|
Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663) cilt: 40, sayfa: 315 Hüküm no: 395 Orijinal metin no: [58b-3] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed Yazıcı’nın annesinin mirasından, vefat eden babası Osman’da kalan alacağını miras malından alması gerektiği
Mahmiye-i Galata müzâfâtından kasaba-i Fındıklı’da Kazancıbaşı mahallesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan Osman b. Sevindik’in verâseti zevce-i metrûkesi Fâtıma bt. Hasan nâm hâtuna ve sulbî kebîr oğlu Mehmed Yazıcı’ya ve sulbî oğlu Ali nâm sagīre münhasıra olduğu şer‘an zâhir oldukdan sonra bâ‘is-i hâze’l-kitâb mezbûr Mehmed Yazıcı mahfil-i kazâda sagīr-i mezbûrun tesviye-i umûruna kıbel-i şer‘den mansûb vasîsi olan Receb b. Mustafa nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip bundan akdem müteveffât olan vâlidem Meryem Hâtun’un babam müteveffâ-yı mezbûr zimmetinde mütekarrir ve ma‘kūdun aleyh olan mihr-i müeccelinden iki bin akçe ki cem‘an vâlidem müteveffât-ı mezbûreden irsen bana intikāl eden dört bin akçe hakkım babam müteveffâ-yı mezbûrun zimmetinde kalıp hattâ meblağ-ı mezbûr zimmetinde bana vâcibü’l-edâ deyni olduğunu fevtinden mukaddem kemâl-i sıhhatde iken şuhûd mahzarında ikrâr etmeğin hâlâ meblağ-ı mezbûru muhallefât-ı merkūmeye bi’l-vesâye vaz‘-ı yed eden vasiyy-i mezbûrdan taleb ederim, suâl olunup alıverilmesi matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr müdde‘î-i mezbûr müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ricâlden Ahmed Efendi b. Şaban el-İmâm ve Receb b. Ramazan nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ müdde‘î-i mezbûrun vâlidesi olup bundan akdem müteveffât olan Meryem Hâtun’un zevci müteveffâ-yı mezbûr zimmetinde mütekarrir olan mihr-i müeccelinden iki bin akçe cem‘an müdde‘î-i mezbûr vâlidesi merkūmeden irsen intikāl [59a] dört bin akçe oğlu mezbûra zimmetinde vâcibü’l-edâ ve lâzımü’l-kazâ deyni olduğunu müteveffâ-yı mezbûr Osman fevtinden mukaddem kemâl-i sıhhatde iken bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi. Biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz ve şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra meblağ-ı mezbûrdan küllen ve ba‘zan ahz [ve] istîfâ ve hibe ve turuk-ı şer‘iyyeden bir vechile müteveffâ-yı mezbûrun zimmetini ibrâ ve iskāt etmediğine müdde‘î-i merkūma yemîn teklîf olundukda ol dahi [alâ] hasebi’l-mes’ûl yemîn billâhi’l-aliyyi’l-azîm etmeğin mûcebiyle meblağ-ı merkūmu müdde‘î-i mezbûra edâ ve teslîme vasiyy-i mezbûra tenbîh birle mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sânî min Zilhicceti’ş-şerîfe li sene selâse ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Beşe b. ( ), Mustafa b. Receb, Musa b. İbrahim, Emrullah b. Mehmed, Âbidin b. Mustafa ve gayruhüm.
|