.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663)
cilt: 40, sayfa: 136
Hüküm no: 132
Orijinal metin no: [17(2)b-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Osman Çelebi b. Habib’in Andriye ve Mikel’deki alacağını bunların fidyelerini kurtarıp getirdikleri kimselerden tahsil etmesi

Tüccâr tâifesinden Osman Çelebi b. Habib nâm kimesne mahfil-i kazâda cezîre-i Malta tüccârından işbu râfi‘ayi’l-kitâb Andriye v. Gabril ve Mikel v. Agusti nâm müste’menler muvâcehelerinde ikrâr ve takrîr-i kelâm edip silk-i mülkümde münselik olan eşyâmdan her biri beşer yüz ellişer akçeden taşradan gelen su sığırı gönünün her üçünün ikisi a‘lâ biri evsat olmak üzre beş yüz aded su sığırı gönünü ve her biri ikişer yüz akçeden olup her iki gönün biri öküz gönü ve biri inek gönü olup Karadeniz’den gelen yedi yüz aded gön ve her vakıyyesi yüzer akçeden beş yüz vakıyye sarı hâs bal mumu ve her biri beş yüz ellişer akçeden dört yüz aded kayyım hânî ta‘bîr olunur tülbentim yedlerinde olan örnekleri mûcebince bi safkatin vâhidetin cem‘an altı yük seksen beş bin akçeye müste’menân-ı merkūmân Andriye ve Mikel’e bey‘ edip semeni olan meblağ-ı mezbûrun dört yük akçesini bi’t-tamâm mezbûrânın yedlerinden ahz ü kabz edip meblağ-ı bâkī iki yük seksen beş bin akçesini dahi merkūmân Andriye ve Mikel cezîre-i merkūme keferesi yedlerinden tahlîs edip bu cânibe getirip medyûnları olmağla hâlâ Galata zindanında mahbûs olan altı aded üserâ-i müslimînden almak üzre kabûl eylediğimden sonra mebî‘ât-ı mezkûrâtı târih-i kitâbdan kırk beş gün tamâmına değin müste’menân-ı merkūmâna teslîme beynimizde kavl ve ittifâk ve şedd-i visâk edip ve mezbûrân diledikleri onu on bir hesâbı üzre otuz sekiz bin akçelik metâ‘ı her kimden iştirâ ederler ise akçesini sâhiblerine edâya ben müte‘ahhid oldum dedikden sonra mezbûr Osman Çelebi’nin şerîki olup Selânik cemâ‘atinden Mihayil v. Yahuda nâm yahudi meclis-i şer‘de merkūmân Andriye ve Mikel muvâcehelerinde takrîr-i kelâm edip şerîkimiz merkūm Osman Çelebi mezbûrâna bey‘ eylediğimiz emti‘a-i mezkûreyi kırk beş gün tamâmında mezbûrâna teslîme kādir olmaz ise şerîkim merkūm Osman Çelebi’nin makbûzu olan meblağ-ı merkūma emr-i kabûlü hâviye kefâlet ile ben kefîl oldum dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î müste’menân-ı mezbûrân Andriye ve Mikel mahfil-i merkūmda mezbûr Osman Çelebi muvâcehesinde her biri takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip biz vilâyetimiz olan cezîre-i merkūmeye gittiğimizde üserâ-yı merkūme zimmetlerinde yedimizde olan hücec-i şer‘iyye mûcebince olan akçelerimizin cem ve tahsîline her hangi kimesneyi vekîl edersek ol kimesne tahsîl ve kabz eyledikleri akçeyi merkūm Çelebi’ye edâ ve teslîm edip ve biz vilâyetimize varıp gelinceye değin üserâ-yı mezbûreden akçe tahsîli müte‘assir olup yâhud taraf-ı devletten veya ashâb-ı hayrâtdan birisi zikr olunan esîrleri zimmetlerinde olan akçeden noksanı ile halâs eylediği takdîrce mezbûr Osman Çelebi’nin anlardan kabûl eylediği meblağ-ı merkūm iki yük seksen beş bin akçeye kesr terettüb ederse merkūma kesr-i mezbûru biz bu cânibe geldiğimizde itmâma zâmin ve mütekeffil olduk dediklerinde gıbbe’t-tasdîki’l-mu‘teber mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Tahrîren fi’l-yevmi’s-sâbi‘ aşer min şehri Ramazâni’l-mübârek li sene selâse ve seb‘în ve elf


Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Çelebi b. el-Hâc Ali, Şaban Çavuş b. Abdullah, el-Hâc Mehmed b. Ali, Halil Beşe b. Ali, Mustafa b. Receb Ser-bölük, Maden b. Receb Ser-bölük ve gayruhüm mine’l-huzzâr.