ve a‘vâm ile şurût-ı mezkûreyi ri‘âyet müte‘azzire olursa vakf-ı mezkûr mutlak fukarâ-yı müslimîne vakf ola deyû zikr olunan [10a] odalar ve dekâkîn ve fırını fâriğan ani’ş-şevâgil mütevellî-i mezbûra teslîm eyledim dedikde ol dahi kabz ve sâir evkāfdan mütevellîler tasarruf eyledikleri gibi tasarruf eylediğini i‘tirâf ve vâkıf-ı müşârün-ileyhi şerh ve beyân olunan vech üzre cemî‘-i ekārîr-i kelimâtında vicâhen tasdîk ve şifâhen tahkīk ettikden sonra vâkıf-ı mûmâ-ileyh inân-ı kelâmını semt-i âhara masrûf kılıp çün vakf-ı akār İmâm-ı A‘zam hazretleri katında sahîh olur lâkin lâzım olmaz husûsen vâkıf menâfi‘-i vakfı kendi nefsine şart eylese İmâm Muhammed aleyhi’r-rahme katında bâtıl olmuş olur binâen alâ zâlike vakfımdan rücû‘ ve sâbıku’z-zikr odalar ve dekâkîn ve fırını istirdâd ve mülküme idhâl ederim deyû takrîr-i mâ fi’z-zamîr ettikde mütevellî-i mezbûr mütesaddî cevâb-ı bâ savâb olup eğerçi İmâm-ı A‘zam katında vakf-ı akār sahîh-i gayr-ı lâzımdır İmâm-ı Muhammed katında teslîm ile’l-mütevellî bulunmağla sahîh ve lâzım olup kavl-i râcih ve müftâ-bih üzre lüzûm sıhhatden münfek olmadığına ekser eimme-i Hanefiyye câzimdir husûsen İmâm Ebû Yusuf katında vâkıf mücerred vakaftü demeğiyle sıhhat ve lüzûm-ı vakıf emr-i mütekarrirdir ve vâkıf menfa‘at-i vakfı kendi nefsine şart ettiği sûretde butlân-ı vakıf eğerçi kavl-i Hilâl idiği mukarrerdir lâkin İmâm Ebû Yusuf bu takdîrce dahi sıhhat ve cevâz-ı vakfa zâhib olmak ile mâ aleyhi’l-fetvâ anların kavl-i şerîfleri idiği şemsden ezherdir pes bu vakfa butlân gelmez ve bi vechin mine’l-vücûh sıhhat ve lüzûmuna nakz ve halel müterettib olmaz deyû redden imtinâ‘ ve sıhhat-i lüzûm-ı vakfa hükm-i şer‘î talebiyle hâkim-i muvakki‘-ı sadr-ı kitâb tûbâ leh ve hüsnü-me’âb huzûrunda iltimâs-ı hasm madde-i nizâ‘ edip müterâfi‘ân olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh esbağallâhu ni‘amehû aleyhi dahi bu bâbda te’emmül ve i‘mâl-i fikr-i enîk ve em‘ân-ı nazar-ı dakīk buyurup cânib-i sıhhat-i vakfı evlâ görmekle âlimen bi’l-hilâf beyne’l-eimmeti’l-eslâf alâ kavli men yerâhu mine’l-eimmeti’l-eşrâf evvelâ ola vakf-ı mezbûrun sıhhatine ve sâniyen lüzûmuna hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î kılıp ba‘de’l-yevm vakf-ı mezbûr bi’l-ittifâk sahîh ve lâzım ve devâm-ı te’bîdi müstelzim oldu. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘âhû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm” ve ecrü’l-vâkıfı ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm. Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’l-ışrîn min Recebi’l-ferd li sene selâse ve seb‘în ve elf


Şuhûdü’l-hâl: fahrü’l-akrân Ahmed Ağa b. Abdülmennân el-Bevvâbü’s-sultânî, fahrü’l-küttâb el-Hâc Kenan Kâtib-i Defterhâne-i hâkānî, fahrü’l-kitâb Süleyman Halîfe şakird[i] muhâsebe-i evvel, Mehmed Efendi b. Mustafa Efendi İmâm-ı câmi‘-i Arab der Galata, Mehmed Efendi b. Muharrem İmâm-ı câmi‘-i Kabasakal, el-Hâc Ahmed Çelebi b. Bezzâzistânî, fahrü’l-a‘yân Ahmed Ağa Kethüdâ-yı Kaya Sultan sâbıkan, mefharü’l-a‘yân Muharrem Ağa b. kethüdâ-yı Siyavuş Paşa sâbıkan, fahrü’l-küttâb Cafer Efendi b. Kâtib-i Dîvân-ı hümâyûn, umdetü’l-a‘yân Mehmed Ağa Ağa-yı helvahâne-i hâssa hâlâ, zahrü’l-küttâb Sak? Mustafa Efendi Kâtib-i Dîvân-ı hümâyûn, fahrü’l-akrân Mehmed Ağa b. el-Hâc Ali el-Attâr, fahrü’l-akrân Ahmed Ağa b. el-Hâc Ali el-Attâr, mefharü’l-meşâyih Mehmed Efendi Şeyh-i tekye-i merhûm Mu‘id İbrahim Efendi, Ahmed Efendizâde Şeyh Efendi, Ahmed Efendi b. Şeyh Hişam, Mehmed Çelebi b. Murad Efendi el-Üsküdârî ve gayruhüm mine’l-hâzırîn