.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663)
cilt: 40, sayfa: 116
Hüküm no: 102
Orijinal metin no: [15a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mustafa Ağa’nın hayattayken kölesi Üftade bt. Abdullah’ı azat ettiğinin sabit olması

Husûs-ı âti’l-beyânı mahallinde istimâ‘ ve tahrîr için bi’t-taleb savb-ı şer‘den mevlânâ Abdülkerim Efendi b. Mehmed irsâl olunup ol dahi zeyl-i kitâbda isimleri mastûr olan müslimîn mahrûsa-i Galata a‘mâlinden kasaba-i İstinye’de Mahmud Çavuş mahallesinde vâki‘ Sâliha nâm hâtunun sâkine olduğu menzile varıp akd-i meclis-i şer‘-i şerîf eyledikde orta boylu açık kaşlı sarı elâ gözlü yüzünde eser-i cerhi olan Rusiyyetü’l-asl işbu râfi‘atü’l-vesîka Üftâde bt. Abdullah meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda ve mahalle-i merkūmede sâkine iken bundan akdem vefât eden Mustafa Ağa’nın verâseti zevce-i metrûkesi Âişe bt. Abdullah nâm hâtun ile sulbiye kebîre kızları Sâliha ve Meryem nâm hâtunlara ve li ebeveyn kız karındaşları Fâtıma ve Hatice nâm hâtunlara münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve mütehakkik oldukdan sonra mezbûre Sâliha Hâtun mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Ağa hâl-i hayâtında ve kemâl-i sıhhatinde beni i‘tâk ve tahrîr edip sâir harâir-i asliyyât gibi hürre olmuşken hâlâ mezbûre Sâliha Hâtun rık olmak üzre bana vaz‘-ı yed eder suâl olunup üzerimde yed-i âriyesi kasr ve izâle ve sebîlim tahliye olunmak murâdımdır dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr mevsûfe-i mezbûreden müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i müslimînden olup mahmiye-i İstanbul’da Sarı Musa mahallesinde sâkine el-Hâc Ahmed b. Hasan ve zikr olunan Mahmud Çavuş mahallesinde sâkine Ahmed Çelebi b. Rıdvan nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i ma‘kūd-ı mezbûra hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı merkūm Mustafa Ağa hâl-i hayâtında ve kemâl-i sıhhatinde bizim huzûrumuzda mevsûfe mezbûre Üftâde’yi i‘tâk ve tahrîr edip sâir harâir-i asliyyât gibi hürre olmuş idi. Biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olmağın vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan el-Hâc Cafer b. Yakub ile meclis-i şer‘a gelip vukū‘u üzre inhâ ve takrîr eyledikden sonra mûcebiyle mezbûrenin hürriyetine hükm birle mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Ve hurrire fi’l-yevmi’l-hâmis min şehri Ramazâni’l-mübârek li sene selâse ve seb‘în ve elf


Şuhûdü’l-hâl: fahrü’l-kuzât ve’l-islâm Mehmed Efendi b. Hasan, Rıdvan b. Abdullah, Hasan Efendi b. Hüseyin el-Müderris, Murad Efendi b. Şaban el-İmâm, Hüseyin b. Ali, Mehmed Çelebi b. Mustafa, İbrahim Çelebi b. Mustafa, Yusuf Çelebi b. Abdullah, Hasan Çelebi b. Abdullah, İbrahim b. Hasan, Hüseyin Çelebi b. Abdullah, el-Hâc Ahmed b. Hüseyin, Hüseyin Çelebi b. Mahmud, Ahmed b. Rıdvan, Mustafa Çelebi b. Ali, Mustafa Beşe b. Murad, Zülfikār b. Abdullah, Abdülkerim b. Abdullah