.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663)
cilt: 40, sayfa: 174
Hüküm no: 191
Orijinal metin no: [25a-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Borçlu olarak ölen Boşnak Ömer Beşe’nin alacaklılarının vasi Yusuf Çavuş’dan borçlarını tahsil ettikleri

Vilâyet-i Anadolu’da Ezine kazâsına tâbi‘ Gümüş nâm karye sükkânından olup düyûnu terekesini müstağraka iken bundan akdem bilâd-ı âharda fevt olan Boşnak Ömer Beşe b. ( ) muhallefâtını ba‘de’l-kabz bey‘a ve düyûnunu edâya kıbel-i şer‘den vasî nasb olunan dergâh-ı âlî yeniçerileri çavuşlarından fahrü’l-a‘yân Yusuf Çavuş b. Murad mahfil-i kazâda mahrûsa-i İstanbul hısnı ebvâbından Cebealikapısı dâhilinde vâki‘ Gül câmi‘i kurbunda sâkin el-Hâc Mahmud Ağa b. Hüseyin ve Ali Bey b. İbrahim ve Ali Çelebi b. Mustafa nâm kimesneler mahzarlarında bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûrun muhallefâtından olup karye-i merkūmede vâki‘ bir tarafdan arsa-i hâliye ve etrâf-ı selâsesi tarîk-i âm ile mahdûd hâriciyyesinin bir bâb fevkānî ve bir bâb tahtânî odalar ve dâhiliyyesinde iki bâb fevkānî ve iki bâb tahtânî odalar ve eşcâr-ı müsmireyi hâviye muhavvata ve fırın müştemil mülk menzilini ve nefs-i Kuşadası’nda hân kurbunda vâki‘ ahâlîsi beyninde hudûdu ma‘lûm fevkānî bir oda ve tahtında bir ahırı müştemil mülk menzilini ve karye-i merkūme sınırı dâhilinde vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a mülk bağını ve yine karye-i mezbûre kurbunda ceryân eden Alacasuyu demekle ma‘rûf nehir üzerinde dâir bir buçuk göz mülk değirmeni semen-i misilleri ile bey‘a ve semenini kabza ve düyûnunu edâya kıbel-i şer‘den me’zûn olduğundan sonra zikr olunan menziller ile bağ ve değirmeni mezbûrûn el-Hâc Mahmud Ağa ve Ali Bey ve Ali Çelebi’ye safka-i vâhide ile dört yüz elli dokuz kıt‘a riyâlî guruşa tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve temlîk anlar dahi ale’l-iştirâki’s-seviy iştirâ ve temellük ve kabûl eylediklerinden sonra semeni olan meblağ-ı mezbûru merkūmûnun müteveffâ-yı mezbûr zimmetinde cihet-i karzdan olan cem‘an dört yüz elli dokuz kıt‘a merkūmü’l-vasf guruş düyûn-ı müsbetelerine takās edip anlar dahi mukāssa ve kabûl eyledik dediklerinden sonra mebî‘ât-ı mezkûrâtı mahallerinde kabza merkūmûnu taslît eyledim dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î merkūmûn el-Hâc Mahmud Ağa ve Ali Bey ve Ali Çelebi meclis-i şer‘de râfi‘u hâze’l-kitâb müşârün-ileyh Yusuf Çavuş mahzarında her biri ikrâr ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Ömer Beşe zimmetinde yedlerimize verdiği mümzâ ve mahtûm deyn temessükü mûcebince cihet-i karzdan olan cem‘an dört yüz elli dokuz kıt‘a mezbûrü’n-na‘t guruş deynimizi vasiyy-i merkūm muvâcehesinde vech-i şer‘î üzre isbât etmekle vasiyy-i merkūm düyûn-ı müsbetemiz mukābelesinde menzileyn-i mezbûreyn ile sâlifü’z-zikr bağ ve değirmeni dört yüz elli dokuz kıt‘a riyâlî guruşa iştirâk-i seviy üzre bize bâtten bey‘ ve temlîk edip biz dahi vech-i muharrer üzre iştirâ ve temellük ve semeni olan meblağ-ı mezbûru müteveffâ-yı merkūm zimmetinde olan deyn-i mezkûrumuza takās biz dahi mukāssa ve kabûl eyleyip min ba‘d deynimiz olan meblağ-ı mezbûrdan müteveffâ-yı merkūmun muhallefâtını kabz edip mezbûr Yusuf Çavuş yedinde bir akçe ve bir habbe hakkımız kalmamışdır dediklerinde isre’t-tasdîki’l-mu‘teber mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’t-tâsi‘ min Şevvâli’l-mükerrem li sene selâse ve seb‘în ve elf


Şuhûdü’l-hâl: El-Hâc Hasan b. Mehmed Güzelhisarî, Mehmed Beşe b. el-Hâc Ahmed, Hasan b. Receb Ser-bölük, Eyüb Ağa b. el-Bevvâbü’s-sultânî, Mustafa Çelebi b. Receb, Âbid b. Mustafa ve gayruhüm.